Hikayeler

Gözyaşının Ardındaki Yalı

Elif, telefonun çalmasıyla irkildiğinde, hayatının geri kalanının bir daha asla eskisi gibi olmayacağını henüz bilmiyordu. Karşıdaki hastane görevlisinin donuk sesi, babası Nejat Bey’in ciddi bir rahatsızlık geçirdiğini, durumunun kritik olduğunu söylüyordu. Yıllardır aralarında ince, görünmez bir duvarla yaşayan, birbirine yabancılaşmış bu iki insan için, bu haber yıkım değil, daha çok garip bir hesaplaşmanın başlangıcıydı. Elif,

Gözyaşının Ardındaki Yalı Read More »

Gözyaşının Mühürlediği Sır

Annemin kokusu, o soluk pudra ve taze demlenmiş çay karışımı, nihayet o evden silinmeye başlamıştı. Üç aydır buradaydım, hayatın akışını dondurup annemin geride bıraktığı eşyaları, hayatının izlerini kategorize ediyordum. Her bir objenin dokusunda, renginde, kokusunda, onun varlığına dair bir parçacık arıyordum. Elif, kırklı yaşlarının başında, modern mimar kıyafetleri içinde, bu eski evin tozlu köşelerinde kendini

Gözyaşının Mühürlediği Sır Read More »

Çamlık’ın Gölgesi

Elif Erdem, elindeki cam bardağın soğukluğunu parmak uçlarında hissederken, İstanbul’un ışıklarını izliyordu. Şehrin altında, kendi içindeki depremlerin sesini bastırmak için yükselen bir uğultu vardı. Yarın, hayatının en önemli sunumlarından birine çıkacaktı; kentsel dönüşüm projesi “Hayat Vadisi” için hazırladığı master planını, şehrin önde gelen isimlerine tanıtacaktı. Otuz dokuz yaşında, sektörün en saygın kadınlarından biriydi. Adı, estetik

Çamlık’ın Gölgesi Read More »

Geç Kalmış İtiraf

Elif, sahnedeki ışıkların altında parlayan ödülü sıkıca tutarken, salonu dolduran alkış seslerinin beyninin en kuytu köşelerine ulaşamadığını hissetti. Yüzünde kusursuz bir gülümseme vardı, kameralara profesyonelce poz veriyordu ama içeride bir yerlerde, yılların pasını atmakta zorlanan, derinden gelen bir sızı vardı. “Yılın Mimarı” ödülünü almıştı, ülkenin en prestijli projelerine imza atmış, adını mimarlık camiasına altın harflerle

Geç Kalmış İtiraf Read More »

Paslı Kilit

Yirmi yıl boyunca, kalbinin en derin köşesinde, paslı bir sandığa kilitleyerek sakladığı sır, o sabah, bir kahve kokusuyla uyandı. Elif, mutfak penceresinden içeri süzülen nisan güneşine karşı, eşi Can ve kızı Defne için özenle kahvaltı hazırlarken, hayatındaki her şeyin tam da hayal ettiği gibi olduğunu düşünüyordu. Boğaz manzaralı, zevkle döşenmiş daireleri, başarılı mimarlık kariyeri, Can’ın

Paslı Kilit Read More »

Cam Kulelerin Gölgesinde

Elif, o eski apartman dairesinin penceresinden, şehrin yeni yükselen cam kulelerine baktığında, sadece binaları değil, kendine çizdiği imkansız gibi görünen yolu da görüyordu. Her bir cam panel, her bir çelik iskelet, çocukluğundan beri hayalini kurduğu o pırıltılı, erişilemez dünyadan bir parça gibiydi. O dünya ki, kendisi gibi, babasının terzi dükkanının tozlu kumaşları ve annesinin bitmek

Cam Kulelerin Gölgesinde Read More »

Yükselişin Gölgesi

Alkışlar salonu doldurduğunda, Caner Yılmaz kendini bir rüyada gibi hissetti. Sahnedeki spot ışıkları yüzünü kamaştırıyor, kalabalığın uğultusu kulaklarında uğulduyordu. “Yılın En Başarılı İş İnsanı” plaketi elinde, soğuk metalin ağırlığıyla birlikte on beş yıllık bir yükün de omuzlarına çöktüğünü hissetti. Gülümsedi; yılların deneyimiyle pekişmiş, kusursuz bir zafer gülümsemesiydi bu. Oysa derinlerde, o kusursuzluğun altındaki çatlakları sadece

Yükselişin Gölgesi Read More »

Köklerin Fısıltısı

Yemek masası her zaman evin kalbi olmuştu. Demir’in iş hayatındaki başarılarıyla parlayan gözleri, Aylin’in incelikle hazırlanmış sofrası ve çocukların neşeli sohbetleri, dışarıdan bakan her göze kusursuz bir tablo sunardı. Demir, o akşam da göğsünü gere gere oğluna bakıyordu. Mert, yirmi üç yaşındaydı ve hukuk fakültesini birincilikle bitirmek üzereydi. Babasının gururu, annesinin gözbebeğiydi. On yedi yaşındaki

Köklerin Fısıltısı Read More »

Yitik Bir Nefes

Mutfaktaki demliğin hışırtısı, Elif’in çocukluğundan beri kulağına aşina bir melodiydi. Her pazar sabahı aynı saatte kalkar, annesi Gülden’in kahvaltı hazırlıklarını izlerdi. Gülden, her zaman şık, her zaman düzenli, her zaman zarafetin timsaliydi. Babası Metin’le olan evlilikleri, Elif’in gözünde peri masallarından farksızdı; yılların yıpratamadığı bir aşk, karşılıklı saygı ve sarsılmaz bir bağlılık. Ta ki o kutuyu

Yitik Bir Nefes Read More »

Demir Atölyesi’nin Kırık Çatırtısı

Emre, testerenin keskin uğultusuna karışan çocukluk hatıralarını kovalamaya çalıştı. Her bir talaş parçası, babasının elinden düşmeyen ahşap kokusunu, küçücük elleriyle zımpara yapmaya çalıştığı günleri ve Can’la atölyenin loş köşesinde kurdukları büyük hayalleri fısıldıyordu. Babaları vefat ettiğinde, “Demir Atölyesi” onlara sadece bir iş değil, aynı zamanda o hayalleri canlı tutma sorumluluğunu da miras bırakmıştı. Emre, büyük

Demir Atölyesi’nin Kırık Çatırtısı Read More »

Scroll to Top