Yalı Çapkınları Değil, Martıların Laneti
Martılar çığlık çığlığa dönüyordu İzmir Körfezi üzerinde, tıpkı Mine’nin ruhunda yankılanan sessiz çığlıklar gibi. Sahil boyunca yürürken, nemli hava saçlarını okşuyor, taze deniz kokusu burnunu dolduruyordu. Oysa Mine’nin zihni, ne martıların özgür kanatlarında ne de körfezin huzurlu mavisindeydi. Gözlerinin önünde, gri bir gölge gibi dolanan genç adamın sureti, onu yirmi beş yıl öncesine, hiç konuşulmamış,
Yalı Çapkınları Değil, Martıların Laneti Read More »
