Hikayeler

Bir Mimarın Gölgesi

Elif, antika bir ibriğin pirinç yüzeyindeki ince patina tabakasını mikroskobik hassasiyetle temizlerken, atölyenin sessizliğine gömülmüştü. Parmak uçlarında, yüzyılların ağırlığını ve biriken öykülerini hissediyordu. Her fırça darbesi, geçmişin fısıltılarını gün yüzüne çıkarmanın sabırlı ritüeliydi. Tam da bu konsantrasyon anında, cebindeki telefon titredi. Ekranda hastanenin adı belirdiğinde, Elif’in eli titredi ve ibrik neredeyse parmaklarından kayıyordu. “Babanız Demir

Bir Mimarın Gölgesi Read More »

Yitik Yüzük

Elif’in hayatı, bir yıl önce, Cem’in o acımasız trafik kazasında paramparça oluşuyla donup kalmıştı. Takvimler ilerlese de onun iç dünyasında zaman tünelini inşa eden kum saati devrilmemiş, taneler akmaya devam etmemişti. Kocasının kokusunu taşıyan eşyalarını, dokunuşunu hissettiren anılarıyla dolu evi, şimdi bir zaman kapsülü gibiydi. Tek tesellisi, Cem’in hayatında bıraktığı en değerli armağanı, yedi yaşındaki

Yitik Yüzük Read More »

Görünmez Çatlak

Kemal Demirci, o akşam sahneden inerken alkışların sağır edici uğultusuna karışan buruk bir sessizlik taşıyordu içinde. Mimarlar Odası’nın her yıl düzenlediği prestijli “Yılın Mimarisi Ödülü”nü üçüncü kez kazanmıştı. Projesi, İstanbul Boğazı’nın kıyısına tünemiş, modern çizgileri ve çevreyle uyumuyla dillere destan bir kültür merkeziydi. Herkes onu tebrik ediyor, eşi Ayşe gururla gözlerinin içine bakıyor, oğlu Mert

Görünmez Çatlak Read More »

Geç Kalan Baba

Elif’in hayatı, boşanma kâğıtlarına imza attığı sekiz yıl öncesine rağmen, hiç de istediği gibi bir düzen oturtamamıştı. Evet, mimarlık kariyerinde yükselmiş, kendi ofisini açmıştı. Evet, yedi yaşındaki kızı Zeynep, hayatının güneşiydi, her şeyden çok sevdiği, her anına anlam katan mucizesiydi. Ama eksik olan bir şeyler vardı hep. Kalbinde, geçmişten kalma, iyileşmeyi reddeden o derin boşluk…

Geç Kalan Baba Read More »

Geçmişin Mimarı

Elif, sahneden inerken alkışların sağır edici uğultusunu duyuyordu. Elinde parlayan ödül, yıllarca süren uykusuz gecelerin, bitmek bilmeyen projelerin ve kusursuzluğa adanmış her anın somutlaşmış haliydi. “Yılın Mimarı” unvanı, İstanbul’un en prestijli mimarlık ofislerinden birinin kurucu ortağı olarak, ona ait olan bir zaferdi. Yanında duran eşi Can, gururla gülümseyerek omzunu sıkarken, küçük kızı Ayşe ön sıradan

Geçmişin Mimarı Read More »

Küllerin Arasında

Zeynep, pırıl pırıl mermer tezgahın üzerinde duran lavanta kokulu mumluğa uzandı. Parmak uçları soğuk, pürüzsüz yüzeyde gezindi. Sabahın ilk ışıkları, Boğaz’a nazır dairesinin salonunu altın rengine boyuyor, pencerelerden içeri süzülen hafif rüzgar, tüllerle dans ediyordu. Bu tablo, dışarıdan bakan her göz için kusursuz bir hayatın özetiydi; başarılı bir mimar, sevgi dolu bir eş, İstanbul’un en

Küllerin Arasında Read More »

Saklı Suret

Elif, İstanbul’un modern silüetine inat, tarih kokan Cihangir apartmanlarından birinde, boğaz manzaralı terasında, taze demlenmiş çayının buharına dalmışken, hayatının kusursuz denilebilecek ritminin aniden kesintiye uğrayacağını henüz bilmiyordu. Otuz sekiz yaşındaydı, başarılı bir mimar, sevgi dolu bir eş ve şımarık ama zeki on bir yaşında bir kız çocuğu annesiydi. Can ile evliliği, tutkulu başlangıcından sonra sakin

Saklı Suret Read More »

Zeytin Dalının Gölgesinde

Can’ın elindeki mektup, sadece bir üniversite kabulü değil, aynı zamanda Elif’in yıllardır sırtında taşıdığı sessiz bir yükün de başlangıcıydı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden gelen o ince zarf, Can’ın hayalini kurduğu mimarlık bölümünü kazanmasının müjdesini veriyordu. Elif, Can’ın sevinçle parlayan gözlerine bakarken, kendi kalbinde bir düğümün sıkılaştığını hissetti. O an, oğlu için dünyanın en mutlu

Zeytin Dalının Gölgesinde Read More »

Sırrın Bedeli

Elif, sekiz yaşındaki kızı Defne’nin şen kahkahalarıyla yankılanan okul bahçesinde, etrafındaki rengarenk balonlara ve çocuk koşuşturmalarına rağmen bir anlık boşluğa düştü. Küçük bir el simidi tezgahının önünde, kocasının güçlü elini sımsıkı tutan Defne’ye bakarken, kalbinin derinliklerinden sızan tanıdık bir sızı hissetti. Sanki güneş, tam da alnına değdiği o noktada bile, buz kesmiş bir geçmişi ısıtmaya

Sırrın Bedeli Read More »

Bir Fincan Beklemiş Hayal

Elif’in Berlin’deki sanat akademisinden gelen kabul mektubu, Yıldırım ailesinin küçük evine hem sevinç hem de sessiz bir endişe rüzgarı taşımıştı. Mutfakta, annesi Zeynep Hanım, mektubu okurken gözleri dolmuştu; babası Hasan Amca ise yüzünde gururlu bir gülümsemeyle, öksürüklerini bastırmaya çalışıyordu. Oysa Ayşe, evin büyük kızı, mektubu ilk eline aldığında, içinde bir yerde hem mutluluk hem de

Bir Fincan Beklemiş Hayal Read More »

Scroll to Top