Yarım Kalan Bir Hesaplaşma
Zemin sallandığında, Metin’in ilk aklına gelen, yatağında huzurla uyuyan Elif ya da kızı Selin değildi; yirmi yıl önce, o vicdanını susturup imzayı attığı binanın temelleriydi. Küçük bir sarsıntıydı, İstanbul’un alışkın olduğu türden, ama Metin’in içini bir yılan gibi saran korku, hiçbir deprem sireninin yaydığı endişeye benzemiyordu. Ter boşanıyordu alnından. Apar topar yataktan fırladı, cama koştu.
Yarım Kalan Bir Hesaplaşma Read More »
