Hikayeler

Sessiz Mimarlık

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanma alışkanlığını, yıllar önce yatağının karşısındaki gri duvara astığı o eskimiş mimarlık fakültesi kataloğu sayesinde edinmişti. Katalog artık orada değildi, duvar da bej rengine boyanmıştı ama alışkanlık kalmıştı. Güneş, her zamanki gibi tam pencerenin perdesiz boşluğundan süzülerek içeri girer, Elif’in yüzüne vururdu. Gözlerini araladığında ilk gördüğü, dağınık saçları ve hafiften kırışmaya

Sessiz Mimarlık Read More »

Sırrın Gölgesi

Elif, sabahın erken saatlerinde, henüz şehrin gürültüsü başlamadan, bilgisayarının mavi ışığında kaybolmuştu. Mutfak masasına yayılan defterler, fişler ve Kerem’in özenle hazırladığını düşündüğü excel tabloları, küçük ama tutkuyla kurdukları “Kahve Rüyası” adını verdikleri butik kahve dükkanlarının tüm muhasebesini temsil ediyordu. Normalde bu işler Kerem’e aitti; onun titizliğine, finansal zekasına ve işine olan bağlılığına sonsuz güvenirdi. Elif

Sırrın Gölgesi Read More »

Geçmişin Gürültüsü

Elif’in hayatı, dışarıdan bakıldığında titizlikle inşa edilmiş bir cam fanus gibiydi; şeffaf, kusursuz ve kırılgan. Başarılı bir mimar, şehirdeki en prestijli projelerden birinde baş mimar. Cem’le olan evliliği, yıllar geçse de ilk günkü heyecanını koruyan, sevgi dolu bir liman. Altı yaşındaki kızı Ayşe, ela gözleri ve neşeli kahkahalarıyla evin güneş ışığıydı. Her şey, olması gerektiği

Geçmişin Gürültüsü Read More »

Yirmi Yedi Yılın Fısıltısı

Yirmi yedi yıldır her Çarşamba, o banka oturur, denizin sonsuz maviliğine bakardı Elif. Sahildeki esnaf onu tanır, hafifçe başını sallardı. O, sadece “deniz kenarında oturan kadın”dı onlar için, ama Elif için o bank, yirmi yedi yıl önce yitirdiği kızının mezar taşıydı. Bebek Defne… Adını bile doğru dürüst söyleyemeden, kucağına alamadan, kokusunu içine çekemeden, kordonu kesildiği

Yirmi Yedi Yılın Fısıltısı Read More »

Geçmişin Gölgesinde Bir Pazar Öğleden Sonrası

Kapı çaldığında, Ayşe’nin hayatının her zamanki pazar öğleden sonrası ritüeli içindeydi; oysa o an, kırk yıllık duvarların arkasına sakladığı her şeyin birer birer yıkılmaya başlayacağının ilk işaretiydi. Fırından yeni çıkmış kurabiyelerin vanilya kokusu evi sarmış, Murat oturma odasında gazete okuyor, on beş yaşındaki Elif ise odasında kulaklığından yayılan müziğin ritmine kaptırmış kendini dans ediyordu. Ayşe,

Geçmişin Gölgesinde Bir Pazar Öğleden Sonrası Read More »

O Evdeki Sessiz Fırtına

Mutfaktan gelen o baharatlı koku, Emre’nin çocukluğundan kalma bir anıya tünel açıyordu. Can’ın doğum günüydü ve Zeynep, her zamanki özenle, annelerinin tarif defterinden seçtiği mezeleri hazırlıyordu. Gürültülü sohbetler, kadehlerdeki şarapların pırıltısı, salonun loş ışığında dönen neşeli kahkahalar… Hepsi Emre’nin içindeki fırtınanın dışındaki sakin limanı temsil ediyordu. Oysa kendi içinde, her bir zerresiyle, büyük bir yıkımın

O Evdeki Sessiz Fırtına Read More »

Gölgedeki Tuval

Elif, masanın üzerindeki parlak, lacivert zarfı elinde tutarken kalbinin ritmini duyabiliyordu. Deniz’in hayallerini süsleyen, Milano’daki Politecnico’dan gelen o beklenen kabul mektubu… Elif’in yüzünde gururlu bir gülümseme belirdi, parmakları zarfın kenarında gezindi. Kardeşi zekasıyla her zaman parlamıştı, ama bu, sadece akademik bir başarı değil, yıllardır kurduğu bir hayalin somutlaşmış haliydi. Mektubu okudukça gülümsemesi genişledi, ta ki

Gölgedeki Tuval Read More »

Akasya Kokulu Sırlar

Defne’nin hayatı, o eski konak projesi önüne gelene dek, her günü bir öncekinin kopyası gibiydi; özenle boyanmış ama ruhsuz bir tablo. Sabahları kocasının soğuk yanağına konan uykulu bir öpücük, ardından aynı kahvaltı masasında sessizce tüketilen haberler ve akşamları birbirine değmeden geçen saatler. Emre’yle evlilikleri, dışarıdan bakıldığında kusursuzdu; sağlam bir kariyer, güzel bir ev, sosyal çevrelerinde

Akasya Kokulu Sırlar Read More »

Beton ve İnci

Elif’in parmakları, pürüzsüz mermer masanın üzerindeki son kahve lekesini silerken, dışarıdaki şehir, gecenin pusuna teslim olmaya hazırlanıyordu. Maslak’ın göğe uzanan, cam ve çelikten kuleleri, aşağıda debelenen hayatlara tepeden bakıyor, her biri farklı bir dünyayı fısıldıyordu. Elif’in dünyası ise, bu kulelerin en görkemlilerinden birinin 37. katında, gece mesaisinde temizlik yaparak, gündüzleri ise açık öğretimde mimarlık okuyarak

Beton ve İnci Read More »

Gölgelerin Ardındaki Aşk

Elif, mutfak penceresinden dışarıya, erken kış sabahının sisli İstanbul siluetine bakarken, elindeki sıcak çay bardağının buğusuyla parmaklarının ısındığını hissetti. Onlarca kat aşağıdaki şehrin uğultusu, oturdukları lüks rezidansın yirmi üçüncü katına kadar zorlukla ulaşıyordu. Hayatları, bu şehre tepeden bakan daireleri gibiydi; kusursuz, düzenli ve dışarıdaki karmaşadan izole. Kocası Can, birazdan uyanıp her sabahki gibi öperek güne

Gölgelerin Ardındaki Aşk Read More »

Scroll to Top