Hikayeler

Taş Duvarlar Arasında Filizlenen Umut

Aylin’in avuçları, soğuk beton modelin pürüzlü yüzeyine bastırılmış, sanki her dokunuşuyla geleceğini şekillendiriyormuş gibiydi. Gece yarısını çoktan geçmiş, kampüsün koridorları sessizliğe gömülmüştü. Sadece atölyenin loş ışıkları ve Aylin’in nefes alıp verişinin ritmik sesi, uykunun değil, hırsın hüküm sürdüğü bu alanı dolduruyordu. Parmakları arasında can bulan köprüler, yüksek binalar, yeşil alanlar; hepsi, yirmi beş metrekarelik tek

Taş Duvarlar Arasında Filizlenen Umut Read More »

Huzur Köşesi’nin Çöküşü

Elif, “Huzur Köşesi” adını verdiği kafesinde, kahve makinesinin buharıyla dans eden mis gibi kokunun içinde, hayatının mükemmeliyetine her zamankinden daha çok inanıyordu. Burası sadece bir iş yeri değildi; Emre ile kurdukları hayallerin, her tuğlasına sevgilerini işledikleri yuvalarının bir uzantısıydı. Her sabah ilk günkü heyecanla açtığı kapıdan giren güneş, raflardaki el yapımı seramik fincanları, duvardaki eskimiş

Huzur Köşesi’nin Çöküşü Read More »

Geciken Gölge

Selim, sabah kahvesini yudumlarken şehrin karmaşık siluetine bakıyordu. Pencerelerinden içeri süzülen güneş, Boğaz’ın pırıltısını ve lüks dairesinin her köşesini aydınlatıyordu. Kırk sekiz yaşındaydı ve hayatta istediği her şeye sahip olduğu düşünülüyordu: Akıllı, zarif karısı Elif, üniversite sınavına hazırlanan zeki kızı Ceren, başarılı bir şirket ve kimsenin kolay kolay erişemeyeceği bir finansal özgürlük. Ancak bu kusursuz

Geciken Gölge Read More »

Gönül Kırağı

Ayşe, parmakları karatahtada usulca gezinirken, tozlu tebeşir kokusunu ciğerlerine çekti. İlkokul koridorları çocuk sesleriyle yankılansa da, onun iç dünyası sessiz bir yankı odası gibiydi. Otuzlu yaşlarının ortasında, “düzenli” bir hayatın tüm gereklerini yerine getirmişti. On yıldır Hakan’la evliydi, altı yaşında pırıl pırıl bir kızı, Defne’si vardı. Hakan iyi bir eşti; işine düşkün, ailesine düşkün, kazancı

Gönül Kırağı Read More »

Tatlı Rüya’nın Acı Sonu

Defne’nin gözlerindeki umutsuzluk, Aslı’nın yirmi yedi yıllık hayatında gördüğü en derin çukurdu. Gecenin bir yarısı, buz gibi çay bardağını hıçkırıklarıyla ısıtmaya çalışan Defne, yıkılmış bir şehir gibiydi. “Olmuyor Aslı,” dedi titrek bir sesle, “Ne yapsam olmuyor. Bu pasta hayali de diğerleri gibi çöp olacak.” Kollarını masaya yığmış, omuzları düşmüş, sanki tüm yükü üzerine çökmüş bir

Tatlı Rüya’nın Acı Sonu Read More »

Kırık Seramikler

Ayşe, atölyesinin loş ışığında, avucunda tuttuğu kil parçasının pürüzsüzlüğüne hayrandı. Parmaklarının her kıvrımına sinen toprağın kokusu, çocukluğundan beri sığınağı olmuştu. Karaköy’ün dar sokaklarından birindeki eski bir handa, kiraladığı bu küçük atölye, onun dünyasıydı. Duvarlara asılı bitmemiş seramikler, raflardaki rengârenk sırlar ve çarkın sessiz bekleyişi, Ayşe’nin ruhunu besleyen her şeydi. Yarın, hayatının en büyük sergilerinden biri

Kırık Seramikler Read More »

Kanatları Olmayan Kelebek

Elif’in parmak uçları, soluk renkli, eski bir eskiz defterinin sayfalarında gezinirken, dikiş makinesinin keskin sesi atölyeyi dolduruyordu. Parmakları kumaşın dokusunu ezberlemişti, iğneye ipliği takarken gözleri kapalı bile olsa yanlış yapmazdı. Ama ruhu, her zaman bu dört duvarın ötesindeydi, göğüs kafesinde kanat çırpan bir kelebek gibi, uçmak isteyip de uçamayan… Atölye penceresinden dışarı bakıyordu. Karşıdaki modern

Kanatları Olmayan Kelebek Read More »

Gömülü Tohumlar

Kapının çaldığını duyduğunda, Elif’in aklına gelen tek şey, unuttuğu kargo olabilirdi; oysa zil sesi, yıllar önce gömdüğünü sandığı bir hayaletin dirilişine işaret ediyordu. Parmak uçları kararsızca tokmağa uzanırken, kalbi kulaklarında atıyordu. Açtığında, karşısında duran adamın silüeti, yağmur damlalarıyla bulanıklaşan cama yansıyan bir kâbus gibiydi. Demir. On yıl sonra, Elif’in hayatına aynı ani şiddetle, aynı yıkıcı

Gömülü Tohumlar Read More »

Ay Işığında Saklananlar

Annemin bakışları, tıpkı ince bir iplik gibi, beni hep bir adım geride tutuyordu. O iplik görünmezdi ama varlığını iliklerime kadar hissederdim. Yemek masasında, aile toplantılarında, hatta en samimi anlarımızda bile Zeynep’e yönelen o özel, pırıltılı bakış, bana geldiğinde hafifçe donuklaşır, mesafeli bir saygıya bürünürdü. Adımı anarken bile, kelime ağzından tam çıkmadan önce sanki bir an

Ay Işığında Saklananlar Read More »

Gölgedeki Nefes

Eren, aynadaki yorgun ama başarılı adama baktı. Kırklı yaşlarının başında, parlak bir finans kariyeri, şehrin en gözde semtinde lüks bir daire… Dışarıdan bakıldığında her şeye sahipti. Ama içindeki o boşluk, yedi yıldır hiç dolmamıştı. Bu akşamki bağış gecesi de, diğerleri gibi, yapay gülüşler ve anlamsız sohbetlerle geçecekti. Takım elbisesinin yakasını düzeltti ve kendini müziğin uğultusuna,

Gölgedeki Nefes Read More »

Scroll to Top