Hikayeler

Yutulan Yıllar

Elif, İstanbul’un bitmek bilmez gürültüsüne inat, Boğaz’a nazır, minimalist döşenmiş ofisinin penceresinden dışarı bakarken elindeki sıcak kahve bardağının buharına daldı. Yüksek katlı bir plazanın 25. katından, ayaklarının altında uzanan şehrin karmaşası ona her zaman hem bir başarı hissi hem de garip bir yabancılık verirdi. Başarılı bir mimar, saygın bir ortak, finansal olarak özgür… Dışarıdan bakıldığında

Yutulan Yıllar Read More »

Cam Buharı

Elif, fırının sıcak buharını yüzünde hissederken, hayatının son yirmi yılının da bu cam buharı gibi gelip geçtiğini düşündü; flu, silik ama ardında hep biriken bir nem bırakan. Fırından çıkan mis gibi tarçın kokusu, odanın her köşesine yayılıyordu. Bu kurabiyeleri Ayşe’nin küçük kızı Defne çok severdi. Elif’in pazar rutinleri, Ayşe’nin ailesinin hafta sonu ziyaretleri etrafında şekillenirdi

Cam Buharı Read More »

Köprüler ve Uçurumlar

Eski buzdolabının hırıltısı, Elif’in mutfağına sinmiş bayat bir melodi gibiydi; durmadan, usanmadan, her gece uykularını bölen, hayallerini kemiren bir ses. İçinde neredeyse hiçbir şey kalmamış olsa da, varlığı bile bir masraf kalemiydi artık. İki ay önce bozulmuştu, tamirciye verecek parası yoktu. Annesi Ayşe, “Elif’im, idare ederiz kızım, bir süre yemek yapmayız, hazır alırız” dese de,

Köprüler ve Uçurumlar Read More »

Yarına Bırakılan İzler

İzmir’in tuzlu rüzgarı, Zeynep’in unutmaya çalıştığı ne varsa yüzüne bir tokat gibi çarptığında, dönüşünün sadece annesi için olmadığını acı bir gerçeklikle anladı. Sekiz yıl olmuştu. İstanbul’un beton grisi, parıltılı ama ruhsuz kariyer basamakları, şimdi annesinin hastalığıyla örülen bu kasvetli eve dönüşü, kalbini bir demir mengeneyle sıkıştırıyordu. Eşyaları yerleştirmeyi bitirip annesinin uyuduğundan emin olduktan sonra, yıllardır

Yarına Bırakılan İzler Read More »

Ten Rengi Bir Suskunluk

Elif, gece nöbetinin o garip, sessizliğe hapsolmuş zamanında, monitörlerin ritmik bip sesleri arasında, hayatın kırılganlığını bir kez daha düşünüyordu. Koridorun uzağından gelen boğuk bir öksürük sesi, düşündüklerini doğruluyordu adeta. Akciğerleri yavaşça iflas eden hastaların odaları, onun için sadece tıbbi bir vaka değil, her birinde ayrı bir dünyanın yıkılışıydı. Genç yaşına rağmen bu kadar yoğun empati

Ten Rengi Bir Suskunluk Read More »

Geçmişten Fısıltılar

Elif, o sabah uyandığında, kahve kokusu ve Can’ın öpücüğüyle dolu hayatının aslında ne kadar kırılgan olduğunu henüz bilmiyordu; geçmiş, sessizce kapısında bekliyordu. Pencereden süzülen güneş, Boğaz’ın pırıltısını salonlarına taşıyor, her şeyin yerli yerinde olduğunu haykırıyordu. Ama Elif’in içinde hep susturmaya çalıştığı bir fısıltı vardı; derin, karanlık, vicdan azabıyla yoğrulmuş bir fısıltı. Can, Elif’in aksine hayatı

Geçmişten Fısıltılar Read More »

Yalanlara Dokunmak

O gece, Elif elinde şarap kadehiyle balkonda yıldızları seyrederken, hayatının kurgusal bir tablodan ibaret olduğunu henüz bilmiyordu. Emre, salonda loş ışıkta okuduğu ekonomi dergisinin sayfalarını çeviriyor, arada bir derin bir nefes alıp veriyordu. On dört yıllık evlilikleri, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir uyumun, karşılıklı saygı ve sevginin timsaliydi. Elif başarılı bir mimardı, Emre ise kendi lojistik

Yalanlara Dokunmak Read More »

Boğazın Altındaki Gölge

Elif’in hayatı, Boğaz’ın pürüzsüz yüzeyi gibiydi; altındaki derinlikleri ancak bilen gözler fark edebilirdi. Sabahları erkenden kalkar, henüz güneşi görmemiş şehre tepeden bakan dairesinin penceresinden kahvesini yudumlarken, başarılı bir mimarın özgüveniyle dolardı içi. Ofisi, sektördeki prestijli projeleri, zarif dekorasyonuyla dergilik bir evde yaşayan, sevgi dolu kocası Emre… Her şey olması gerektiği gibiydi, hatta daha fazlası. Kusursuz

Boğazın Altındaki Gölge Read More »

Karanlığa Boyanan Güven

Elif, kardeş sevgisinin kör edici bir güneş gibi parladığı bir evde büyümüştü. Can, ondan yedi yaş büyüktü ve Elif için her zaman sadece bir abi değil, bir kahraman, bir rehber, ulaşılamaz bir idealdi. Giyimine özen gösteren, her zaman bakımlı, zeki ve hızlı düşünen Can, ailenin gururuydu. Küçük yaşta babalarını kaybettikten sonra annesine ve Elif’e omuz

Karanlığa Boyanan Güven Read More »

Kör Düğümün Çözümü

Elif, yılların acısını ve pişmanlığını midesinde biriktiren o keskin düğümle yaşıyordu. Bir gün, hayatın sıradan bir cilvesiyle, İstiklal Caddesi’nin kalabalık kaldırımlarında, bir kafenin camından içeri bakarken onu gördü. Demir. Zamanın çelik pençesi onun yüzüne de izler bırakmıştı; şakaklarındaki beyazlar, göz kenarındaki ince çizgiler… Ama o tanıdık gülümseme, kahve fincanını tutuşu, duruşundaki o asil sakinlik hiç

Kör Düğümün Çözümü Read More »

Scroll to Top