Hikayeler

İpeğin Fısıltısı

Ayşe, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir şehrin en sessiz köşelerinden birinde, her günkü gibi yorganının ağırlığını üzerinden atıp pencereye yürüdü. Perdeleri araladığında, yeni doğan güneşin cılız ışıkları, küçük salonlarının tozlu zeminine vuruyordu. Bu evde yaşayan üç can için, her yeni gün, her biri kendi içinde sakladığı bir yükün fısıltısıyla başlıyordu. Ayşe’nin yükü, diğerlerinden daha derine

İpeğin Fısıltısı Read More »

Gözlerdeki Sessiz Çığlık

O gece, mutfakta soğuyan mezeler, Murat’ın kahkahaları ve Can’ın gözlerindeki o tanıdık hüzün, Elif’in yıllardır üzerine titrediği dünyayı tuzla buz etmeye yetmişti. Peynir tabağındaki kurutulmuş domatesler, Murat’ın annesinin tarifiyle yaptığı mercimek köfteleri, Ayşe’nin çocuk odasından gelen hafif mırıltıları… Her şey olması gerektiği gibiydi. Mükemmel. Belki de bu kusursuzluk, Elif’in ruhunda büyüyen çatlağı daha görünür kılıyordu.

Gözlerdeki Sessiz Çığlık Read More »

Sırrın Gölgesi

Elif’in hayatı, düzenli bir rafa usulca yerleştirilmiş eski bir fotoğrafın içinden, ikiye bölünmüş gibiydi. Kerem’le olan on iki yıllık evlilikleri, özenle döşenmiş evleri, kariyerlerindeki başarıları, her şey kusursuz bir uyum içindeydi. Ta ki o cumartesi sabahına kadar. Kerem’in eski, yıpranmış bir çekmecede unuttuğu o fotoğrafı bulana kadar. Fazla düşünmeden çekmeceyi düzenlemeye başlamıştı Elif. Tozlu, unutulmuş

Sırrın Gölgesi Read More »

Geçmişin Kırık Şarkısı

Annesi Ayşe ile arasındaki buzdağını kırmak için hayatı boyunca ne kadar uğraşsa da, Elif her seferinde dalgaları elleriyle tutmaya çalışan bir çocuk gibi hissediyordu: nafile. Ayşe, her zaman nazik, düzenli, evine bağlı bir kadındı; ancak gözlerinde her an ulaşılamaz bir hüzün barındırırdı. Bakışları, sanki uzak bir ufka dalmış gibi, çoğu zaman boşluğa sabitlenirdi. Elif, bu

Geçmişin Kırık Şarkısı Read More »

Biriktirilmiş Baharlar

Fatih’teki o iki odalı, güneş görmez apartman dairesinde, Ayşe’nin ömrü baharları saymakla geçmişti sanki; her bahar bir öncekine eklenmiş, ama hiçbiri yeşertememişti kendi hayallerini. Oysa şimdi karşısında oturan, ellerini dizlerine kavuşturmuş, pahalı takım elbisesi içinde bile çocuksu bir gurur taşıyan Emre, kendisi için birikmiş tüm baharların müjdesini veriyordu adeta. Emre, ülkenin en başarılı kalp cerrahlarından

Biriktirilmiş Baharlar Read More »

Köşe Başı ve Kardelen

Emre’nin elleri, yirmi beş yıl önce rahmetli ninesinin mutfağındaki kiremit fırının sıcaklığını hiç unutmamıştı; şimdi ise kendi köşe başında, paslanmaz çelikle çevrili bu modern dünyada aynı ateşi yakmaya çalışıyordu. Kadıköy’ün arka sokaklarından birinde, terk edilmiş bir kuru temizlemeciyi kendi elleriyle, gecelerce uykusuz kalarak dönüştürdüğü “Köşe Başı Mutfak” adlı lokantasının ilk açılış gününe dakikalar kala, kalbi

Köşe Başı ve Kardelen Read More »

Solmuş Renkler

Elif’in parmakları, eskiz defterinin pürüzsüz sayfasında dans ediyor, kurşun kalemin ucu ince, kararlı çizgilerle Kadıköy’ün ara sokaklarından birinde gördüğü yaşlı bir simitçinin hüzünlü yüzünü çiziyordu. Odasının penceresinden sızan gri İstanbul ışığı, her detayı aydınlatırken, kapının aniden açılmasıyla irkildi. Annesi Ayşe, içeri girdiğinde, her zamanki gibi, sanki Elif’in nefes alma biçimi bile onaylanmayan bir şeymiş gibi,

Solmuş Renkler Read More »

Kayıp Suret

Ayşe’nin hayatı, çoğu insana göre kusursuz bir dengeye sahipti. Sabahları, henüz uyanmayan şehrin dinginliğiyle birlikte, mutfağından yayılan taze kahve kokusu, Metin’i ve üniversite son sınıf öğrencisi kızı Elif’i uyandırırdı. Gündüzleri, yıllardır severek yaptığı resim kursu öğretmenliği, yaratıcı ruhunu beslerdi. Akşamları, ailece yenilen yemekler, paylaşılan günün hikayeleri… Her şey olması gerektiği gibiydi, yıllar önce yaşanan o

Kayıp Suret Read More »

Taş Duvarlar ve Açan Çiçekler

Ayşe, yemek masasındaki gümüş çatal-bıçak takımının soğuk parıltısına takılmıştı gözünü. On yıl önce Serkan’la evlendiğinde, bu takımlar hayata dair en büyük lüksleri temsil ediyordu. Şimdi ise, zengin sofralarının, steril beyaz duvarların ve özenle seçilmiş sanat eserlerinin arasında, boğucu bir mükemmellikten ibaretti her şey. Serkan, karşısında, günün haberlerini anlatıyordu; iş dünyasındaki son gelişmeler, yeni bir ortaklık,

Taş Duvarlar ve Açan Çiçekler Read More »

Yirmi Yılın Gölgesi

Her sabah uyandığında ilk aklına gelen, yirmi yıl önce bıraktığı o minicik ayak izlerinin nereye gittiğiydi. Elif, İstanbul’un kalabalık sabah trafiğinde arabasını kullanırken, radyodan yükselen neşeli pop müziğe inat, zihninin derinliklerindeki o acımasız sessizliğe hapsolmuştu. Yüzündeki hafif makyaj ve özenle seçilmiş kıyafetleri, onun başarılı bir grafik tasarımcı olduğunu haykırıyor, ancak gözlerindeki o eskimiş keder, en

Yirmi Yılın Gölgesi Read More »

Scroll to Top