Hikayeler

Kül Altındaki Kor

Siyahın en koyu tonuna bulanmıştı dünya, Elif için. Kocası Can’ı, ansızın, acımasız bir trafik kazasında kaybedeli altı ay olmuştu ve Elif’in ruhundaki boşluk her geçen gün daha da büyüyordu. Evin her köşesi Can’la dolu anılarla doluydu, duvardaki fotoğraflardan, okuduğu kitapların sayfaları arasına sıkışmış notlara, hatta sehpada unutulmuş kahve fincanına kadar. Her şey, Can’ın varlığını, yokluğunun

Kül Altındaki Kor Read More »

Unutulmuş Bahar

Zeynep’in sabahları, güneş henüz Ege’nin zeytinlikleri üzerindeki sis perdesini aralamadan, soğuk bir avuç suyun yüzüne çarpmasıyla başlardı. Yirmi sekiz yaşındaydı ama aynadaki yorgun gözleri, çizgileri derinleşen alnı, taşıdığı yükün yirmi sekiz yıldan çok daha fazlasına tekabül ettiğini fısıldıyordu. Kahvaltıya oturmadan önce annesinin odasına uğrar, uyuyup uyumadığını kontrol ederdi. Emine Hanım, romatoid artritin pençesindeki bedeniyle genellikle

Unutulmuş Bahar Read More »

Sessiz Eskizler

İsmail Bey’in vefatının üzerinden kırk gün geçmişti, ama Zehra Hanım için sanki koca bir ömür araya girmiş gibiydi. Zaman, tıpkı evlerinin köhneleşen duvarları gibi, ruhunda da derin izler bırakmış, her köşeye bir ağırlık sinmişti. Oğulları Emre ve kızları Elif, annelerinin kederini paylaşmak için buradaydılar, ama aynı zamanda kaçınılmaz görevin, yani merhum babalarının çalışma odasını düzenlemenin

Sessiz Eskizler Read More »

Keten Tohumu ve Kanatlı Bir Rüya

Elif’in parmak uçları, keten tohumu yağının pürüzsüz dokusunu hissettiğinde, zamanın akışını unutuyordu. Tuvalin bembeyaz yüzeyine fırçasını değdirmeden önce derin bir nefes aldı. Bu nefes, yılların yorgunluğunu, bastırılmış arzuları ve üzerine sinmiş toprak kokusunu taşıyordu. Küçük stüdyosu, eski bir apartmanın çatı katında, İstanbul’un gürültüsünden bir nebze olsun uzak, kendince bir sığınaktı. Pencerelerden giren hafif rüzgar, tozlu

Keten Tohumu ve Kanatlı Bir Rüya Read More »

Paslı Anahtarın Sırrı

O küçük, paslı anahtar, Elif’in yıllardır inşa ettiğini sandığı huzurlu yuvayı yerle bir etmeye yetti. İlkbahar temizliği için tavan arasına çıkmış, köşe bucak her yeri havalandırıp düzenlerken, eski bir sandığın arkasına sıkışmış, ahşap işlemeli, kilitli bir kutu bulmuştu. Yıllardır orada durduğunu hiç fark etmemişti. Murat’a ait olmalıydı. Evlendiklerinden beri tüm eşyalarını ortak bellemişlerdi, hiç böyle

Paslı Anahtarın Sırrı Read More »

Yarım Kalmış Bir Melodi

Ayşe, mutfak penceresinden sokağı seyrederken, elindeki demli çaydan yükselen buharın yüzünü ısıtmasına izin verdi. İstanbul’un kasvetli Nisan sabahı, penceresinin camını ince bir yağmur perdesiyle kaplamıştı. Yedi yaşındaki kızı Elif’in odasından gelen çizgi film sesleri, Ayşe’nin içinde yankılanan sessizliği ara sıra deliyordu. Parmakları, demliğin sıcak porseleninde oyalanırken, zihni yıllar öncesine, gençliğin rüzgârıyla savrulduğu, aşkın doruklarında salındığı

Yarım Kalmış Bir Melodi Read More »

Saklı Miras

Boğaz’ın serin rüzgarı teras kattaki lüks ofisin geniş camlarına usulca vururken, Emir elindeki mimari maketle gururla gülümsedi. Karşısında oturan yatırımcılar, İstanbul’un siluetine değer katacak bu iddialı projeyi dikkatle inceliyorlardı. Emir Okyay Mimarlık’ın son üç yıldaki yükselişi baş döndürücüydü. Yirmi yıl önce bu şehrin kuytu bir gecekondu mahallesinde, tenekeden damı akan bir evde hayata tutunmaya çalışan

Saklı Miras Read More »

Kırık Camların Ardındaki Gölgeler

Başarı, Selim Arıkan’ın dilinde her zaman keskin bir tadı olan bir kelime olmuştu; şimdi ise o tadın metalik bir burukluğa dönüştüğünü hissediyordu. Boğaz Köprüsü’nün ışıkları, geniş camlı rezidans dairesinin penceresinden içeri süzülüyor, yemek masasının üzerindeki kristal kâselerde binbir renge bürünüyordu. Karısı Ayşe, piyanist parmaklarıyla zarifçe çatalını tutuyor, Elif ise on iki yaşının tüm merakıyla babasına

Kırık Camların Ardındaki Gölgeler Read More »

Çiğdem Kokusu

Ayşe, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir çiğdem gibiydi; narin, mütevazı ve çoğu zaman kimsenin fark etmediği bir güzellikte. Otuz sekiz yaşındaydı, ne evlenmiş ne de şehirden ayrılmıştı. Kasabanın eski taş sokaklarından birinde, annesinden kalma küçük, şirin bir kitapçı-kafe işletiyordu. Raflar eski kitap kokusuyla, havadaki kahve kokusuyla, Ayşe’nin zaman zaman çiziktirdiği karakalem eskizlerinin de yayıldığı bir

Çiğdem Kokusu Read More »

Kırık Temeller

Elif, nişanlısı Demir’le oturduğu kafenin penceresinden dışarıyı seyrederken gülümsedi. Masanın üzerinde duran açılmış düğün davetiyeleri, hayatının bu en mutlu döneminin elle tutulur bir kanıtıydı. Her şey olması gerektiği gibiydi; sevdiği bir mesleği (grafik tasarımcıydı), Demir gibi anlayışlı, yakışıklı bir nişanlısı, onu seven ve destekleyen harika bir ailesi vardı. Çocukluğundan beri biriktirdiği hayaller, teker teker gerçek

Kırık Temeller Read More »

Scroll to Top