Kırık Aynalar
Emre, elindeki pahalı viski kadehini pencere pervazına bırakırken, şehrin ışıklarının altında parıldayan Boğaz’a baktı. Yalnızdı. Her zamanki gibi. Ofisteki son toplantıdan çıkalı saatler olmuş, asistanı bir sonraki günün randevularını mail kutusuna bırakıp gitmişti. Hayatı, kusursuz bir mimari çizim gibiydi; net çizgiler, keskin köşeler, etkileyici detaylar. Eksiksizdi. Ya da öyle görünüyordu. Telefon çalana kadar. Gece yarısına
