Hikayeler

Kırık Aynalar

Emre, elindeki pahalı viski kadehini pencere pervazına bırakırken, şehrin ışıklarının altında parıldayan Boğaz’a baktı. Yalnızdı. Her zamanki gibi. Ofisteki son toplantıdan çıkalı saatler olmuş, asistanı bir sonraki günün randevularını mail kutusuna bırakıp gitmişti. Hayatı, kusursuz bir mimari çizim gibiydi; net çizgiler, keskin köşeler, etkileyici detaylar. Eksiksizdi. Ya da öyle görünüyordu. Telefon çalana kadar. Gece yarısına

Kırık Aynalar Read More »

Gecenin Kıyısında Bir Gölge

Elif, sahnedeki kürsüye doğru ilerlerken, topuklu ayakkabılarının mermer zeminde yankılanan tok seslerini kendi kalp atışlarıyla karıştırdı. Yüzüne yayılan yapay gülümseme, gözlerinin derinliklerindeki yorgunluğu ve son günlerde ruhuna çöken o soğuk, tanıdık endişeyi ustaca gizliyordu. Ülkenin en prestijli mimarlık ödüllerinden birini almak üzereydi; bu, yılların emeğinin, uykusuz gecelerin ve bitmek bilmeyen azmin bir meyvesiydi. Aşağıda, kocası

Gecenin Kıyısında Bir Gölge Read More »

Taş Duvarlar Arasındaki Sır

Elif, mimarlık ofisinden eve döndüğünde, akşam yemeğinin kokusuyla karışık Defne’nin kahkahalarıyla karşılandı. Mert mutfakta her zamanki gibi telaşsızdı, en sevdiği zeytinyağlı enginarı hazırlıyordu. Onların hayatı, dışarıdan bakıldığında, kusursuz bir mimari proje gibiydi. Her köşe düşünülmüş, her detay özenle yerleştirilmişti. On altı yıldır evliydiler, küçük bir kızları vardı, orta sınıfın rahatlığını sunan şık bir evde yaşıyorlardı.

Taş Duvarlar Arasındaki Sır Read More »

Yutulan Yıllar

Elif, evlilik yıldönümü için özenle seçtiği keten masa örtüsünü ütülerken, camdan sızan akşam güneşinin mutfağı nasıl da sıcak bir sarıya boyadığını düşündü. On beşinci yıldönümleriydi. On beş yıl. Dile kolaydı ama her bir yılı ilmek ilmek, sevgiyle, sabırla dokumuşlardı Demir’le. Boğaz’a nazır lüks apartman daireleri, Elif’in zevkiyle döşenmişti; her köşe, her tablo, her kitaplık rafı

Yutulan Yıllar Read More »

Gölgenin Sırrı

Elif’in hayatı, göz açıp kapayıncaya kadar değişmişti. Ya da belki de hiç değişmemiş, yalnızca gerçeğin çirkin perdesi aralanmıştı. İlk başta, o küçük, gümüş renkli, zarif kolyeyi Can’ın komodin çekmecesinde bulduğunda, aklına gelen ilk şey bir hediye olduğuydu. Kendisine alınmış, belki de yaklaşan evlilik yıl dönümleri için saklanan bir sürpriz. Ama gümüş kolyenin üzerindeki incecik işleme,

Gölgenin Sırrı Read More »

Geçmişin Kırık Mirası

Ayşe, elinde sıcak kahvesi, penceresinden Marmara Denizi’nin parıltısına bakarken, içindeki huzuru hissetti. Otuz yedi yaşındaydı ve hayatının her taşını tırnaklarıyla kazıyarak yerleştirmişti. Başarılı bir mimar, kendi firmasının sahibi, sevgi dolu bir ailesi ve bir kız kardeşi kadar yakın hissettiği çocukluk arkadaşı Elif. Her şey olması gerektiği gibiydi, hatta daha bile iyi. Ta ki o güne

Geçmişin Kırık Mirası Read More »

Geç Kalan İtiraf

Aras, gökyüzünün gri bir fırça darbesiyle boyandığı, martı çığlıklarının şehrin uğultusuna karıştığı o tipik İstanbul sabahlarından birinde uyandı. Kendi tasarladığı, minimalist çizgilerle döşenmiş, geniş camlarından Boğaz’ın lacivertini sergileyen dairesinde, yatağının kenarında asılı duran pahalı takım elbisesi, onu bekleyen sıradan bir iş gününün habercisiydi. Yıllardır başarı merdivenlerini hızla tırmanmış, adını sektörün en saygın isimlerinden biri yapmıştı.

Geç Kalan İtiraf Read More »

Yüksek Duvarlar

Aylin’in tırnakları, aylarca süren uykusuz gecelerin, sayısız karalamanın ve hayal kırıklığının sessiz şahidi gibi kısaydı, törpüsüzdü. İçine sinen kalem, kömür ve kağıt kokusu, onun için parfümlerden daha değerliydi. Üsküdar’ın daracık, tarih kokan sokaklarından birindeki eski bir apartmanın üçüncü katında, annesiyle paylaştığı iki odalı, güneş görmekte zorlanan evinde, dünya kurmaya çalışan bir mimardı. Diplomasını alalı iki

Yüksek Duvarlar Read More »

Gözyaşının Tadı

Ayşe’nin elleri, çocukluğundan beri aynı tezgahın üzerinde, her gün yeniden yoğrulmuş bir hamur gibiydi. Sabahın köründe açtığı bakkalın loş ışığında, portakalın, yeni kesilmiş salamın ve bayatlamaya yüz tutmuş ekmeğin karışık kokusu genzine dolardı. Kırk dört yaşındaydı ama aynadaki yansıması, yılların ve yorgunluğun birleşimiyle altmışına merdiven dayamış gibi duruyordu. Üniversite kapılarından içeri hiç adım atmamış o

Gözyaşının Tadı Read More »

Yitirilen Renkler

Elif, Marmara’nın serin meltemiyle savrulan perdelere baktı. Kumsalda oynayan kızı Defne’nin neşeli kahkahaları, bahçe kapısından içeri sızan yasemin kokusuyla karışıyordu. Elinde tuttuğu o güzelim porselen kupanın içinde, yıllardır aynı ritüelle demlenen nane çayı buharlaşıyordu. Sahip olduğu her şey, tıpkı bu kupanın incecik deseni gibi özenle, ilmek ilmek işlenmişti: Mimarlık ofisi, Boğaz’a nazır bu mütevazı villa,

Yitirilen Renkler Read More »

Scroll to Top