Hikayeler

Taş Duvarlar ve Yükselen Hayaller

Emre, otobüsün penceresinden İstanbul’un gri, bitmek bilmeyen siluetine bakarken, her bir tuğla ve beton bloğunun altında yatan milyonlarca hikayeden birinin kahramanı olmaya çabalıyordu. Kayseri’nin tozlu sokaklarından, tütün tarlalarının kokusundan gelmişti. Cebinde babasının biriktirdiği son kuruşlar ve zihninde mimarlık fakültesinde edindiği parlak fikirlerle, bu devasa şehrin acımasız çarklarında kendi yerini bulmak için yanıp tutuşuyordu. Kurumsal bir

Taş Duvarlar ve Yükselen Hayaller Read More »

Yitirilen Yuva

Aylin, ekranına yansıyan rengarenk illüstrasyonlara bakarken bile içindeki o tuhaf boşluğu hissediyordu. Güneş batmak üzereydi ve Boğaz’ın ötesinden, her akşam kapısını çalan o huzur hissi bir türlü gelmiyordu. Oysa dışarıdan bakıldığında her şeye sahipti: Sevdiği bir iş, yedi yıldır evli olduğu yakışıklı ve zeki bir eş, henüz doldurulamamış olsa da geleceğe dair pırıl pırıl hayaller.

Yitirilen Yuva Read More »

Yitirilen Yıllar

Elif’in elleri, her sabah olduğu gibi, henüz nemli toprağın kokusunu taşıyan taze güllerin dikenleriyle buluştuğunda, hayatının keskin gerçeğiyle tanışacağından habersizdi. Dükkanındaki en eski, en köklü çiçeklerin bile, onun hayatı kadar sabit ve değişmez olduğunu düşünürdü. Otuz sekiz yıl. Otuz sekiz yıldır aynı isim, aynı aile, aynı güvenle örülü bir dünya. Elif, bu dünyanın içinde, kendi

Yitirilen Yıllar Read More »

Mermer Yalanlar

Can, uyanır uyanmaz gökyüzünü kontrol etti. Masmaviydi. Bir mimar için, özellikle de kendi tasarladığı, boğaz manzaralı bu çatı katı dairesinde yaşayan biri için, havanın güzel olması sıradan bir günün değil, potansiyel olarak harika bir günün habercisiydi. Elif, yanındaki yatakta hala uyuyordu. Saçları yastığına dağılmış, huzurlu bir ifadeyle gülümsüyordu hafifçe. Can, yıllarca bu görüntüye alışamamıştı. Her

Mermer Yalanlar Read More »

Zeytin Kokulu Miras

Ahmet’in kokusu, yedinci ölüm yıl dönümünde bile o eski ahşap sandığın içinden yükseliyor, Ayşe’nin burnunun direğini sızlatıyordu. Yıllardır kilitli tuttuğu, dokunmaya bile kıyamadığı sandık, bu kez sanki bir zorunlulukla, bir vedanın ötesinde bir çağrıyla açılmak zorundaydı. Çocuklar büyümüştü, evlendirmesi gereken kalmamış, torunlar gelip evi şenlendirmişti. Artık Ahmet’in anılarıyla yüzleşme zamanıydı, belki de vedalaşma. Sandığın derinliklerinden

Zeytin Kokulu Miras Read More »

Geçmişin Yakıcı Gölgesi

Elif Güneş, sabah kahvesini yudumlarken Boğaz’ın lacivert sularına vuran güneşin ışıltısını seyretti. Köşe başında, modern ve minimalist çizgilerle döşenmiş teras katı dairesi, dergilikten fırlamış gibiydi. Bir elinde ince porselen fincanı, diğer eliyle gazetesini karıştıran eşi Emre’nin zarif parmaklarına takıldı gözleri. Her şey kusursuzdu. İşinde başarılı bir mimar, özel hayatında sevgi dolu bir eş, çevresinde parmakla

Geçmişin Yakıcı Gölgesi Read More »

Yüksek Duvarlar Arasında Bir Vaha

Uzanıp gökyüzüne değmek isteyen her beton yığını, aslında toprağa kök salmak isteyen bir umut hikayesiydi Can için. İstanbul’un yoksul semtlerinden birinde, daracık bir sokakta, babasının terinden, annesinin dualarından örülmüş bir evde büyümüştü. Geniş bir penceresi dahi olmayan, avuç içi kadar mutfağında annesinin kokusu sinmiş tülbentlerle kaplı rafların arasına sıkışmış, yıpranmış mimarlık kitaplarıyla sabahlamış, gece yarıları

Yüksek Duvarlar Arasında Bir Vaha Read More »

Yeşil Vadinin Gölgeleri

Kaderin ördüğü ağları fark etmek için bazen çok geç olurmuş. Emre, o sabah şehrin gürültüsünde uyanırken, bu atasözünün kendi hayatının bir özeti olacağını nereden bilebilirdi ki? Güneş, İstanbul’un eski binalarının arasından süzülüp yatak odasına doluyor, Elif’in dingin yüzüne vuruyordu. O gün, ‘Ufuk Mimarlık’ için bir dönüm noktasıydı. Yıllardır hayalini kurduğu, gecelerce uykusuz kalıp her detayını

Yeşil Vadinin Gölgeleri Read More »

Yüksek Duvarların Ardında Bir Fısıltı

O sabah, Ayşe’nin kalbi, Marmara Denizi’nin güneşli yüzeyi gibi parlıyordu; umut, merak ve hafif bir korkuyla dalgalanarak. Boğaziçi Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun olalı bir yıl olmuştu ve hayalindeki işi, şehir planlama ofisinde bir pozisyonu bir türlü bulamamıştı. Ta ki o ilana kadar: “Ünlü bir mimar ve iş adamının kişisel asistanı aranıyor.” Şimdi, üzerinde ütülü, sade

Yüksek Duvarların Ardında Bir Fısıltı Read More »

Yarım Kalan Bir Hikaye

Zeynep, on beş yıldır her çarşamba olduğu gibi bugün de parka geldi. Her adımında, ayakkabılarının altında ezilen kurumuş yaprakların hışırtısı, tıpkı içindeki dinmeyen sızı gibi yankılanıyordu. Park aynı parktı; çocuklar aynı sevinçle koşuşturuyor, anneler aynı kaygıyla peşlerinden bakıyor, salıncaklar aynı ritimle sallanıyordu. Ama Zeynep için hiçbir şey aynı değildi. On beş yıl önce, güneşli bir

Yarım Kalan Bir Hikaye Read More »

Scroll to Top