Hikayeler

Yosun Tutmuş Kökler

O sabah, Defne’nin kahvesine düşen güneş ışığı, her zamanki ışıltıyı taşımıyordu. Fincanın kenarındaki küçük bir çatlak gibi, hayatının mükemmel yüzeyinde de bir şeyler yanlış hissediyordu. Kadıköy’deki butiğini açmak için evden çıkarken, Volkan’ın yatak odasından gelen sessiz telefon konuşması dikkatini çekti. Bir iş görüşmesi, belki de yeni bir proje. Volkan son zamanlarda hep yoğundu, hep bir

Yosun Tutmuş Kökler Devamını Oku »

Merter’in Solan Rengi

Babamın kokusu, keten kumaşların tozuna karışmış, atölyenin her köşesine sinmişti; şimdi bu koku, varlığından çok yokluğunun keskin bir hatırlatıcısıydı Elif için. Merter’in uğultusu, dışarıdaki hayatın telaşı, babasının vefatından sonra Elif’in kulaklarına boğuk bir uğultu gibi geliyordu. Atölye, “Kemal Usta Terzihanesi”, onun için sadece bir iş yeri değil, çocukluğunun, anılarının ve babasıyla paylaştığı sessiz anlaşmaların mabediydi.

Merter’in Solan Rengi Devamını Oku »

Paslı Anahtar

Demir’in eli titredi. Ekranda beliren haber başlığı, yıllarca kilitli tuttuğu o karanlık odaya giden paslı anahtarı hatırlatıyordu. “Umut İlkokulu Faciası’nda Yeni Gelişme: Arşivler Yeniden Açılıyor.” Başlık, bir tırnak gibi, Demir’in tam da iyileştiğini sandığı eski bir yarayı tekrar kanattı. Sırtından aşağı soğuk bir ter boşaldı. Telefon elinden kayıp mermer zemine düşerken, odanın lüks sessizliği aniden

Paslı Anahtar Devamını Oku »

Annemin Gizli Renkleri

Elif, otuzlu yaşlarının ortasında, holdingin yirmi beşinci katındaki cam kaplı ofisinde oturmuş, önündeki excel tablolarına boş gözlerle bakıyordu. Dışarıda İstanbul’un o her zamanki boğucu gri manzarası, içindeki boşluğa eşlik ediyordu. Uzun çalışma saatleri, bitmek bilmeyen toplantılar ve anlamsız hedeflerle geçen yedi yıl… Herkesin gıptayla baktığı bu “başarılı” hayat, Elif için artık sadece ağır bir yükten

Annemin Gizli Renkleri Devamını Oku »

Uzun Bir Eylül

Elif, İzmir’in Çeşmealtı sahiline vuran dalgaların ritmiyle içtiği akşam kahvesinin buharında kayboluyordu. Hava kararmaya başlamış, güneşin son kızıl ışıkları denizin üzerinde pırıldayarak batmıştı. Huzurluydu. Yıllar süren kargaşanın ardından bu limana sığınmış, dinginliğin kendisi için en değerli mücevher olduğunu anlamıştı. Parmakları, uzun zamandır dokunmadığı bir piyano tuşuna dokunur gibi zarifçe kahve fincanının kulpunu okşadı. Geçmişini silip

Uzun Bir Eylül Devamını Oku »

Gölgedeki Temel

Elif, ablasının eşyaları arasında kaybolmuştu. Ayşe’nin ölümünün üzerinden altı ay geçmişti ve geride bıraktığı boşluk, odanın ortasında duran o cilalı ceviz sandık gibi, ne kadar özenle kapatılırsa kapansın, varlığını her an hissettiriyordu. Elif, Ayşe’nin her şeyi gibi düzenli, her şeyi gibi estetik bulduğu yaşamının son kalıntılarını titizlikle topluyordu. Ayşe, ülkenin en genç ve parlak mimarlarından

Gölgedeki Temel Devamını Oku »

Kırık Fısıltılar

Zeynep, aynadaki yorgun yüzüne baktı. Kırklı yaşların eşiğinde, her sabah aynı saatte uyanan, aynı kahvaltıyı hazırlayan, hayatının her köşesine yerleşmiş sessiz bir rutinin esiriydi. Gözlerinin kenarındaki ince çizgiler, sadece yaşlanmanın değil, yaşanmamışlığın da izleri gibiydi. Eşi Murat’la olan yirmi yıllık evlilikleri, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir tablo çiziyordu: iki başarılı kariyer, güzel bir ev, pırıl pırıl

Kırık Fısıltılar Devamını Oku »

Yitik Melodi

Elif’in içini anlamsız bir huzursuzluk kemiriyordu. Salonun her köşesine sinmiş cilalı sanat kokusu, yüzlerce fısıltının uğultusu ve kadehlerden yayılan şıkırtılar, yıllardır inşa ettiği o kusursuz duvarı çatlatmaya başlamıştı. Charity için düzenledikleri bu genç sanatçılar sergisi, normalde onun için keyifli bir sosyal sorumluluk göreviydi. Ancak bu akşam her şey farklıydı. Kalabalığın arasından, sanki tüm ışıkları kendine

Yitik Melodi Devamını Oku »

Eksik Kalmış Hikaye

Elif, pencereden İstanbul’un gri gökyüzüne bakarken, elindeki sıcak kahvenin buğusu camda küçük bir daire oluşturuyordu. 38 yaşındaydı ve hayatı, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir mimari esere benziyordu; sağlam temeller, estetik detaylar, yüksek bir konum. Ancak Elif, kendi içinde, o binanın ruhu olmayan soğuk koridorlarında yankılanan bir boşluk taşıyordu. O boşluğun adını biliyordu ama onu anmaktan hep

Eksik Kalmış Hikaye Devamını Oku »

Geçmişin Mirası, Geleceğin Yükü

Cemil, İstanbul’un boğaz manzaralı en lüks otellerinden birinin terasından, altında parıldayan şehre bakarken, elindeki kadehin soğukluğunu hissetmiyordu. Kalabalık, gürültülüydü; şık takım elbiseler, ışıldayan elbiseler, sahte gülüşler ve daha sahte iltifatlar… Bunlar, babasının kurduğu “Gürsoy Holding”in başarılarını kutlayan bir yaldızlı kafesin içindeki her zamanki insanlardı. Cemil otuz iki yaşındaydı ve bu kafesin altın tellerini çoktan ezberlemişti.

Geçmişin Mirası, Geleceğin Yükü Devamını Oku »

Yukarı Çık