Hikayeler

Acı Baklava

Elif, yılların yorgunluğunu sırtında taşıyan ahşap tezgaha yaslandı. Avucunun içindeki telveli kahve fincanı soğumuştu, tıpkı babasının gidişiyle dükkana çöken sessizlik gibi. “Sıtkı Usta’nın Baklavaları” tabelası, mahallenin en eski, en bilindik simgelerinden biriydi. Ancak bu ihtişamlı ismin arkasında, aylar önce toprağa verdikleri babasının bıraktığı boşluk, Elif’in omuzlarına ağır bir yük olarak binmişti. Her bir dilim baklava,

Acı Baklava Read More »

Gölgelerin Ardındaki Aşk

Bir yıl geçmişti Can gideli. Bir kış, bir ilkbahar, bir yaz ve şimdi yeniden sonbaharın sarı yaprakları dökülüyordu toprağa, tıpkı içime düşen her bir pişmanlık gibi. Emre, mezar taşındaki kardeşinin gür, neşeli fotoğrafına bakarken, sol elinde tuttuğu kurumuş yaprakları parmaklarının arasında ufalıyordu. Can hep gülerdi. Hayat ona cömert davranmıştı; yakışıklıydı, başarılıydı, herkesin sevdiği o enerji

Gölgelerin Ardındaki Aşk Read More »

Gönül Limanı

Elif’in Masalı’nın ahşap kapısı, her sabah günün ilk ışıklarıyla birlikte, henüz uyuyan sokağa yeni demlenmiş kahve ve taze pişmiş kurabiye kokularını salardı. Beyoğlu’nun o gizli kalmış arka sokaklarından birinde, daracık kaldırımı şenlendiren bu küçük pastane, Elif’in son beş yılının sessiz limanıydı. Kırkına merdiven dayamış, saçlarının arasına yerleşen birkaç beyaz teli umursamayan Elif, hamur kokan elleri

Gönül Limanı Read More »

Kumdan Kale

Ayşe, mutfak masasına serdiği banka hesap özetine boş gözlerle bakarken, kalbinin ritmini kaybetmeye başladığını hissetti. Her ay düzenli olarak kontrol ettiği, gelirlerinin ve giderlerinin şeffaf birer aynası olması gereken bu belge, şimdi yabancı bir yüz gösteriyordu ona. Gözlerini kısarak, “Diğer Ödemeler” başlığı altındaki bir kaleme odaklandı. Yaklaşık altı aydır, her ayın on beşinde, tanımadığı bir

Kumdan Kale Read More »

Sessizliğin Tapusu

Her sabah, daha gün ağarmadan, Ayşe’nin penceresinden süzülen solgun sokak lambasının ışığı, onun yorgun ama kararlı gözlerine vururdu. Hayat, Kadıköy’ün ara sokaklarına sinmiş eski apartmanlar gibi, onun için de zamana meydan okuyan bir direnişten ibaretti. Otuz sekiz yaşındaydı, ne evlenmiş ne de kendi hayatına dair büyük hayaller kurmaya fırsat bulmuştu. Varlığı, annesi Emine Hanım ve

Sessizliğin Tapusu Read More »

Toprak ve Sır

Bursa’nın yemyeşil eteklerine kurulu, begonvillerle sarılı o devasa villa, her şeyin yolunda gittiğinin en somut kanıtıydı. Duvarlara asılı paha biçilmez tablolar, antika mobilyalar, kristal avizeler… Her bir detay, İsmail Bey’in sıfırdan yarattığı o büyük başarının bir nişanesiydi. Ancak, o akşam yemeğinde, her zamankinden farklı bir hava vardı. Salondaki altın varaklı saatin ritmik tik takları bile

Toprak ve Sır Read More »

Yarına Vurulmuş Zincir

Elif, sabah güneşinin vurduğu mutfak masasına özenle yerleştirilmiş kahvaltılıklara bakarken, içini tarifsiz bir huzur kaplamıştı. Yanında oturan, elinde gazete, diğer eliyle çayını karıştıran Murat’a gülümsedi. Onunla geçirdiği her an, yirmi yıllık evliliklerinin yorgunluğunu silip süpürüyor, her şeyi yeni başlangıçlara dönüştürüyordu. Özellikle son zamanlarda, ortak hayallerine ulaşma yolunda attıkları adımlar, bu huzuru katbekat artırmıştı. Onlar için

Yarına Vurulmuş Zincir Read More »

Yarım Kalan Bir Fotoğraf

Elif’in hayatı, parlayan bir vitrin gibiydi; her köşesi özenle düzenlenmiş, kusursuz görünen ama içine dokunulmayan, boşluk hissi veren bir sergi. İstanbul’un hızına ayak uydurmuş, plaza katlarında yükselen kariyeri, dergi sayfalarını süsleyen başarı hikayeleri… Her şey yolunda gibiydi, ta ki o telefon çalana kadar. Gecenin bir yarısı, tanıdık ama uzak bir numara. Ege’nin bir sahil kasabasından,

Yarım Kalan Bir Fotoğraf Read More »

Sarmaşık Köyü’nün Sırrı

Elif’in hayatı, Boğaz’ın pırıltılı suları gibi akıcıydı; İstanbul’un göbeğinde, kendi tasarım ofisinin ışıkları altında parlayan, kusursuz bir mimar, sevgili eşi Cem’in can yoldaşı, küçük kızı Deniz’in kahramanı… Her detayı özenle inşa edilmiş, estetik ve başarıyla bezenmiş bir tablo gibiydi. Ta ki o sabah, posta kutusuna düşen sıradan bir zarf, bu akışın içine düşen bir taş

Sarmaşık Köyü’nün Sırrı Read More »

Suskun Kuyunun Sırrı

Köyün en eski, en derin kuyusu gibiydi Ayşe’nin sessizliği; içindeki sırları sakladıkça, dışarıdan buz gibi ama dingin görünürdü. İstanbul’un gürültülü semtlerinden birinde, apartmanların arasına sıkışmış mütevazı dairesinde, 47 yaşındaki Ayşe, sabah kahvesini içerken balkondaki fesleğenlere ilişti gözü. Her yaprağın ucunda duran, henüz kurumamış su damlacıkları, tıpkı onun gibiydi; dışarıdan parıl parıl ama içinde sakladığı bir

Suskun Kuyunun Sırrı Read More »

Scroll to Top