Hikayeler

Kilitli Kapıların Ardında

Elif, uzun zamandır ilk defa kalbinin bu denli hızlı attığını hissetti; sanki yıllardır kilitli bir kapı, aniden aralanmıştı. Karşısındaki adamın, kahve fincanını tutuşu bile farklı geliyordu. Hızlı, telaşlı İstanbul kalabalığının gürültüsünü silen, sadece ikisinin olduğu bir an. Adı Mert’ti. Bir mimardı. Ve Elif’in, aylardır üzerine çöken gri boşluğu, bir anda canlı renklere boyamıştı. Bir seramik

Kilitli Kapıların Ardında Read More »

Gözdeki Çapak

Elif, mutfak masasının üzerindeki seramik kaseye uzanırken, Mert’in son zamanlarda her zamankinden daha farklı bir telaş içinde olduğunu fark etti. Telefonu elinden düşmüyor, mesaj sesi duyduğunda istemsizce irkiliyor, sonra da her zamanki gibi “işle ilgili” diye geçiştiriyordu. Elif, Mert’i severdi. Beş yıllık evliliklerinde, aralarındaki bağın sağlamlığını hiç sorgulamamıştı. Mert, finans sektöründe çalışan, dışarıdan bakıldığında disiplinli

Gözdeki Çapak Read More »

Köklerin Gölgesi

Elif, şehrin siluetini değiştiren modern kuleleri izlerken, parmak uçlarında hissettiği soğuk camın pürüzsüzlüğünde babasının başarı hikayesini okuyordu. Yılmaz İnşaat’ın zirvedeki yeni binası, tıpkı babası Demir Yılmaz gibi, çelikten iradesi ve hiç eğilmeyen duruşuyla gökyüzüne uzanıyordu. Elif, babasının gözbebeği, şirketin geleceği olan genç ve idealist bir mimardı. Onun için babası sadece bir iş adamı değil, aynı

Köklerin Gölgesi Read More »

Oymalı Kalp

Elif’in parmak uçları, beyaz tülün nazik kıvrımlarında gezinirken, yılların yorgunluğunu fısıldayan izlerle doluydu. Bir zamanlar piyano tuşlarında zarifçe dans etmeyi hayal eden bu eller, şimdi pürüzsüz organze kurdeleleri kusursuz fiyonklara dönüştürüyordu. Can’ın düğününe bir hafta kalmıştı ve Elif, her detayın mükemmel olmasını takıntı haline getirmişti. Kardeşinin mutluluğu, onun uzun zamandır yegane ışığıydı. Düğün salonunda yankılanan

Oymalı Kalp Read More »

Çınar Apartmanı’nın Gölgesinde

İstanbul’un griliğine inatla tutunan bir bahar sabahıydı. Emre, Galata’daki küçük, ferah ofisinin penceresinden Haliç’e bakarken, kahvesinin acı tadı genzini yakıyordu. Yıllardır bu acıya alışmıştı; hayatın ve pişmanlıkların acısına. Mimarlık kariyerinde kendine yeni bir yol çizmiş, eski ihtişamlı günlerini geride bırakmıştı. Artık büyük projelerin peşinden koşmuyor, daha çok tarihi dokuyu koruma, eskiyi ihya etme üzerine çalışıyordu.

Çınar Apartmanı’nın Gölgesinde Read More »

İkinci Bir Hayat

Ayşe, mutfak penceresinden içeri sızan ilk güneş ışıklarıyla uyandığında, Murat’ın yanının boş olduğunu fark etti. Henüz şafak sökmemişti, sokak lambalarının solgun ışığı perde aralığından ince bir çizgi halinde içeri düşüyordu. “Yine mi?” diye mırıldandı kendi kendine. Son zamanlarda bu çok sık oluyordu. Murat, gecenin bir yarısı uyanıp balkonda, telefonunda konuşuyor, bazen sadece gökyüzüne bakıyordu. Ayşe

İkinci Bir Hayat Read More »

Geç Kalan Veda

Elif, kırk iki yaşının getirdiği o tuhaf olgunlukla, holdingin en üst katındaki ofisinden İstanbul’a bakıyordu. Şehrin altında ezilen ışıklar, milyonlarca hayatın sessiz çığlıkları gibiydi. Kendi hayatı da bu kaotik bütünün içinde parlayan, ama bir o kadar da boşlukta salınan bir yıldızdı sanki. Başarı, her zaman düşlediği gibi tatmin edici olmamıştı. O çok arzuladığı zirve, tırmanması

Geç Kalan Veda Read More »

Kırık Hayaller Konağı

İzmir’in ışıltılı akşam güneşi, Bornova’daki apartman dairesinin mutfak penceresinden içeri süzülüyor, Ayşe’nin yeni demlenmiş çayın buharına karışıyordu. Haftanın yorgunluğunu üzerinden atmak için basit ama huzurlu bir ritüeldi bu. Can, eşi, ise her zamanki gibi koltukta, bilgisayarının başında mimari çizimlerine gömülmüştü. Sekiz yıllık evlilikleri, çoğu zaman bu küçük sessizlikler, bu yan yana akan ama birbirine değen

Kırık Hayaller Konağı Read More »

Şeffaf Duvarlar

Elif’in elleri titriyordu. Telefonunun ekranında beliren banka bildirimi, tanıdık bir kabusun kapısını aralıyordu. “Hesabınızdan 75.000 TL transfer yapılmıştır.” Yazısı, sadece bir sayıdan ibaret değildi; Demir’le birlikte, titizlikle, ilmek ilmek ördükleri geleceğin kumaşından çekilmiş kocaman bir ilmekti. Boşluktu. İçini kemiren o tanıdık his, yıllar önce ailesinin yaşadığı maddi buhranın soğuk eli gibi ensesindeydi. Demir’le tanıştığında, onun

Şeffaf Duvarlar Read More »

Kökten Sökülen

Can’ın parmakları, yüzlerce yıllık bir tarihin izlerini taşıyan oymalı ceviz sandığın pürüzlü yüzeyinde usulca geziniyordu. Her bir çizik, her bir aşınma, geçmişe fısıldayan birer hikâyeydi onun için. Atölyenin rutubet kokusu, taze talaşın ve verniğin keskin kokusuyla harmanlanmış, Can’ın çocukluğundan beri aşina olduğu bir melodi gibiydi. Fatih’in arka sokaklarından birinde, zamana meydan okuyan ahşap bir binanın

Kökten Sökülen Read More »

Scroll to Top