Hikayeler

Eksik Bir Parça

Zeynep, elindeki o pürüzlü, yıpranmış mektubu açmakla açmamak arasında gidip gelirken, kalbi göğüs kafesinde bir kuş gibi çırpınıyordu. On yedi yıl. Tam on yedi yıl olmuştu babasından tek bir kelime bile duymayalı. Ne bir arama, ne bir bayram mesajı, ne de doğum günü tebriği. Şimdi, hiç beklenmedik bir anda, üzerinde “Babandan” yazan bu mektup, onun

Eksik Bir Parça Devamını Oku »

Cam Kuleler ve Kırık Hayaller

O camdan duvarların ardındaki dünya, Cem için bir rüya, aynı zamanda da bir kâbustu. Kapıdan içeri adım attığında, buram buram kahve ve cilalı ahşap kokan o sessiz, geniş mekânda nefesinin kesildiğini hissetti. Soyer Mimarlık… İstanbul’un en köklü ve prestijli firmalarından biri. Burslu okuduğu mimarlık fakültesini birincilikle bitirmesinin ödülü, bu kapıdan içeri stajyer olarak girebilmekti. İçerideki

Cam Kuleler ve Kırık Hayaller Devamını Oku »

Ayşe’nin Gözleri

Yirmi yıl önce Selim, hayatında yaptığı en büyük hatanın kurbanı olan küçük bir kızın adını bile hatırlamıyordu. Şimdi ise o kız, Ayşe, yirmi beş yaşında, felçli ve tekerlekli sandalyeye mahkûm bir kadın olarak tam karşısında oturuyordu ve Selim onun her detayını, her iniltisini, gözlerindeki o kırılgan umut ışığını ezberlemek zorundaydı. Akşam yemeği masasında, kızı Defne’nin

Ayşe’nin Gözleri Devamını Oku »

Rakamların Ardındaki Renkler

Ayşe, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir alışkanlıklar kadınıydı. Sabahın griye çalan maviliğinde, Uskudar’ın eski sokaklarında henüz hayat başlamamışken, o mutfakta olurdu bile. Demli bir çay, ince belli bardaklar, yeni pişmiş poğaça kokusu. Her şey tıkır tıkır işleyen bir saat mekanizması gibiydi Ayşe’nin dünyasında; düzenli, öngörülebilir, sessiz. Sadece tıkırtısı duyulan, ama kimsenin dönen çarkları fark etmediği

Rakamların Ardındaki Renkler Devamını Oku »

Küller Altındaki Kor

Emre, elindeki kahve kupasının sıcaklığını avuç içlerinde hissederken, boğazında düğümlenen bir yumruyla dışarıdaki yağmuru seyrediyordu. Perşembe akşamları, Zeynep ile karşılıklı oturup haftanın yorgunluğunu attıkları, sessiz ve huzurlu anlardı bunlar. Ancak bu gece huzur, sanki ince bir tül perde arkasında kalmıştı. Gözleri pencere camına vuran yağmur damlalarını takip etse de zihni, saatler önce gelen o mesaja

Küller Altındaki Kor Devamını Oku »

Yitirilmiş Notaların Fısıltısı

Elif, pencereden bakarken şehrin uğultusu ruhuna işlemiyordu bile. Gözleri, karşı apartmanın penceresindeki kurumuş sardunyalara takılı kalmış, zihni yıllar öncesine doğru bir yolculuğa çıkmıştı. Parmağındaki alyans, bir zamanlar hayallerini süsleyen piyanist ellerinin şimdiki sıradanlığını vurguluyordu sanki. On sekiz yaşındayken bambaşka bir hayatın eşiğindeydi; şimdi ise otuz ikisinde, küçük bir muhasebe ofisinde, rakamlar arasında kaybolmuş, unutulmuş bir

Yitirilmiş Notaların Fısıltısı Devamını Oku »

Taşın Fısıltısı

Bazı vedalar, sessiz bir mezar taşından ibaret değildir. Onlar, yarım kalmış bir şarkının son notası gibi kulaklarda çınlar; pişmanlıkların, söylenmemiş sözlerin ve yaşanmamış anların ağırlığını taşır. Elif, Kenan’ın mezarının başında dururken, üzerinde taşıdığı yükün toprağın ağırlığından daha fazla olduğunu hissetti. Hava buz gibiydi, tıpkı yıllardır kalbine çöken o garip soğukluk gibi. Kenan gitmişti, ansızın, hiçbir

Taşın Fısıltısı Devamını Oku »

Sessizliğin Ardındaki Çınar

Adnan Usta, parmaklarının ucuna sinmiş çam kokusunu, zımpara tozunu ve vernik buharını ciğerlerine her çektiğinde, hayatın acımasız gerçeklerinin bu küçük atölye duvarları arasına nasıl sığdığına şaşırırdı. Gözlüğünü burnuna doğru itti, son rötuşlarını yaptığı antika konsolu dikkatle inceledi. Akşam güneşi, tozlu camlardan süzülüp döküldüğü ahşabın üzerine, yorgun ruhuna huzurlu bir ışık demeti bırakmıştı. Ama huzur, Adnan

Sessizliğin Ardındaki Çınar Devamını Oku »

Gözyaşının Tuzlu Tadı

Yağmur damlaları pencereyi döverken, Nazlı’nın içindeki fırtına da dışarıdaki havaya inat, şiddetleniyordu. Elindeki kupadan yükselen buhar, yüzünü okşasa da içindeki soğuğu dindirmeye yetmiyordu. Otuz beşine merdiven dayamıştı, on yıldır Emre ile evliydi. Emre, mükemmel bir eş, tanınmış bir mimardı. Sakin sahil kasabasında herkes onlara imrenerek bakardı. Güzel bir ev, iyi bir gelir, sosyal bir çevre…

Gözyaşının Tuzlu Tadı Devamını Oku »

Gölgeler ve Pencereler

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir şehrin gölgesinde, kendi hayatının kusursuz deseninde bir iplik gibi dokunmuştu. Boğaz’a nazır, cam cepheli modern apartman dairesi, çocukluğundan beri hayalini kurduğu her şeyi sunuyordu: Başarılı bir mimarlık kariyeri, güven veren bir eş, Can, ve hayatının neşesi, sekiz yaşındaki kızı Defne. Her şey yerli yerindeydi, olması gerektiği gibiydi. Ama bazen,

Gölgeler ve Pencereler Devamını Oku »

Yukarı Çık