Yaralı Deniz Kabukları
Ayşe, sabah kahvesini yudumlarken, dışarıdaki yağmura takıldı gözleri. İstanbul’un kasvetli kış sabahlarından biriydi. Camdaki buğuyu parmağıyla sildi, pencerenin ardındaki griliği daha net görmek ister gibi. Yanı başında, Can’ın kahvaltı tabağı, her zamanki gibi düzenliydi; zeytinler yan yana, peynir dilimleri kare kare. Can, her zaman böyleydi: düzenli, öngörülebilir, güvenli. Ve bu güvenli liman, bazen boğucu bir
Yaralı Deniz Kabukları Read More »
