Geçmişin Kıyısında, Geleceğin Eşiğinde
Fırat, parmaklarının ucunda tuttuğu soğuk kahve bardağıyla, kırk yedi katlı gökdelenin 32. katındaki camdan grileşmiş İstanbul silüetine bakıyordu. Başarısı, şehrin boğazındaki inci kolye gibi parlasa da, içindeki boşluk, o parıltıyı yutan dipsiz bir kuyuydu. Kurumsal merdivenleri tırmanırken geride bıraktığı her şey, şimdi devasa birer hayalete dönüşmüş, onu bu zirvede yapayalnız bırakmıştı. Telefonu masanın üzerinde titrediğinde,
Geçmişin Kıyısında, Geleceğin Eşiğinde Read More »
