Hikayeler

Kayıp Miras

Eski ahşap atölyenin küf kokusuyla karışık tozlu havası, Elif’in ciğerlerine dolduğunda garip bir huzur hissi yayıldı tüm benliğine. Burası babasının krallığıydı; oymalar, vernik kokuları ve bitmemiş projelerle dolu, her köşesi hikaye anlatan bir mabet. Şimdi, babasının vefatından sonra ilk kez bu kadar uzun süre burada kalıyordu. Gözleri pencere kenarındaki eski oyma tezgahına takıldı; babasının son

Kayıp Miras Read More »

Kırık Çizgiler, Eğri Desenler

Demir’in elleri, yılların alın teriyle cilalanmış meşe ağacı gibi, nasırlı ama işine tutkundu. Her bir lifinde babasından, dedesinden miras kalan zanaatın hikâyesini taşıyordu. O hikâyede dürüstlük, azim ve sağlam bir söz vardı. Yılmaz Mobilya’nın atölyesi, Demir için sadece bir işyeri değil, aynı zamanda ailesinin kalbi, ruhuydu. Gençliğinde, babasıyla beraber testere sesleri eşliğinde büyümüş, ağacın dilini

Kırık Çizgiler, Eğri Desenler Read More »

Taşra Değil, Dünya Yıkıldı

Selim Kılıç, kolundaki patek philippe saatin gösterdiği zamanı umursamazca bir kez daha kontrol etti. Geç kalıyordu, hem de çok. Büyük bir birleşme anlaşmasının son imza toplantısıydı ve onun gibi “başarıyı” tanımlayan bir adam için geç kalmak kabul edilemezdi. İstanbul’un öğleden sonraki boğucu trafiği, lüks Audi GLS’inin klimalı konforunda bile sinirlerini yıpratıyordu. Telefonu bir kez daha

Taşra Değil, Dünya Yıkıldı Read More »

Sır Perdesi

Elif, kadehini Can’ın kadehine nazikçe vurduğunda, camdan çıkan o narin ses, tüm yaşamının melodisi gibiydi. “Beşinci yılımız kutlu olsun sevgilim,” dedi, gözleri parıldayarak. Can, onun elini kendi avucunun içine aldı, parmaklarını okşarken derin bir nefes verdi. “Nice beş yıllara, hayallerimizle dolu yıllara.” Restoranın loş ışıkları, üzerlerine romantik bir tül gibi seriliyordu. Elif, bu adamın kendisi

Sır Perdesi Read More »

Kayıp Yılların Mirası

Elif, yıllar önce kaybettiği aşkın boşluğunu modern mimarinin keskin çizgileriyle doldurmaya çalışıyordu. Her çizdiği binaya, her tasarladığı mekâna, yüreğindeki o on yıllık boşluğun acısını akıtıyor, böylece somut bir şeyler yaratabildiğine inanıyordu. İstanbul’un kalabalığında, işinin zirvesinde, yirmili yaşlarının sonunda başarılı bir kadındı. Güçlüydü, dik duruyordu, kimseye ihtiyacı yoktu. En azından öyle sanıyordu. Salı sabahıydı. Ajandasında yeni

Kayıp Yılların Mirası Read More »

Kavaklı’daki Sessiz Çığlık

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla pencereye vuran güneşi izlerken, parmağındaki ince alyansa dokundu. On iki yıl. On iki yıl, Emre’yle paylaştıkları her şeyin, her gülüşün, her hayalin özetiydi o halka. Özellikle de, Kavaklı’daki küçük arazi parçasının. Kendi evleri olacaktı orada, şehirden uzakta, zeytin ağaçlarının gölgesinde, belki bir gün çocuklarının koşup oynadığı bir bahçe. Emre’nin büyükbabasından kalan

Kavaklı’daki Sessiz Çığlık Read More »

Yarım Kalan Bir Hikaye

Elif, pazar sabahlarının o huzurlu sessizliğini severdi, özellikle de Mert’in kollarına gömülü, tüm dünyanın kendi etrafında döndüğünü hissettiği anları. Yıllar süren azmin, emeğin ve aşkın bir ürünüydü onların hayatı. Mert, yoksul bir geçmişten tırnaklarıyla kazıyarak gelmiş, kendi işini kurmuş başarılı bir iş insanıydı. Elif ise, ince zevklere sahip, detaycı bir mimar olarak, bu hayata estetik

Yarım Kalan Bir Hikaye Read More »

Kırık Kadehlerin Şarkısı

O dosya masasına düştüğünde Can, hayatının akışının geri dönülmez biçimde değişeceğinden habersizdi; sadece bir başka müvekkil, bir başka çaresiz hikaye sanmıştı. İstanbul’un göbeğindeki, cam cephesi şehrin ışıklarını yansıtan modern hukuk ofisinde, Can yıllarca süren disiplinli çalışmanın ve vicdanlı kararların birikimiyle yükselmiş, adı dürüstlük ve yetkinlikle anılan genç bir avukattı. Masasındaki maun kaplamanın soğuk yüzeyi, onun

Kırık Kadehlerin Şarkısı Read More »

Aynadaki Yabancı

Elif, annesinin o keskin parfüm kokusuyla harmanlanmış, eskidikçe buram buram anı tüten çalışma odasına girdiğinde, her zaman hissettiği o hafif gerilimi yine hissetti. Odanın her köşesi, Ayşe Hanım’ın titizliğinin ve düzen takıntısının bir kanıtıydı; raflar mükemmel hizalanmış kitaplarla, masanın üzeri düzenli evrak yığınlarıyla doluydu. Kırkına merdiven dayamış bir mimar olarak Elif, annesinin bu disiplinli yaşam

Aynadaki Yabancı Read More »

Toprak Kokusu ve Cam Kuleler

Elif, İstanbul Boğazı’nın o bitmeyen, o hep canlı mavisini kucaklayan cam kulelerin birinden dışarı bakarken, hayatının kusursuz bir mimari eseri olduğunu düşündü. Her tuğlası, her kolon betonu, her pencere camı büyük bir özenle, geçmişin tozlu taşlarının üzerine inşa edilmişti. Önünde duran devasa projenin maketine kaydı bakışları; Haliç’in kıyısında yeşil bir cennet yaratma hayali. Şehrin kaosuna

Toprak Kokusu ve Cam Kuleler Read More »

Scroll to Top