Hikayeler

Gölgenin Kıyısında Bir Lale

Kapıdaki zilin cırtlak sesi, Elif’in yıllardır taşıdığı o boşluğa saplanan iğne gibiydi. Küçük, loş antika dükkanının ahşap zemini her adımda gıcırdar, duvarlardaki tozlu aynalar geçmişten kalma gölgeleri yansıtırdı. Elif, dükkanın kuytuluğuna gizlenmiş, zamanla cilalanmış bir sehpanın üzerindeki oymaları incelerken, her yeni günün getirdiği sessizliği iliklerine kadar hissederdi. Yaşı kırklıların sonuna dayanmış, ancak bakışlarındaki yorgunluk ve

Gölgenin Kıyısında Bir Lale Read More »

Yıkık Duvarlar Arasında

Emir, sabahın erken saatlerinde, lüks SUV’sinin ısıtmalı koltuğuna gömülmüş, şehri uykusundan uyandıran soğuk havaya inat, içeride çalan sakin caz müziğine eşlik ediyordu. Camdan dışarı süzülen eski binalar, birbirine yaslanmış cumbalı evler, ona göre bir karmaşa, düzensizlik yığınıydı. Gözlerinde ne bir estetik ne de bir tarih değeri taşıyordu; sadece yıkılması ve yerine modern, işlevsel yapılar inşa

Yıkık Duvarlar Arasında Read More »

Çatlak

Elif, kırk yaşının ortasında, hayatını milimetrik hesaplarla kurmuş, kontrolü elden bırakmayı sevmeyen bir mimardı. Duvarları düz, planları net, geleceği belirliydi. Evliliğinde de, işinde de, hatta hafta sonu rutininin ayrıntılarında bile bu düzen takıntısı kendini gösterirdi. Ancak annesi Ayşe’nin ani vefatı, Elif’in kusursuz sandığı bu duvarlara ilk çatlağı atmıştı. Şimdi ise, annesinin geride bıraktığı eşyaları düzenlerken

Çatlak Read More »

Geçmişin Kırık Aynaları

Defne’nin hayatı, boğazın pırıltısını kucaklayan cam ve çelik binalar gibi sağlam ve kusursuz görünüyordu. Her sabah, Bebek sahilindeki dairesinin geniş penceresinden maviye çalan denizi seyrederken, kalbiyle zihni arasındaki yirmi yıllık anlaşmayı bir kez daha onaylardı: geçmiş geride kalmıştı, gömülmüştü, artık yoktu. O, Defne Ersoy’du, başarılı bir mimar, harika bir eş, şefkatli bir anne. Ama her

Geçmişin Kırık Aynaları Read More »

Yarım Kalan Suret

Elif’in düğününe sayılı günler kalmıştı. Ev, telaşla neşenin, bitmek bilmeyen hazırlıkların ve görünmez gerginliklerin birbirine karıştığı bir kokteyle dönmüştü. Dantel perdeler, gümüş tepsiler, bohça bohça çeyizler… Her köşede yeni bir detayın peşine düşülüyor, her telefon konuşmasıyla yeni bir onay alınıyordu. Ama tüm bu hareketliliğin, tatlı gürültünün ortasında Ayşe, bir gölge gibi dolaşıyordu. Yüzündeki yorgunluk, sadece

Yarım Kalan Suret Read More »

Kırık Camlar ve Yeni Bir Bahar

Elif, Kadıköy’deki küçük sahaf dükkanının tozlu rafları arasında, günün sessizliğini bozan tek şeyin dışarıdan gelen tramvay gürültüsü olduğunu düşünürken, kapıdaki zil çaldı ve içeri giren siluetle tüm zaman durdu. Gözlerini zarifçe çerçeveleyen eski gözlüklerini burnunun ucuna indirdi. Karşısında, geçmişten fırlayıp gelmiş, ama zamanın ve pişmanlığın izlerini taşıyan Kaan duruyordu. Yedi yıl. Tam yedi yıl geçmişti

Kırık Camlar ve Yeni Bir Bahar Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Ayşe’nin elleri, yılların yorgunluğunu sırtlanmış, kucağındaki sararmış fotoğrafta donup kalmıştı. Fotoğraftaki çocuk gülümsüyordu, Ayşe’nin içindeki sızı ise hiç dinmiyordu. Oğlu Can, henüz yedi yaşındaydı o fotoğrafta; çilli yanaklarıyla, kocaman gözleriyle masumca dünyaya bakıyordu. Şimdiki Can’a, iş hayatının acımasız merdivenlerini tırmanmış, yorgun ve hırslı adama hiç benzemiyordu. Ayşe, fotoğrafı usulca göğsüne bastırdı, soğuk camın sertliği bile

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Kan Bağları ve Gölge Sırlar

Ayşe’nin hayatı, o gün mutfakta elinden düşen su bardağıyla değil, doktorun soğuk, kesin cümlesiyle tuzla buz oldu. “Kronik böbrek yetmezliği, son evre. Acil bir nakil gerekiyor, Ayşe Hanım.” Kelimeler, beyninde bir yankı odasına hapsolmuş, her defasında daha büyük bir gürültüyle çarpıp dağılıyordu. Murat, eşinin hastane yatağının başında, sanki tüm dünya o an başlarına yıkılmış gibi

Kan Bağları ve Gölge Sırlar Read More »

Kayıp Miras

Eski ahşap atölyenin küf kokusuyla karışık tozlu havası, Elif’in ciğerlerine dolduğunda garip bir huzur hissi yayıldı tüm benliğine. Burası babasının krallığıydı; oymalar, vernik kokuları ve bitmemiş projelerle dolu, her köşesi hikaye anlatan bir mabet. Şimdi, babasının vefatından sonra ilk kez bu kadar uzun süre burada kalıyordu. Gözleri pencere kenarındaki eski oyma tezgahına takıldı; babasının son

Kayıp Miras Read More »

Kırık Çizgiler, Eğri Desenler

Demir’in elleri, yılların alın teriyle cilalanmış meşe ağacı gibi, nasırlı ama işine tutkundu. Her bir lifinde babasından, dedesinden miras kalan zanaatın hikâyesini taşıyordu. O hikâyede dürüstlük, azim ve sağlam bir söz vardı. Yılmaz Mobilya’nın atölyesi, Demir için sadece bir işyeri değil, aynı zamanda ailesinin kalbi, ruhuydu. Gençliğinde, babasıyla beraber testere sesleri eşliğinde büyümüş, ağacın dilini

Kırık Çizgiler, Eğri Desenler Read More »

Scroll to Top