Hikayeler

Geciken Kordon

Yirmi iki yıl. Yirmi iki yıl boyunca her gece aynı rüya, aynı çaresiz feryat Elif’in boğazına düğümlendi. Hastane koridorunun buz gibi fayanslarında, bebeğinin kundağını bir daha hiç görmeden yitirişinin anısı, kalbinin en kuytu köşesinde paslı bir çivi gibi duruyordu. “Ölü doğdu, Elif. Maalesef çok uğraştık,” demişti doktor, sesinde sahte bir kederle. Elif o gün, yalnızca

Geciken Kordon Read More »

Gölgelerin Mimarı

Güneş, Emre’nin yüzünü yalayıp geçerek, İstanbul Boğazı manzaralı lüks dairesinin camlarından içeri süzülüyordu. Yirmi kat aşağıda, şehrin uğultusu henüz tam anlamıyla başlamamıştı ama Emre’nin zihnindeki gürültü her zamankinden daha yoğundu. Eli, karısı Ayşe’nin başucundaki boşlukta, alışkanlıkla bir an durakladı. Ayşe ve kızları Elif, hafta sonu erkenden uyanıp sahilde yürüyüşe çıkmışlardı. Emre, her zaman olduğu gibi,

Gölgelerin Mimarı Read More »

Yarım Kalan Nefes

Elif, yıllar boyu aynı ritüelle başladı her sabahına. Kuş sesleriyle uyanıp, mutfaktaki pencereden bahçeye uzanan incir ağacına bakardı. Gölgesinde, küçük, mermerden bir levha vardı. “Canım Oğlum, Mehmet’imiz. Kalbimizde daima…” yazıyordu üzerinde. Mehmet, otuz yıl önce, henüz kundakta bir bebekken, o korkunç deprem gecesi Elif’in kollarından kayıp gitmişti. Her gün, o levhanın etrafındaki toprağı havalandırır, taze

Yarım Kalan Nefes Read More »

Gözlerdeki Saklı Gerçek

Elif, yıllarca hayatını titizlikle örülmüş bir halı gibi yaşamıştı; her ilmeği sağlam, her deseni tanıdık ve rahatlatıcı. Otuz yedi yaşındaydı, başarılı bir mimardı, İstanbul’un kalabalık ritminde kendi sakin köşesini bulmuş, sevgi dolu anne-babası Ayşe ve Hasan’la sıkı bağları olan, huzurlu bir hayat sürüyordu. Ta ki o güne kadar. Anneannesi Emine vefat ettiğinde, Elif’in görevi, yılların

Gözlerdeki Saklı Gerçek Read More »

Yitik Mektup, Kırık Güven

Elif, sıradan bir salı akşamüstü, mutfağının camından içeri süzülen altın rengi gün batımına bakarken, hayatının kusursuz bir denge üzerine kurulu olduğunu düşünüyordu. Annesi Ayşe, karşısındaki sandalyede oturmuş, elindeki örgüyü usulca tığlarken, bir yandan da haftalık alışveriş listesini gözden geçiriyordu. Elif, kocası Murat’la olan yedi yıllık evliliğinde huzuru, işinde başarıyı, annesiyle olan ilişkisinde ise derin bir

Yitik Mektup, Kırık Güven Read More »

Sessiz Fısıltılar

Sabahın ilk ışıkları Ayşe’nin yorgun gözlerine vurduğunda, yine aynı acımasız ritüel başlamıştı. Parmak uçlarından başlayıp eklemlerine yayılan o tanıdık sızı, her geçen gün daha bir hükmediyordu bedenine. Yorganı usulca üzerinden atıp doğrulmak, sanki bin yıllık bir taş bloğu kaldırmak gibiydi. Yüzünde, uykusunda bile silikleşmeyen bir maske vardı; görünmez bir güçle, her sabah yeniden çizdiği bir

Sessiz Fısıltılar Read More »

Taşın Acı Gölgesi

Elif’in hayatı, İzmir’in Çeşmealtı sahilinde babasından miras kalan o eski taş evdi. Rüzgarın tuzlu kokusunu taşıyan, her köşesi anılarla dolu, ama aynı zamanda kaderine terk edilmiş, yıkık dökük bir yapı. Elif, yıllardır o evin bahçesine seramik atölyesi kurmanın, çamurla dans edip ruhuna şekil vermenin hayaliyle yaşıyordu. Bir bankada yaptığı sıkıcı gişe memurluğu işinden artırdığı her

Taşın Acı Gölgesi Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Hastanenin antiseptik kokusu, Elif’in genzini yakıyordu. Beyaz koridorların soğukluğu, içinde kopan fırtınanın yanında hiç kalırdı. Babası Kemal, yoğun bakımdaydı. Hayatının direği, sarsılmaz çınarı, şimdi bir nefes makinesine bağlı, kırılgan bir bedendi. Elif’in dünyası, babasının kalbiyle birlikte tekliyordu. Annesi Ayşe, camın arkasından, babasına bakarken donuklaşmış bir heykel gibiydi. Yüzünde sadece endişe değil, daha derin, daha eski

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Gözdeki Gölge

Aylin, aynadaki yorgun yüzüne baktığında, aslında neyi görmediğini bilmiyordu; ta ki o eski ahşap kutu avuçlarına düşene dek. Kırkına merdiven dayamış, saçlarında ince beyaz teller belirmeye başlamış olsa da, zamanın yüzünde bıraktığı izler ruhundaki kadar derin değildi. On beş yıl önce girdiği o hevesli evlilik, yedi yıl sonra sessiz bir fısıltıyla sona ermiş, ardında Zeynep

Gözdeki Gölge Read More »

Yitirilmiş Bir Koku, Bulunmuş Bir Nefes

Ayşe, mutfaktaki mermer tezgaha yayılan un kokusunu derin bir nefesle içine çekti. Bu koku, yirmi üç yıldır onun sığınağı, yoldaşıydı. Fırının sıcaklığı, hamurun diriliği, tatlıların insanlarda yarattığı o anlık mutluluk… Hepsi, içinde taşıdığı, asla dinmeyen sızıyı uyuşturmanın bir yoluydu. “Ayşe’nin Fırını”, İzmir’in bu küçük semtinde bir lezzet durağı olmanın ötesinde, Ayşe’nin de yeniden var olduğu

Yitirilmiş Bir Koku, Bulunmuş Bir Nefes Read More »

Scroll to Top