Hikayeler

Kumdan Kale

İstanbul’un akşamüstü ışıkları, Deniz’in ofisinin camlarından süzülüp devasa mimari maketin üzerine vururken, genç kadının zihninde tek bir kelime yankılanıyordu: “Açık Kent”. Bu, sadece bir proje değil, yıllardır süregelen emeğinin, uykusuz gecelerinin ve sarsılmaz inancının somutlaşmış haliydi. Büyük bir yerel yönetim ihalesiydi ve firması için bir dönüm noktası olacaktı. Deniz, kariyerinin zirvesine doğru tırmanırken, parmak uçlarında

Kumdan Kale Read More »

Yükseklerde Bir Çığlık

Metin, her sabah gün doğmadan önce uyanır, soğuk suyla yüzünü yıkar ve penceresinden kule gibi yükselen inşaat halindeki gökdeleni izlerdi. O gökdelen, sadece tuğla ve çimentodan ibaret değildi; Metin’in umutları, hayalleri ve memleketindeki anasının, babasının gözlerindeki bekleyişti. Bu şehrin betondan kalbine doğru attığı her adım, hem kendisi hem de geride bıraktıkları içindi. Şantiyede, kaskını takar

Yükseklerde Bir Çığlık Read More »

Yitik Seslerin Yankısı

Kentin soğuk ışıkları, Can’ın cam kuledeki ofisinden içeri sızarken, kazandığı her şeyin aslında hiçbir şey olduğunu fısıldıyordu kulağına. Yirmi beşinci kattan İstanbul’a bakarken, binaların keskin hatları, onun hayatının da ne denli keskin ve ayrık çizgilerle örüldüğünü hatırlatıyordu. Başarılı bir mimardı, adı sektörde saygıyla anılırdı. Genç yaşta kurduğu şirket, şimdi milyonlarca liralık projelere imza atıyordu. Ama

Yitik Seslerin Yankısı Read More »

Taşın Altındaki Gölge

Emin Arslan, ödülü kabul etmek için sahneye çıktığında, spot ışıkları tüm ihtişamıyla üzerine yığıldı. Yüzünde kusursuz bir tebessüm, bakışlarında ise İstanbul silüetine yönelttiği o meşhur, kendinden emin ifade vardı. “Yılın İnşaat Müteahhidi” plaketini alırken, salonu dolduran yüzlerce iş insanı, siyasetçi ve medya mensubu ayakta alkışlıyordu. Konuşması, ülkenin geleceği, kentsel dönüşüm ve “Arslan Holding”in şehre kattığı

Taşın Altındaki Gölge Read More »

Kırık Hayaller Kahvesi

Elif, yıllardır biriktirdiği umutlarını ve üniversiteden kalma yirmi yıllık arkadaşlığını, henüz kurumamış taze boya kokan duvarlara asılı o kahve dükkanının tabelasına mıhlamıştı: “Hayalperestler Kahvesi”. Tabelayı astıran Demir’di. Elif her zaman pratik ve ayakları yere basan taraf olmuş, Demir ise adı gibi demir kadar güçlü bir iradeye sahip, insanları ikna etme konusunda doğuştan yetenekli, gözleri parıldayan

Kırık Hayaller Kahvesi Read More »

Geçmişin Kıyısında Bir Veda Dansı

Kafenin buğulu camından süzülen şehir ışıkları, Elif’in elindeki kahve fincanında dans ediyordu; ama o ışıklar, kalbindeki buz dağını eritmeye yetmiyordu. İstanbul’un yorucu ritmi, yirmi dokuz yıllık hayatının her köşesini sarmış, onu görünmez bir ağın içine hapsetmişti. Başarılı bir marka yöneticisiydi, göz alıcı bir dairede yaşıyor, şık arabalar kullanıyordu. Dışarıdan bakıldığında her şeye sahipti; oysa içinde,

Geçmişin Kıyısında Bir Veda Dansı Read More »

Gölgedeki Zafer

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir şehrin üzerinde süzülen, Boğaz manzaralı dairesinde gözlerini açtığında, hayatının her santiminin kusursuz bir mimari çizim olduğunu düşünüyordu. Modern sanat eserleri gibi minimalist, ferah ve her bir köşesinde başarının kokusu sinmiş bir yaşam. Kocam Mehmet’in yanındaki boşluk, onun erken kalkıp işine olan tutkusunun sessiz bir kanıtıydı. Elif de ondan farksızdı;

Gölgedeki Zafer Read More »

Gönlümdeki Sanduka

Baharın ilk ılık rüzgarları pencereden içeri süzülürken, Elif mutfakta kocasının en sevdiği poğaçaları tepsiye diziyordu. Fırından yükselen mis kokular, dışarıdaki şehrin gürültüsünü bastırıyor, evlerini saran huzuru pekiştiriyordu. Emre ile evliliklerinin onuncu yılına girmişlerdi ve Elif, her geçen gün bu adamla kurduğu hayata daha sıkı sarılıyordu. Onlarınki, çevresindekilere örnek gösterilen, küçük kusurları bile sevgiyle örtülmüş, sağlam

Gönlümdeki Sanduka Read More »

Kırık Sandık

Duvar saatinin tik takları, Zeynep’in elindeki zarfın hışırtısını bastıramıyordu. Parmağı zarfın kenarını yoklarken kalbi göğüs kafesinde bir kuş gibi çırpınıyordu. Londra’dan gelmişti. Yılların emeği, uykusuz gecelerin bedeli, hayallerinin somutlaşmış haliydi bu ince kağıt parçası. Derin bir nefes alıp yavaşça açtı. “Tebrikler, mimarlık yüksek lisans programımıza kabul edildiniz.” Kelimeler dans ediyordu gözlerinin önünde. Başarmıştı! Çocukluğundan beri

Kırık Sandık Read More »

Yarım Kalan Portre

Elif, mutfak penceresinden dışarıya, birbirine tıpatıp benzeyen gri apartman bloklarına bakarken, hayatının da bu manzaradan pek farklı olmadığını düşündü. Her sabah aynı saatte uyanır, aynı kahvaltıyı hazırlar, aynı cümleleri kurardı Metin’le. Yirmi yıllık evlilikleri, bir deniz feneri gibi sağlam ve gösterişsiz, ama aynı zamanda sonsuz bir tekdüzeliğin sembolüydü. Metin iyi bir adamdı; çalışkan, sorumluluk sahibi,

Yarım Kalan Portre Read More »

Scroll to Top