Hikayeler

Kilitli Sandıktaki Miras

Elif, taze boya kokusunun sarmaladığı, Kadıköy’deki küçük atölyesinde, tuvalin üzerindeki son fırça darbesini atarken gülümsüyordu. Koyu lacivert gökyüzü, yıldızların parıltısıyla can bulmuştu. Bu, Anadolu’daki babaannesinin evinin damından gördüğü bir geceydi; çocukluğunun en huzurlu anılarından biri. O eski evin, küçücük bir sanat inziva merkezine dönüşeceği günü hayal ediyordu. Yazları orada kalacak, atölyeler düzenleyecek, ruhunu toprağın sesine

Kilitli Sandıktaki Miras Read More »

Geçmişin Gölgesi

Onu o kahve dükkanının penceresinden, yağmurun bulanıklaştırdığı camın ardında gördüğümde, zaman sadece durmakla kalmadı, geriye sardı da. Yedi yıl. Yedi yılın acımasız silüeti, aniden bir gölge gibi üzerime çöktü. Elindeki siyah şemsiyeyi yavaşça kapatıp içeri girdi. Saçları hala o bildik dağınıklıkta, yüzünde hafif bir yorgunluk ama o gözler… O kehribar renkli gözler hala aynı yakıcı

Geçmişin Gölgesi Read More »

Gözlerdeki Gölge

Zeynep’in sesi, annesi Ayşe’nin yıllardır özenle ördüğü sessizliği bir anda yırtıverdi. “Anne! İnanamayacaksın! Kaan’ın ailesiyle tanışacağız! Beni bu hafta sonu yemeğe davet ettiler!” Mutfakta kurabiye hamurunu yoğuran Ayşe’nin elleri dondu. Bakışları, pencereden dışarıdaki yağmurlu İstanbul manzarasına takılı kaldı. O an, güneşli bir bahar günü bile olsa, Ayşe’nin içini bir anda buz kesti. Yutkundu. Yüzüne sahte

Gözlerdeki Gölge Read More »

Mühürlü Mektup

Ayşe Hanım’ın vefatıyla hayatlarının merkezinden kocaman bir parça kopmuştu; ama Elif, cenaze evinin telaşında bu boşluğu hissetmeye pek vakit bulamıyordu. Üç gün boyunca kapıları hiç kapanmayan evde, taziyeleri kabul etmek, gelenlere ikramda bulunmak, annesinin bıraktığı o düzeni son bir kez sürdürmek, Elif’in kendince yas tutma biçimiydi. Kardeşi Murat ise daha sessizdi. O, annesinin en sevdiği

Mühürlü Mektup Read More »

Geçmişin Gölgesi, Geleceğin Bedeli

Elif, mutfak penceresinden akşamüstü İstanbul’unun kızıl göğüne bakarken, elindeki sıcak çay bardağının buğusunun yüzüne vuruşunu hissetti. Yanında, Zeynep’in kahkahası yankılanıyordu. “Yine mi daldın Elif? Ne düşünüyorsun öyle?” Zeynep, her zamanki gibi enerjik, hayat dolu, pırıl pırıl bir kadındı. Ablasıydı, en yakın arkadaşıydı, ve şimdi onun mutfağında, hayatlarının sıradan akışında, Elif’in kalbinde büyüyen o tarifsiz düğümün

Geçmişin Gölgesi, Geleceğin Bedeli Read More »

Beton ve İpek

Ayaz, elindeki mimari eskizi son bir kez kontrol ederken, gölgesi şantiyenin tozlu zeminine devasa bir figür gibi düşüyordu. Akşamüstü güneşinin altın rengi ışıkları, henüz tamamlanmamış bu lüks villanın kaba beton duvarlarına vuruyor, ona hem bir zafer hem de içinde büyüyen bir yabancılaşma hissi veriyordu. Burası, Türkiye’nin en köklü ve varlıklı ailelerinden biri olan Arslanhanlar’ın yeni

Beton ve İpek Read More »

Biriken Borç

Emre’nin neşesi mutfağın her köşesine yayılıyordu. Parlayan gözleri, sanki geleceği çoktan avuçlamış gibiydi. “Anne, baba! Aylin’le sonunda karar verdik. O ev… Hani şu Çengelköy’deki, denizi gören. Banka kredisi onaylandı sayılır, ama o peşinat var ya, o peşinat…” Son cümlesi, coşkusunun gölgesinde bir beklentiyle asılı kalmıştı. Ayşe, elindeki taze nane demetini yavaşça tezgaha bıraktı. Yüzündeki gülümseme,

Biriken Borç Read More »

Taşın Kalbi

Yıllar sonra, bir düğün salonunun soğuk ışıkları altında, hayatının en büyük yanlışının tam karşısında durmak, Elif’in beklemediği bir soğuk duş etkisi yaratmıştı. Demir. Zaman, onun keskin hatlarına birkaç çizgi eklemiş, saçlarına ince beyazlar düşürmüştü ama gözlerindeki o tanıdık, hüzünlü derinlik aynıydı. Zeynep’in nişan töreni olmasaydı, bu karşılaşmanın imkânsızlığını dilemek için elinden geleni yapardı. Ama kızı,

Taşın Kalbi Read More »

Sır Perdesi Altında

Elif, on beşinci evlilik yıl dönümü yemeğinde, karşısında oturan eşi Mert’e baktı. Loş ışıklı, sakin restoranın penceresinden İstanbul’un ışıkları pırıltılar saçıyordu. Mert’in kırışmaya başlamış göz kenarlarındaki çizgiler, yılların sadece kendilerinden bir şeyler alıp götürmediğini, aynı zamanda onları nasıl da birbirine ördüğünü fısıldıyordu. Sanki her bir çizgi, paylaştıkları bir anının sessiz şahidiydi. Ellerini uzatıp Mert’in elini

Sır Perdesi Altında Read More »

Fısıltılı Duvarlar

Elif, elleri eskiz defterinin üzerinde, çalan telefonun sesiyle irkildi. Yorgun ama mutlu bir gülümseme yayıldı yüzüne. Arayan Selin’di, sesi her zamankinden daha coşkulu, adeta zafer naraları atıyordu. “Elif, başardık! Cemal Bey’in projesi bizim!” Bu haber, yedi yıldır omuz omuza verdikleri hayallerin, uykusuz gecelerin, sayısız fincan kahvenin ve bitmek bilmeyen tartışmaların zirvesiydi. Renkler ve Ruhlar, Elif’in

Fısıltılı Duvarlar Read More »

Scroll to Top