Unutulmayan İz
Elif’in elleri, otogarın uğultusunda, küçücük bir elin boşluğunu hissettiğinde, dünya durmuştu. Kulağında bir uğultu, gözlerinde bir pus. İstanbul, hayatlarında ilk kez geldikleri bu koca şehir, bir anda dev bir canavara dönüşmüş, dört yaşındaki oğulları Cem’i yutmuştu. Metin’in sesi uzaktan, boğuk geliyordu: “Cem! Cem nerede?!” Ama sesler, yüzler, telaşla koşan insanlar, hepsi anlamsız bir uğultuya karışıyordu.
