Hikayeler

Zamanın Sakladığı Sır

Elif, Nişantaşı’ndaki modern sanat galerisinin loş ama sıcak ışıklı atmosferinde, kendi tasarladığı bahçe projelerinin fotoğraflarına bakarken, içinde garip bir huzur ve hafif bir boşluk hissi aynı anda yükseliyordu. Yaptığı işi seviyordu; peyzaj mimarisi sadece toprakla, bitkilerle uğraşmak değil, aynı zamanda ruhsuz mekanlara nefes katmak, onlara bir hikaye fısıldamaktı. Bu sergi, kariyerinde önemli bir adımdı. Gözleri,

Zamanın Sakladığı Sır Read More »

Kumdan Kale

Ayşe, o gece, yıllardır ilmek ilmek ördüğünü sandığı hayat halısının bir ucunun sökülmeye başladığını hissetti. Mutfakta, bulaşık makinesini boşaltırken, Can’ın salonda telefonda konuşurken sesinin tonu kulağına takıldı. Genellikle iş konuşmalarında enerjik, hatta biraz gösterişli olan Can, bu kez fısıldar gibi konuşuyordu. Gergindi, sesi boğuktu ve Ayşe, bir anlığına, duyduğu kelimelerin “kayıp” ve “büyük risk” olduğunu

Kumdan Kale Read More »

Ateşin Gölgesinde Açan Yasemin

Elif’in hayatı, dışarıdan bakıldığında kadife bir kutunun içinde saklı bir inciyi andırırdı. Şehrin en prestijli semtlerinden birinde, boğaz manzaralı, geniş bir daire, her hafta sonu düzenlenen şık davetler, eşi Hakan’ın göz kamaştıran kariyeri… Her şey bir tablonun fırça darbeleri kadar kusursuzdu. Ancak o tablonun renkleri, Elif’in iç dünyasında uzun zaman önce solmuş, yerini gri tonlu,

Ateşin Gölgesinde Açan Yasemin Read More »

Gecenin Kıyısında Bir Çatlak

Selim’in hayatı, boğaz manzaralı teras katı dairesinin pencerelerinden süzülen bahar güneşi gibi parlıyordu. Ünlü bir mimarlık ofisinin genç ve başarılı ortağıydı. Eşi Elif, zarif ve zeki bir sanat tarihi öğretmeni, altı yaşındaki kızları Defne ise eve neşe katan bir enerji yumağıydı. Her şey olması gerektiği gibiydi, hatta fazlasıyla iyiydi. Bu düzen, kusursuz bir mimari çizim

Gecenin Kıyısında Bir Çatlak Read More »

Zirvenin Gölgesi

Emre Aksoy, şehrin en yüksek binasının tepesindeki ofisinde, altında uzanan gri denize bakarken, zirvenin her zaman mutluluk getirmediğini bir kez daha acı bir şekilde anlamıştı. Ellili yaşlarının ortasında, saçlarına düşen aklarla daha da karizmatik bir havaya bürünen Emre, Türkiye’nin en saygın mimarlarından biriydi. Ödüllerle dolu kariyeri, göz kamaştırıcı projeleri ve uluslararası tanınırlığı, dışarıdan bakıldığında kusursuz

Zirvenin Gölgesi Read More »

Şehrin Kıyısında Bir Veda

İki yakayı bir araya getirmek, Emre için ipek bir fular değil, her gün boğazına dolanan bir kementti. İstanbul’un boğucu beton ormanında, nefes almak bile bir lükstü onun için. Mimarlık fakültesini birincilikle bitirmiş, hayalleri Galata Kulesi’nden daha yükseğe uzanan bu genç adam, diplomayı eline aldığında sırtındaki yükün daha da ağırlaştığını hissetmişti. Annesi, babasının vefatından sonra belini

Şehrin Kıyısında Bir Veda Read More »

Taşların Altındaki Gölge

Elif, pencereden dışarı bakarken elindeki sıcak kahvenin buharı yüzünü okşuyordu. Şehrin karmaşası aşağıda uğulduyor, ama bu dairenin yüksek katından, her şey bir tablo gibi durağan görünüyordu. Mimar olarak kendi hayallerini inşa etmiş, Cem gibi sevgi dolu bir adamla evlenmiş, Defne gibi zeki ve pırıl pırıl bir genç kıza anne olmuştu. Hayatı, özenle döşediği bu lüks

Taşların Altındaki Gölge Read More »

Taşın Altındaki Hayaller

Ayaz’ın elleri, köşe başındaki eski demirci atölyesinin paslı kapısını usulca okşadı. Parmak uçlarında yılların birikmiş yorgunluğu, avuç içlerinde ise şekil vermek istediği hayallerin sıcaklığı vardı. Burası, çocukluğundan beri ekmek kokusuyla, alın teriyle yoğrulmuş, mahallenin nefes aldığı yerlerden biriydi. Kendisi de bu nefesle büyümüştü; beton yığınlarının gölgesinde değil, hayatın içinden fışkıran cılız yeşilliklerin, yıkık dökük ama

Taşın Altındaki Hayaller Read More »

Sessiz Tuval

O sabah, hayatlarının geri kalanını sonsuza dek değiştirecek o telefon çaldığında, İstanbul’un gri göğü bile bir yorgan gibi çökmüştü şehrin üzerine. Elif, elinde yarım kalmış kahvesiyle sunumuna hazırlanırken, annesi Ayşe’nin titrek sesi kulaklarında çınladı: “Baban… baban düştü kızım. İyi değil.” Kelimeler havada asılı kaldı, bir tokat gibi yüzüne çarptı. Kemal Bey, ailenin sarsılmaz direği, her

Sessiz Tuval Read More »

Papatya Kokulu Vedalar

Nişan yüzüğü parmağında buz gibi dururken, Ayşe’nin kalbi ilk defa bir başkasının dokunuşuyla erimeye başlamıştı. Düğününe yalnızca haftalar kala, hayatının en önemli kararı çoktan verilmiş, yolu çoktan çizilmişti. Can, iyi bir adamdı. Kararlı, başarılı, ailesinin ve arkadaşlarının gözdesi. Ayşe’nin ailesinin “rüyaların damadı” diye tanımladığı, herkesin parmakla gösterdiği bir mühendis. Ama Ayşe’nin kalbi, Can’ın varlığıyla bile

Papatya Kokulu Vedalar Read More »

Scroll to Top