Hikayeler

Kırık Sandalye

Elif, yılların emeği ve aşkla şekillenen ceviz ağacından sandalyenin pürüzsüz yüzeyinde parmaklarını gezdirdi. Atölyenin hafifçe talaş kokan, vernik ve kahve karışımı tüten havası ciğerlerine dolarken, kalbi gururla kabardı. Burası sadece bir iş yeri değil, Serkan’la birlikte ilmek ilmek ördükleri hayatlarının yansımasıydı. Her bir parça, ellerinden çıkan her bir tasarım, onların ortak düşlerinin, birbirlerine olan inançlarının

Kırık Sandalye Read More »

Gözlerini Boğaza Diktim

Elif’in hayatı, boğazın ışıkları gibi parıldıyordu. Her bir köşesi özenle tasarlanmış, dergilerden fırlamış gibi duran evinde, Hakan’ın omzuna yaslanmış, akşam yemeğinden sonraki huzurlu anların tadını çıkarıyordu. Beyoğlu’nun tarihi dokusuna modern dokunuşlar katan son projesiyle adından söz ettiren genç ve başarılı bir mimardı. Çevresindeki herkes onu şanslı, hırslı ve her zaman güler yüzlü bir kadın olarak

Gözlerini Boğaza Diktim Read More »

Avuçlardaki Mühür

Can, üniversite diplomasını gururla havaya kaldırdığında, annesinin yorgun ellerindeki nasırları değil, kendi parlak geleceğini görüyordu. Alkışlar, tebrikler, hepsi onun içindi. Sahnenin en ucunda, sıradan, biraz solgun kıyafetleriyle, kimsenin dikkatini çekmeden oturan Ayşe ise, oğlunun o ışıltılı gülümsemesine bakarken, avuçlarındaki derin izlerin acısını hissediyordu. Bu izler, onun sessiz yeminiydi; oğlunun geleceği için dökülen her ter damlasının,

Avuçlardaki Mühür Read More »

Geçmişin Mimarı

Elif, hayatının en büyük yarasının, yıllar sonra bir şantiye toplantısında yüzüne tokat gibi çarpacağını asla tahmin etmezdi. Yıllarını mimarlık mesleğine adamış, İstanbul’un çelik ve beton ormanında kendi imparatorluğunu kurmuş, başarılı ve bağımsız bir kadındı. Ancak ruhunun derinliklerinde, Ayvalık’ta bıraktığı gençlik aşkının neden olduğu kapanmamış bir boşluk vardı. Boşluktu çünkü Kerem, hiçbir açıklama yapmadan, sadece birkaç

Geçmişin Mimarı Read More »

Geçmişin Sessiz Çığlığı

Deniz, yıllardır ustaca ördüğü kusursuz hayat ağının bir anda çözülmeye başladığını, o sabah, o eski fotoğraf eline tutuşturulduğunda anladı. Ofisteki asistanı genç kız, masasına usulca bıraktığı zarfı açıklarken Deniz’in kalbi garip bir ritimle çarpmaya başlamıştı. “Bir kurye getirdi, ‘Deniz Hanım’a elden teslim edin’ dedi. İçinde sadece bu vardı.” Deniz, titrek parmaklarıyla zarfı açtı. İçinden çıkan

Geçmişin Sessiz Çığlığı Read More »

Yalanın Gölgesi

Elif, kardeşinin gözlerindeki o parıltıya her baktığında, hayatının en zor zamanlarında bile vazgeçmediği umudun ta kendisini görüyordu. Mert, ondan yedi yaş küçüktü, evin neşe kaynağı, yaramaz çocuğu ve Elif’in adeta ikinci evladıydı. Babaları Ahmet Bey’in zamansız vefatından sonra, anneleri Zeynep Hanım’ın kırılgan omzuna Elif’in güçlü omuzu eklenmiş, Mert’in tüm haylazlıklarına rağmen onu doğru yolda tutmak

Yalanın Gölgesi Read More »

Görünmez Borç

Elif, pencereden dışarı bakarken elindeki fincanın ılıklığını hissediyordu. Baharın ilk günleriydi, sokaktaki akasya ağaçları tomurcuklanmaya başlamış, rüzgar tatlı bir serinlik taşıyordu. Sekiz yaşındaki oğlu Can, içeride çizgi film izlerken kıkırdıyor, sesi mutfağa kadar ulaşıyordu. Hayatlarının bu sakin ritmi, Elif’e hep huzur vermişti. Metin’le on iki yıldır evlilerdi. Basit, gösterişsiz ama sağlam bir hayat kurmuşlardı. Metin

Görünmez Borç Read More »

Çürüyen Temel

Ayşe, mutfak penceresinden Üsküdar’ın puslu sabahını izlerken, elindeki fincanın sıcaklığı içini ısıtıyordu. Beş yıldır evli olduğu Mert ile kurdukları bu küçük, huzurlu dünya, her sabah ona aynı güveni ve dinginliği fısıldıyordu. Mert, ithalat-ihracat işiyle uğraşan, yakışıklı, karizmatik bir adamdı. Sık sık seyahat eder, eve geldiğinde Ayşe’ye dünyaları sunardı. Ayşe ise anaokulu öğretmeniydi. Çocukların saf kahkahalarıyla

Çürüyen Temel Read More »

Geçmişin Rengi

Defne, onca yıl sonra adını bir e-postanın ekinde görmekle kalmayıp, o adın tam da kendi kariyerinin dönüm noktası olacak bir projeyle eşleştiğini görünce, nefes almakta zorlandı. Ekran parmaklarının altında buz gibiydi, oysa kalbi göğsünde gümbürdüyordu. “Doğa Proje İnşaat” ile ortaklaşa yürütülecek “Şehir Ormanı” projesi… Ve iletişim sorumlusu: Emir Soylu. Boğazına oturan yumruyu yutkunmakta zorlandı. Emir.

Geçmişin Rengi Read More »

Açık Kapı

İstanbul’un boğucu griliğinde, ofisinin 23. katından şehrin ritmine bakarken, Elif’in aklında binlerce mil ötedeki bir kasabanın turkuaz suları vardı. Parmakları soğuk alüminyum pencere çerçevesine değdi. Kırkına merdiven dayamış, mimarlık dünyasında adını duyurmuştu; cam ve çelikten kuleler dikmiş, estetik ödülleri kazanmıştı. Ama akşam eve döndüğünde, sessiz dairenin duvarları arasında, başarının tadı genelde buruk olurdu. Telefonun sesi,

Açık Kapı Read More »

Scroll to Top