Hikayeler

Cam Fanus

Bana mükemmel bir hayat verdin, Levent. Ama ben bir cam fanusun içinde yaşıyorum, nefes alıyorum, gülüyorum, varım gibi yapıyorum; oysa içimde kurumuş bir nehir yatağı var. Bu düşünce, Elif’in zihninde son birkaç yıldır yankılanan, hiç dinmeyen bir fısıltıydı. Gözlerini açtığında, yanındaki boşluğa baktı. Levent çoktan kalkmış, işine koyulmuştu. Her sabah olduğu gibi. Yedi yıl önce

Cam Fanus Read More »

Gölgesinde Saklı Yalanlar

Elif, o gün kapısına bırakılan adsız zarfı açtığında, hayatının kusursuz olduğunu düşündüğü o pırıltılı balonun aniden patlayacağını asla tahmin edemezdi. Zarftan çıkan, sararmış, eski bir fotoğraf ve arkasına elyazısıyla yazılmış tek bir cümleydi: “Babanın günahları, gölgen gibi peşinden gelecek, Elif.” Fotoğrafta babası Osman Yılmaz, genç ve gülümseyen haliyle, yanında tanımadığı, sert bakışlı bir adamla bir

Gölgesinde Saklı Yalanlar Read More »

Kırık Camdan Yansıyan Umut

Telefon çaldığında Elif, hayatının rayından çıkmak üzere olduğunu henüz bilmiyordu. Ekranda “Cem” adını görünce kalbi tekledi. Uzun zaman olmuştu, belki de Elif’in Cem’in numarasını silmeye cesaret edemediği kadar uzun. Parmakları tereddütle ekrana dokundu, sanki bir mayın tarlasına girer gibi. “Alo?” Sesi, kendi kulağına bile fazlasıyla gergin gelmişti. Karşıdan Cem’in sesi geldi, boğuk ve telaşlı. “Elif…

Kırık Camdan Yansıyan Umut Read More »

Geçmişin Sessiz Çığlığı

Ayşe, elindeki sıcak kahve fincanıyla pencerenin kenarında durmuş, İstanbul’un boğucu ama aynı zamanda kucaklayıcı karmaşasını izliyordu. Aşağıda, her zamanki gibi telaşlı bir koşuşturmaca vardı. Kırmızı otobüsler, sarı taksiler, gri apartmanlar ve milyonlarca insan… Bu şehir onu yutmak yerine, ona yeni bir hayat vermişti. On yıl önce, Anadolu’nun tozlu bir kasabasından, yırtık pırtık bir valiz ve

Geçmişin Sessiz Çığlığı Read More »

Gölgesindeki Yedi Yıl

Parmakları, soğuk tezgahın pürüzlü yüzeyinde usulca gezinirken, Elif yirmi sekiz yıllık hayatının her günü gibi bu sabah da aynı saatte uyanmış olmanın verdiği o tanıdık yorgunluğu hissetti. Oysa dışarıda güneş, İstanbul’un her zamanki telaşını aydınlatmaya başlamış, yeni bir günün umut dolu vaatlerini fısıldıyordu. Ama Elif için umut, uzun zaman önce sadece kardeşinin gözlerinde parlayan bir

Gölgesindeki Yedi Yıl Read More »

Geçmişin Mimarı

Selim Arıkan, gökyüzüne uzanan cam ve çelik kulelerin soğuk, keskin çizgilerine bakarken, kendi elleriyle yarattığı bu başarının gölgesinde üşüyordu. Otuz katlı plazanın en üst katındaki panoramik ofisinde, İstanbul ayaklarının altındaydı; ancak Selim’in zihni, on beş yıl öncesine, tozlu bir şantiyenin ve korkunç bir hatanın enkazına saplanmıştı. O hata, onun hayatını tamamen değiştirmiş, başarılı bir kariyerin

Geçmişin Mimarı Read More »

Yarım Kalan Bir Nefes

Elif, aynadaki yansımasına baktığında gördüğü kadından memnundu. Otuz sekiz yaşındaydı, başarılı bir mimar, Kerem gibi sevgi dolu bir eşin karısı ve Defne gibi pırıl pırıl bir kız çocuğunun annesiydi. Griye çalan siyah saçları, yılların getirdiği tecrübeyle bilgelik kazanmış gibi parlıyor, gözlerindeki ışıltıysa hayatın ona sunduğu her şeye minnettar olduğunu fısıldıyordu. Kahve fincanını eline alıp balkona

Yarım Kalan Bir Nefes Read More »

Biriktirilen Yalanlar

Elif, mutfak penceresinden dışarıya, grileşen İstanbul semasına baktı. Karşıdaki apartmanların birbirine geçmiş çatılarından yükselen antenler, şehrin karmaşık ve bitmek bilmeyen yaşamını fısıldar gibiydi. Ellerindeki un, tezgâhın mermerinde beyaz bir bulut gibi dağılmıştı. Bugün, Emre ile evliliklerinin beşinci yıldönümüydü ve o, Emre’nin en sevdiği çikolatalı pastayı yapıyordu. Bu özel günü baş başa, evde kutlamak istemişti; dışarının

Biriktirilen Yalanlar Read More »

Geç Kalmış Bir Bahar

Kızının “Kazandım!” çığlığı, Ayşe’nin kalbinde yıllardır susturduğu bir teli titretti. Mutfakta, taze fasulyelerin kılçıklarını ayıklayan parmakları bir an duraksadı, sonra mekanik bir refleksle işine geri döndü. Elif, üniversitenin koridorlarından esen taze bir rüzgar gibi, salona doğru koştu, elindeki parlak renkli broşürü annesine uzattı. “Anne, Erasmus bursu! Paris’e gidiyorum!” Ayşe, avucundaki sebze parçacıklarını bile umursamadan kızının

Geç Kalmış Bir Bahar Read More »

Karanlığın Kokusu

Kahvenin kokusu, Selim’in hayatını her sabah yeniden demliyordu sanki. Eski, köhne ama içi sıcaklık ve anılarla dolu dükkânının kapısını her açtığında, günün ilk ışıklarıyla birlikte ciğerlerine dolan bu tanıdık koku, onu her şeye rağmen ayakta tutan görünmez bir bağdı. “Gültekin Pastanesi ve Kahvecisi”, babadan kalma bu mütevazı işletme, onun sadece geçim kaynağı değil, aynı zamanda

Karanlığın Kokusu Read More »

Scroll to Top