Hikayeler

Yalıda Saklı Gelenekler

Elif, her sabah olduğu gibi, babasından yadigâr kalan, salonun en güneş alan köşesindeki narin orkideleri inceliyordu. Beyaz yapraklar, tıpkı hayatının son demlerini yaşayan bir umut gibi, zarafetle eğiliyordu tomurcuklara doğru. Bir buçuk yıl olmuştu babasını kaybedeli ve Elif, o günden beri hayatının her köşesinde bir boşluk hissetse de, babasının bıraktığı bu güzelliklerle ve yalıyla avunuyordu.

Yalıda Saklı Gelenekler Read More »

Bir Çocuğun Gölgesi

Selin, gelinliğini prova ettiği aynanın karşısında dikilirken, kumaşın her bir katmanında annesinin endişeli nefesini hissediyordu. Ayşe Hanım, bir buçuk aydır yaklaşan düğün için adeta bir orkestra şefi gibiydi; her notayı, her tempoyu kontrol altında tutmak istiyordu. Selin’in kendi kararları, kendi istekleri, bu büyük senfonide küçük bir melodi olmaktan öteye geçemiyordu. “Omuzlar çok mu açık kaldı

Bir Çocuğun Gölgesi Read More »

Kırık Bir Şarkı Gibi

Elif, yılların yıpratıcı akışına inat, ruhunun derinliklerine ustaca gizlediği o kor gibi acıyı yalnızca geceleri, sessizlik ve yıldızlar şahitken çıkarırdı gün yüzüne. İstanbul’un boğaz manzaralı lüks dairesinde, dışarıdan bakıldığında eksiksiz görünen bir hayat yaşıyordu. Mimarlık firmasının ortağı, çevresinde saygı duyulan, güçlü bir kadındı. Ama içindeki boşluk, bazen bir rüzgar esintisi, bazen bir çocuğun kahkahasıyla öylesine

Kırık Bir Şarkı Gibi Read More »

Gölgedeki Gerçek

Defne, galerisinin bembeyaz duvarları arasında, yakında açılacak serginin son hazırlıklarını yaparken hafif bir tebessümle etrafına bakındı. Sanat eserlerinin dinginliği ve düzen, hayatının yansıması gibiydi. Her şey olması gerektiği gibiydi; hatta daha fazlası. Kusursuz bir evlilik, başarılı bir kariyer, güzel bir ev ve Kerem… Kerem, onun hayatının en parlak eseriydi adeta. Karizmatik, zeki, mimarlık kariyerinde zirveye

Gölgedeki Gerçek Read More »

Kuşpınarı’nın Gölgesi

Elif, kristal bir heykelciği nazikçe avucuna alırken, sahneden yükselen alkışlar kulaklarında uğultu gibi yankılanıyordu. Mimarlık dünyasının en prestijli ödüllerinden biriydi bu. Işıltılı elbisesinin içindeki bedeni dik, yüzündeki gülümseme kendinden emindi. Kusursuzdu. Ama kimse, o an titreyen parmaklarını, kalbinin ritmini bozan o ince sızıyı ve zihninin derinliklerinden fırlayıp gelen o küçük, tozlu Anadalu kasabasının hayaletini fark

Kuşpınarı’nın Gölgesi Read More »

Taşın Altındaki Gölge

Kenan, hayatı boyunca her taşın altına bir sır sakladı ama en büyüğü, tam da kendi elleriyle inşa ettiği ihtişamlı duvarların ardında gizliydi. Pencerelerinden Boğaz’ın lacivertine bakan, modern sanat eserleriyle döşeli geniş ofisinde, parmakları masif ahşap masasının pürüzsüz yüzeyinde gezinirken, gözleri yeni projesinin maketinde takılı kaldı. “Umut Sanat Merkezi.” Adı bile ironikti. Yıllarca süren çabanın, uykusuz

Taşın Altındaki Gölge Read More »

Kırık Çizgiler

Elif, yıllarca biriktirdiği hayallerini o projeye dökmüştü. Çizdiği her bir çizgi, tasarladığı her bir köşe, sadece bir bina değil, Adana’nın arka mahallelerinden birinde umut yeşertecek bir toplum merkezinin kalbiydi. Elinde tuttuğu sunum dosyasının ağırlığı, omzundaki tüm yükten daha fazlaydı; bu, onun bağımsız bir mimar olarak var olma, kendi adıyla anılma şansıydı. Karşısındaki “Umut Işıkları Vakfı”

Kırık Çizgiler Read More »

Geçmişin Gölgesi

Elif’in hayatı, pırıl pırıl parlayan bir cam fanusun içindeymiş gibiydi; kusursuz, güvenli ve mutlulukla dolu. Mert’le olan evlilikleri, yılların verdiği olgunlukla harmanlanmış genç bir aşkın tüm sıcaklığını taşıyordu. Beş yaşındaki Defne, onların bu fanusunu her gün kahkahalarıyla şenlendiren güneşti. Elif, başarılı bir mimardı, Mert ise kendi işini kurmuş, her zaman destekleyici ve anlayışlı bir eşti.

Geçmişin Gölgesi Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Elif, parmak uçları buz gibi olan o cam kapıya dokunduğunda, kaderinin o an mühürlendiğini bilseydi, belki de geri dönerdi. Belki de o an bulduğu o eski fotoğrafı bir daha hiç görmez, annesinin gözlerinde yıllardır uyuklayan acının kaynağını asla deşmezdi. Ama geri dönmedi. Eli titreyerek kapının kolunu çevirdi ve içeri, geçmişin karanlık dehlizlerine doğru bir adım

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Kavakaltı’nın Gölgesi

Elif Akın’ın penceresi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, İstanbul’un gri ve betonarmeye teslim olmuş siluetini değil, hayallerini aydınlatırdı. Beyoğlu’ndaki küçük, daracık ofisinde, masasının üzeri hep eskizlerle, notlarla doluydu. Kulağında bir eski plak, gözlerinde ise canlanacak şehirlerin coşkusu vardı. Çizdiği her bina, sadece bir yapı değil, bir yaşam alanı, bir hikayenin başlangıcı olmalıydı. Babası bir inşaat ustasıydı;

Kavakaltı’nın Gölgesi Read More »

Scroll to Top