Hikayeler

Can’ım Yeniden

Elif, yıllar boyu biriken acının donuk ağırlığıyla mermer taşına dokundu. Üzerinde sadece “Can – Doğumu: 12.03.2003” yazan, boş bir mezardı bu. Hiçbir zaman bir bedeni olmamıştı bu mezarın, sadece bir umudun, bir düş kırıklığının ve bitmeyen bir bekleyişin sembolüydü. Yirmi yıl olmuştu. Yirmi yıl boyunca her doğum gününde, her bayramda, her anneler gününde bu boşluğa

Can’ım Yeniden Read More »

Taşınamaz Yük

Elif’in parmak uçları, Fatih’teki eski apartmanlarının buz gibi demir merdiven korkuluklarında gezinirken, soğuk hava ciğerlerine doluyor, şehrin gürültüsü ise zihnine yapışan bir yapışkan gibi dağılmıyordu. Sabahın dördüydü. Annesi Ayşe Hanım’ın astım krizlerinin sıklaştığı, küçük kardeşi Can’ın öksürüklerinin odalarda yankılandığı bu uykusuz gecelerde, ders çalışmak sadece bir lüks değil, aynı zamanda varoluşsal bir direniş halini almıştı.

Taşınamaz Yük Read More »

Sır Perdesi

Elif, hayatının her köşesini özenle inşa etmiş, sağlam temeller üzerine kurulmuş bir kale gibi yaşardı. Kırk üç yaşındaydı, bir muhasebe bürosunda yönetici, iki çocuk annesi, otuz yıllık eşi Can’ın her zaman güvenebileceği bir partnerdi. Ama bu kalenin en sağlam duvarı, ailesiydi. Annesi Ayşe Hanım, babası rahmetli olduğundan beri onlar için hem anne hem babaydı; kardeşi

Sır Perdesi Read More »

Karanlık Temeller

Ayşe, mutfaktaki mermer tezgahın soğukluğunu parmak uçlarında hissederken, eşi Can’ın sesindeki gerginliği ayırt edebilmişti. Telefondaki konuşması her zamanki iş görüşmelerinden farklıydı; tonunda, kelimelerin arkasına saklanmaya çalışan panik vardı. Gecenin bu saatinde, Can’ın başarılı bir mimar olarak taşıdığı o kusursuz maskenin çatladığını hissetti. Altı yıldır evliydiler. İstanbul’un hareketli kalbinde, her köşesi özenle tasarlanmış dairelerinde, kendilerine ait

Karanlık Temeller Read More »

Kırık Camların Ardında

Can Yılmaz, İstanbul siluetine hakim ofisinin devasa camından dışarıya bakarken, hayatının kusursuz bir tablo gibi durduğunu düşünüyordu. Boğaz’ın ışıkları altında parıldayan şehre tepeden bakarken, parmak uçları yavaşça soğuk camda gezindi. Bu cam, sadece dışarıyı değil, içerideki başarı hikayesini de yansıtıyordu: Yenilikçi mimari projelerle adını duyurmuş bir firmanın CEO’su, zarif eşi Elif ve gözbebeği kızı Aylin’le

Kırık Camların Ardında Read More »

Taş Duvarlar ve Kumdan Kaleler

Elif’in parmak uçları, bilgisayar ekranındaki karmaşık çizimler üzerinde gezinirken, Yenimahalle’nin tozlu sokaklarından yükselen, gri betona bulanmış bir geleceği hayal ediyordu. Penceresinden baktığında, güneşin batıya doğru kaydığı, çatısı oluklu sacdan, duvarları sıvasız evlerin arasından yükselen, lüks bir rezidansın parlak camları gözüne çarpıyordu. Kendi küçük ofisindeki bu manzara, hayata tutunma mücadelesinin, adeta görsel bir özetiydi. Yıllarca dirsek

Taş Duvarlar ve Kumdan Kaleler Read More »

Zincirin İlk Halkası

Zeynep, pencereden yağan nisan yağmurunu seyrederken, elindeki fincanın sıcaklığı ruhundaki buzu eritemiyordu. Takvimdeki yirmi beş Nisan’ın altı kırmızı kalemle çizilmişti, tam yirmi yıl önce bugün, hayatının en zor, en yıkıcı kararını vermişti. Bir annenin kalbinden kopan ilk zincir halkasıydı o gün; bir bebeğin kokusu, bir annenin özlemi ve asla dile getirilmeyen bir sır. Apartmanın altıncı

Zincirin İlk Halkası Read More »

Geçmişin Sessiz Çığlığı

Elif, hayatını yaldızlı bir tabağın içine özenle yerleştirilmiş, her detayıyla kusursuz görünen bir elma gibi yaşayalı uzun zaman olmuştu. Mert’le evliliğinin onuncu yılıydı ve boğazın serin rüzgarının estiği bu özel akşam yemeğinde, kadehlerini kaldırdıklarında, parlayan gözlerinden mutluluk okunuyordu. Küçük kızları Deniz, hayatlarının en güzel meyvesiydi, evin neşesiydi. İşinde başarılı, sosyal çevresi geniş, sevgi dolu bir

Geçmişin Sessiz Çığlığı Read More »

Ahşap Kuşun Gölgesi

Ayşe, her sabah olduğu gibi, dükkanını açmadan önce camekânın köşesindeki küçük, el yapımı ahşap kuşu eline alırdı. Hafif zımparalanmış yüzeyi, özenle çizilmiş kanat detayları ve gagası, parmak uçlarında tanıdık bir his bırakırdı. Bu kuş, sadece basit bir obje değildi; 18 yıl önce, 5 yaşındaki kızı Elif’in bir deprem felaketi sonrası kaybolan bedeniyle birlikte, Ayşe’nin kalbinde

Ahşap Kuşun Gölgesi Read More »

Şeker Kokulu Bir Sır

Fırının kapaklarını araladığında yüzüne vuran sıcaklık, Elif’in yıllardır içinde taşıdığı o tanıdık sızıyla harmanlandı. Sabahın erken saatleriydi. Caddeler henüz uyanmamış, dükkanın içi fırından yükselen taze ekmek ve poğaça kokusuyla doluydu. Elif için bu koku, hem bir alışkanlık hem de bastırılmış bir hayalin anımsatıcısıydı. Çocukluğundan beri parmak uçlarında hissettiği un ve şeker kokusu, ona ait olana

Şeker Kokulu Bir Sır Read More »

Scroll to Top