Hikayeler

Şehrin Saklı Işığı

Can, elindeki “Yılın Mimarı” ödülünü buz tutmuş bir heykel gibi tutarken, salondaki alkış sesleri kulaklarında uğultuya dönüşmüştü. Yüzünde yapmacık bir gülümseme, gözleri kalabalıkta rastgele dolaşıyordu, ta ki projeksiyon perdesindeki slaytta, inşa ettiği Şehir Kütüphanesi’nin ilk eskizlerinin arasında, yirmi beş yıl öncesine ait bulanık bir çizime takılana dek. O çizim… Bir an için nefesi kesildi. Kütüphane’nin

Şehrin Saklı Işığı Read More »

Taş Evin Sırrı

Ayşe Hanım’ın yatağının başında toplanmışlardı, her biri annelerinin solan nefesini kendi kayıp hayallerinin sesi sanıyordu. Salonun loş ışığı, duvardaki eski aile fotoğraflarını daha da soluk gösteriyor, yıllanmış ahşap mobilyalar bile bu hüznü içine çekmiş gibiydi. Elif, en büyükleri, her zamanki gibi yüzünde endişe ve yorgunluğun derin çizgileriyle, annesinin titreyen elini tutuyordu. Otuzlarının ortasındaki Cem, koltukta

Taş Evin Sırrı Read More »

Camdan Ev

O eskimiş deri çantayı karıştırırken bulduğu, zarfı açılmamış o kredi kartı ekstresi, Elif’in on yıllık kusursuz evliliğine atılan ilk, küçücük, ama ölümcül kancaydı. Çanta Volkan’ın, uzun zaman önce kullanmayı bıraktığı, köşe dolabın en alt rafına tıkılmış, unutulmuş bir anıttı adeta. Eski evrakları ayıklamak için eline almıştı, yeni taşındıkları evde her şeyin düzenli olmasını istiyordu. Zarfın

Camdan Ev Read More »

Sır Kutu

Elif, babası Metin’in toprağa verildiği o soğuk nisan gününü, zihninin en kuytu köşesine kazımak isterdi. Ne var ki, anılar bir kez yerleşince söküp atmak imkansızdı. Cenaze kalabalık değildi; Metin Bey hayatı boyunca ne sıcak dostluklar kurmuş, ne de ailesiyle derin bağlar geliştirebilmişti. Elif için babası, hep uzakta duran, varlığıyla odanın havasını ağırlaştıran, yokluğuyla ise tuhaf

Sır Kutu Read More »

Geçmişin Kilitli Sandığı

Ayşe, ellerinin kireçlenmiş parmak boğumlarına baktı. Kırk sekiz yaş, tüm ağırlığını ellerine, omuzlarına, ruhuna yüklemişti sanki. Günler, birbirini kovalayan endişeler ve bitmek bilmeyen sorumluluklarla geçiyordu. Babası Orhan Amca, yatağa düşeli bir buçuk yıl olmuştu; ilaçları, bezleri, özel mamaları, hepsi Ayşe’nin tek başına sırtlandığı birer dağdı. Kardeşi Murat’a gelince… O da kendi dağlarıyla boğuşuyordu; bitmek bilmeyen

Geçmişin Kilitli Sandığı Read More »

Taşın Sesi

Deniz, lüks otomobilinden indiğinde, keskin bir koku çarptı burnuna. Yakılmış lastik mi, kömür dumanı mı, yoksa kanalizasyon mu, tam ayırt edemiyordu. Tek bildiği, bu kokunun Bebek sahilindeki esintiden veya Nişantaşı’nın parfüm kokan caddelerinden çok uzak olduğuydu. Gözlerini daracık, çukurlu sokaklarda gezdirdi. Sıvası dökülmüş, balkonlarından çamaşır sarkan, uyumsuz renklerde boyalı derme çatma evler… Burası, babasının, Levent

Taşın Sesi Read More »

Gölge ve Yükseliş

Emre’nin avuçları terliyor, boğazı kurumuştu. Elinde tuttuğu kalem, masanın üzerindeki mimari maketin kusursuz çizgilerini takip ediyordu. Karşısında oturan Harun Yılmaz, İzmir’in en büyük inşaat şirketinin CEO’su, hafifçe gülümsediğinde Emre’nin kalbi göğüs kafesinde bir kuş gibi çırpındı. Hayatının projesiydi bu; Körfez’in en ihtişamlı siluetini çizecek, 40 katlı bir gökdelen. Bu projeyle Emre, sadece kendi şirketini değil,

Gölge ve Yükseliş Read More »

Gözlerdeki Fısıltı

Yıllardır ilk defa, kalbinin sadece bir ritim tutan bir kas yığını olmadığını hissetti Elif. Lüks bir otelin balo salonunda, kocası Cem’in iş ortaklarıyla çevrili, cilalı gülücükler ve anlamsız sohbetler arasında sıkışıp kalmışken, o gözler Elif’in ruhuna dokunmuştu. Cem’in yanındaki koltukta oturuyordu, Elif’in karşısında, masanın öbür ucunda. Yeni müdür yardımcısıydı, Cem’in söylediğine göre genç, parlak ve

Gözlerdeki Fısıltı Read More »

İplik Hayallerin Bedeli

“Anne, inanamayacaksın! Kazandım! Resmim sergilenmeye hak kazandı, bir de derece verdiler!” Can’ın sesi, telefonun diğer ucundan Elif’in derme çatma dükkanına, “İplik Hayaller”e bir bahar güneşi gibi dolmuştu. Elif, makinesinin pedallarına basmaktan yorgun düşmüş bacaklarını dinlendirirken, elindeki bezi bıraktı ve titreyen elleriyle telefonu kulağına daha sıkı bastırdı. Yüzündeki yorgun çizgiler bir anda silinmiş, yerine pırıl pırıl

İplik Hayallerin Bedeli Read More »

Kirpik Uçlarında Saklı Kalan

Elif’in hayatı, boğazın soğuk rüzgârları gibi keskin ve belirgin çizgilerle çizilmişti; çizgiler ki, kendisinin değil, ailesinin, geleneklerinin ve “el âlem ne der”in mürekkebiyle atılmıştı. Her sabah, uyanır uyanmaz penceresinden gördüğü İstanbul siluetine kısa bir bakış atar, sonra bu devasa, modern şehrin kendisine rağmen nasıl da küçük bir kasaba gibi yaşadığını düşünürdü. Henüz yirmi altı yaşındaydı

Kirpik Uçlarında Saklı Kalan Read More »

Scroll to Top