Hikayeler

Geçmişin Kırık Aynaları

Elif, pazar sabahlarının o huzur veren sükunetini severdi. O sükunetin, özenle inşa ettiği hayatının kırılgan bir örtüsü olduğunu bilmese, belki de daha az korkardı. Kahvesini yudumlarken, kızı Lara’nın balkonda çiçekleri sulayan babası Demir’e neşeyle bir şeyler anlattığını izledi. Demir, başarılı bir mimar, Lara, hayatının anlamı, evleri ise dergilerden fırlamış gibiydi. Mükemmel bir tablo. Ama Elif’in

Geçmişin Kırık Aynaları Read More »

Gölgenin Bedeli

Kadehindeki şarabın rengine dalmışken, salonun karşı köşesinden gelen tanıdık bir bakış Aslı’nın omurgasında buz gibi bir ürperti dolaştırdı. O bakış, kadehini tutan elinin titremesine, gülümsemesinin donmasına neden oldu. Deniz, onun yanındaki koltukta neşeyle arkadaşlarıyla sohbet ediyor, dünyanın en mutlu adamı gibi görünüyordu. Aslı da öyle görünmek zorundaydı; mükemmel bir evliliğe, başarılı bir kariyere ve imrenilen

Gölgenin Bedeli Read More »

Gölgedeki Gerçek

Elif, İstanbul’un kalabalık sabahında, o anki huzurunun ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğundan habersizdi. Kahvesini yudumlarken, karşısındaki sandalyede gazetesini karıştıran Mert’e gülümsedi. Sekiz yıllık evlilikleri, çoğu kişinin imrenerek baktığı, sağlam bir kale gibiydi. Elif, başarılı bir peyzaj mimarı, Mert ise uluslararası bir inşaat şirketinde üst düzey yöneticiydi. Her şey tıkırında, her şey olması gerektiği gibiydi.

Gölgedeki Gerçek Read More »

Yarım Kalan Bir Ay Işığı

Elif, ressamın son tablosundaki puslu İstanbul silüetine dalmıştı. Boğaz’ın griliği, yağmur sonrası yıkanmış havaya inat, Elif’in ruhundaki yorgunluğun bir yansıması gibiydi. Sanat galerisi loş ışıklarıyla doluydu; fısıltılar, hafif müzik ve ayak sesleri arasında, Elif’in kalbi garip bir sıkışmayla atıyordu. Bu sıkışma, yıllardır süregelen, adını koyamadığı bir boşluğun habercisiydi sanki. Tam o anda, yanındaki tabloya yönelen

Yarım Kalan Bir Ay Işığı Read More »

Geçmişin Kırık Aynası

İsmail Bey’in mükemmel hayatı, o zarfın kapının önüne düşmesiyle çatırdayan bir sır perdesinin arkasına gizlenmişti. İzmir’in Karşıyaka semtindeki ferah dairesinde, eşi Ayşe Hanım’la geçirdiği elli yıla yakın evliliği, çocukları Cem ve Elif’in başarıları, komşularıyla samimi ilişkileri; her şey, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir tablo çiziyordu. İsmail Bey, emekli bir edebiyat öğretmeni olarak, her zaman dürüstlüğü, mertliği

Geçmişin Kırık Aynası Read More »

Kayıp Kareler

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir İstanbul apartmanının sessizliğinde, her zaman aynı saatte çalan çalar saatinden bile önce gözlerini aralardı. Bu, otuz sekiz yıldır devam eden, rutinin, güvenliğin ve görünüşte huzurun ta kendisiydi. Yatağın kenarına oturup, ayaklarını soğuk parkeye bastığında, günün yorgunluğunu daha başlamadan omzunda hissederdi. Pencereden, griye çalan gökyüzü ve henüz tenhalaşmamış olsa da

Kayıp Kareler Read More »

Hayatın İkinci Perdesi

Elif, Barış’ın mezar taşına dokunduğunda parmak uçlarından yayılan soğukluk, ruhundaki buz kesen boşluğun elle tutulur bir kanıtıydı. Toprağın kokusu, yağmurla yıkanmış taze yeşilliklerin kokusuyla karışıyor, ama burnuna gelen tek koku kederdi. Bir ay olmuştu. Sadece bir ay. Otuz yedi yıllık hayatının yirmi yılı Barış’la geçmişti. İlk gençlik aşkı, üniversite arkadaşı, eşi, kızı Defne’nin babası… Şimdi

Hayatın İkinci Perdesi Read More »

Saklı Tohumlar

Elif, mutfak penceresinden sokağa vuran sonbahar güneşine bakarken, içindeki o tanıdık, hafif huzursuzluğun ne anlama geldiğini düşünüyordu. Kırkına merdiven dayamıştı, kocası Can’la mutlu bir evliliği, sekiz yaşında pırlanta gibi bir kızı, başarılı bir mimarlık kariyeri vardı. Her şey tamamdı, olması gerektiği gibiydi. Ama bazen, özellikle de böyle dingin anlarda, ruhunun derinliklerinden yükselen, adını koyamadığı bir

Saklı Tohumlar Read More »

Deniz’in Gölgesi

Elif, mutfak penceresinden süzülen sabah güneşiyle aydınlanan tezgaha yeni sıkılmış portakal suyunu koyarken, oğlu Can’ın uykudan mırıltılarını duydu. Onu pencerenin önündeki kuş seslerine hazırlanan bir yaban çiçeği gibi narin görüyordu. Bugün Can’ın beşinci yaş günüydü ve evin her köşesi rengarenk balonlar, pasta kokusu ve neşe fısıltılarıyla doluydu. Elif için Can, ikinci bir bahardı. İlk baharı,

Deniz’in Gölgesi Read More »

Geciken Gölge

Kadir’in telefonu, yıllardır unutulmuş bir geçmişin kapısını çalarcasına titredi. Ekranda Ayşe’nin adını görmek, kalbinde buz gibi bir boşluk hissetmesine neden oldu. Ayşe… Eski eşi. Yıllar önce terk ettiği hayatın ta kendisi. Arayan Ayşe değildi, ortak tanıdıkları Feride Hanım’dı. Feride Hanım’ın sesindeki acıyı henüz kelimelere dökemeden anladı. Ayşe yoktu artık. Ve bir daha asla olmayacaktı. Kadir’in

Geciken Gölge Read More »

Scroll to Top