Bir Bıçak Yarası Kadar Keskin
Elif’in Berlin’deki dairesinin geniş camlarından süzülen gri kış ışığı, parlak parkeleri aydınlatıyordu. Elindeki mimarlık dergisinin kapağında kendi tasarımı olan bir gökdelenin fotoğrafı vardı. Gurur duyması gerekiyordu, herkes onu bu başarıları için tebrik ediyordu ama Elif’in içinde, derginin cilalı sayfaları kadar soğuk, derin bir boşluk vardı. Boşluğun adı Can’dı. Ve Demir. Yıllar önce, hayallerinin peşinden koşarken
Bir Bıçak Yarası Kadar Keskin Read More »
