Hikayeler

Kanayan Tuval

Elif’in fırçasından tuvale dökülen renkler, Ayşe’nin soluk hayatına can veren tek şeydi. Kızının coşkusu, tuvallerden fışkıran enerjisi, Ayşe’nin yorgun omuzlarına bir anlık dinlenme, ruhuna bir nefes gibi gelirdi. Elif, İstanbul’un karmaşasında kendi sanat dünyasını inşa etmeye çalışan yirmi iki yaşında, gözleri parıldayan bir ressam adayıydı. Annesi Ayşe ise kırklı yaşlarının sonlarında, hayatın çilesiyle erken yaşlanmış,

Kanayan Tuval Read More »

Söğüt Ağacının Altında Bir İz

Elif, pencereden dışarıda hafifçe sallanan söğüt ağacına bakarken, göğsündeki o tanıdık, uyuşmuş acı yine kendini belli etti. Takvim yaprakları o lanetli mayıs gününü göstermişti yine, otuz yıl önce hayatının en büyük parçasını yitirdiği günü. O günün üzerinden nice baharlar gelip geçmiş, kışı donduran acılar baharda solan çiçekler gibi kuruyup gitmişti sanırdı. Yanılıyordu. Bazı yaralar kapanmaz,

Söğüt Ağacının Altında Bir İz Read More »

Geciken Bahar

Elif, yıllardır uyuduğu yatağın bir yanılsamalar perdesi olduğunu, her sabah güneşin odalarına sızan ışık huzmesiyle beraber fark ediyordu. Yanında uyuyan Kerem’in düzenli nefes alışverişi, ona bir güvenlik hissi vermekten çok, ömür boyu sürecek bir tekrarın yorgunluğunu fısıldıyordu. Kerem kötü bir adam değildi; aksine, son derece çalışkan, güvenilir ve ailesine düşkün bir eşti. Belki de sorun

Geciken Bahar Read More »

Taş Duvarlar Ardındaki Fısıltılar

Elif, yıllarca ilmek ilmek ördüğü kusursuz hayatının zirvesindeydi. Boğaz’a nazır, minimalist çizgilerle tasarladığı yeni mimarlık ofisinin açılış kokteylinde, parmaklarında pırlanta yüzüğü, kadehinde zarif bir şarapla gülümsüyordu. Etrafını saran kutlama sesleri, tebrik yağmurları ve ışıklı İstanbul manzarası, onun için bir zaferin taçlandırılmasıydı. Oysa bu parlak tablonun ardında, kimsenin bilmediği, taş duvarlar ardına kilitlenmiş bir fısıltı dolaşıyordu

Taş Duvarlar Ardındaki Fısıltılar Read More »

Geçmişin Gölgesi

Selim’in elindeki, üzerinde “Yılın Mimarı” yazan parlak plaket, güneşli ofisindeki masasında duruyordu. Pencereden Boğaz’ın pırıltılı suları ve asma köprülerin silueti görünüyordu. Kırklı yaşlarının sonunda, saçlarına yer yer ak düşmüş ama hala dinamik görünen Selim, Türkiye’nin en saygın mimarlarından biriydi. Kâğıt üzerinde her şeyi vardı: güzel bir eş, Zeynep; iki zeki çocuğu; şehrin en gözde semtlerinden

Geçmişin Gölgesi Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Elif, kırkına merdiven dayamış, evli, iki çocuk annesi, dışarıdan bakıldığında eksiksiz bir hayat süren bir kadındı. Yine de, bazen sebepsiz bir boşluk hissederdi içinde, sanki varlığının bir parçası eksikmiş gibi. Kimi zaman bu his, bir rüyadan uyandığında belirginleşir, kimi zaman da kalabalık bir caddede yürürken, yanından geçen bir çift göze takılırdı. Adını koyamadığı, tarif edemediği

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Kırık Camların Ardındaki Gerçek

Selim’in hayatı, İstanbul Boğazı’na nazır, minimalist döşenmiş salonundaki manzarayla kusursuz bir uyum içindeydi. Geniş camlardan süzülen güneş ışığı, ahşap zemini ve modern mobilyaları okşarken, kendisi de bu huzurun bir parçasıydı. Başarılı bir mimar, şehirdeki en prestijli projelerin altında imzası olan saygın bir isim. Evde ise sevgi dolu karısı Elif ve pırıl pırıl gözleriyle dünyayı keşfeden

Kırık Camların Ardındaki Gerçek Read More »

Sessiz Notanın Ardındaki Gölge

Elif, pencerenin pervazına dizdiği saksıdaki mor sardunyalara bakarken, her sabah aynı hisle boğulurdu: Hapis. Oysa pencere açık, serin bir bahar rüzgarı içeri doluyor, karşıdaki yaşlı ıhlamur ağacının dalları hafifçe sallanıyordu. Gökyüzü masmavi, umut vaat eder gibiydi. Ama Elif’in göğsündeki düğüm, baharın tüm güzelliklerini gölgede bırakıyordu. Otuz beş yaşındaydı ve hayatının bir köşede, tozlu bir rafa

Sessiz Notanın Ardındaki Gölge Read More »

Zamanın Unutulmuş İzleri

Elif, yirmi yıldır her sabah aynı rüyayla uyanıyordu: Eylül. Parkın sarı salıncağında kahkahalar atan, uçuşan saçları güneşi yansıtan, yedi yaşındaki kızı. Sonra o an geliyordu. Gözlerini bir saniyeliğine çevirmişti sadece, bankta oturan yaşlı kadına yol tarifi verirken. Geri döndüğünde, salıncak boştu. Ve Elif’in dünyası, o günden sonra bir daha asla aynı olmamıştı. O anın boşluğu,

Zamanın Unutulmuş İzleri Read More »

Gökdelenlerin Gölgesindeki Fısıltı

Selim’in hayatı, gökyüzüne uzanan çelik ve cam kuleleri gibiydi; pürüzsüz, ihtişamlı ve içeride saklı tüm çatlaklardan bihaber. En azından dışarıdan bakıldığında öyle görünüyordu. İstanbul siluetine imzasını atan devasa yapılar, onun adıyla anılıyor, meslektaşları gıptayla ona bakıyor, eleştirmenler projelerini sanat eseri olarak niteliyordu. Kırk beş yaşındaydı, başarılı bir kariyere, zarif ve anlayışlı bir eşe, Elif’e, ve

Gökdelenlerin Gölgesindeki Fısıltı Read More »

Scroll to Top