Hikayeler

Yıldızların Gölgesinde

Elif’in parmakları, güneşin ilk ışıklarıyla parlayan pencere camına buğulu bir çizgi bıraktı. Mektup, masanın üzerinde duruyor, her bir kelimesi buz gibi bir gerçeklikle odanın içini dolduruyordu: “Tebrikler, Tıp Fakültesi’ne tam burslu olarak kabul edildiniz.” Hayallerinin somutlaşmış haliydi bu, yıllarca süren uykusuz gecelerin, fedakarca harcanmış gençliğin ödülü. Ama aynı zamanda, yüreğine saplanan keskin bir bıçak gibiydi.

Yıldızların Gölgesinde Read More »

Geciken Yankı

Elif, sabah kahvesini yudumlarken, penceresinden İstanbul’un griye çalan maviliğine bakıyordu. Yeni bir gün, yeni bir başlangıçtı çoğu zaman. Ama bugün değildi. Bugün, her nefeste on beş yıl öncesinden gelen boğucu bir ağırlık taşıyordu. Oysa dışarıdan bakıldığında hayatı kusursuzdu. Mimarlık ofisindeki başarısı, sektöre yön veren projeleriyle taçlanmış, eşi Demir’le olan aşk dolu evliliği ve sekiz yaşındaki

Geciken Yankı Read More »

Perdenin Ardındaki Fırça Darbesi

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir şehir silueti gibiydi; tanıdık, sakin ve çoğu zaman göz ardı edilen. Kırklı yaşlarının başında, penceresinden görünen Marmara Denizi’nin gri-mavi tonlarına bakarken, yirmi yıl önceki hevesli genç kızı anımsamakta zorlanıyordu. O genç kız, fırça darbelerinde hayat bulan renklerin peşinden koşmak isteyen, Paris’te bir atölye hayal eden, iç dünyası coşkun bir

Perdenin Ardındaki Fırça Darbesi Read More »

Dokunulmaz Çizgiler

Nişantaşı’nın pırıltısı, Elif’in gözünde her zaman cam bir duvarın arkasından süzülen, dokunulmaz bir rüya gibiydi. Sabahın erken saatlerinde Esenyurt’taki küçük, rutubetli dairesinden çıktığında, gri beton bloklar ve bitmek bilmeyen otobüs kuyrukları karşılardı onu. Üç aktarma, iki saatlik yolculuk ve sonra İstanbul’un bir başka yüzü: pırıl pırıl vitrinler, son model arabalar ve Ayla Hanım’ın sahibi olduğu

Dokunulmaz Çizgiler Read More »

Yalı Çırağı

Elif, sırtındaki hantal sırt çantasıyla yalının demir kapısının önünde dururken, içini kemiren yabancılık hissi, Marmara’nın hırçın rüzgarıyla savrulan saç telleri gibi yüzüne çarpıyordu. Burası, her sabah otobüsle geçtiği sahil yolunun en ihtişamlı, en dokunulmaz incilerinden biriydi. Şimdi ise o incinin iç kapısını çalmak üzereydi; hem burslu kazandığı üniversite eğitimini sürdürebilmek hem de ailesine yük olmamak

Yalı Çırağı Read More »

Geçmişin Kırık Aynası

Kırkıncı yaş gününe yaklaşırken, Elif’in hayatı dışarıdan bakıldığında kusursuz bir tablo gibiydi; ancak tablonun en parlak köşesinde bile, geçmişin silik bir fısıltısı hep ensesindeydi. İstanbul’un gözde semtlerinden birinde, boğaz manzaralı, zevkle döşenmiş bir dairede yaşıyor, saygın bir reklam ajansında kreatif direktör olarak çalışıyordu. Eşi Mert, bir mimarlık ofisinin ortağıydı; zeki, nazik ve hayat dolu bir

Geçmişin Kırık Aynası Read More »

Yitik Mimarin Gölgesi

Selim Tekin, sahnedeki ışıkların altında, elinde parlak bir ödülle dururken, salondan yükselen alkış sesleri kulaklarında uğultuya dönüşüyordu. “Yılın Girişimcisi” ödülünü yeni almıştı. Kendi kurduğu Tekin Yapı Holding, son on yılda Türkiye’nin en gözde, en yenilikçi şirketlerinden biri haline gelmişti. Eşi Ayşe, ilk sıradan gururla gülümsüyor, yanındaki oğlu Cem ise babasının bu anını ölümsüzleştirmek için telefonunun

Yitik Mimarin Gölgesi Read More »

Geç Kalan Merhamet

Can, cam bir fanusun içinde yaşıyordu sanki. Etrafındaki her şey şeffaf, ama bir o kadar da dokunulmazdı. Lüks ofisinin yirmi ikinci katından İstanbul’un griliğini seyrederken, başarı denilen o soğuk heykelin bir parçası gibi hissediyordu kendini. Yıllar önce bu heykelin basamaklarını tırmanırken, ardında bıraktığı her şeyi göze almıştı. Özellikle de Elif’i ve küçücük kızı Zeynep’i… Ne

Geç Kalan Merhamet Read More »

Gölgedeki Mimari

Elif, yıllardır süren, özenle cilalanmış, dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen hayatının, aslında içten içe nasıl çürüdüğünü fark etmeye başladığında, ilk başta bu hissi yorgunluğa, belki de yaşının getirdiği bir boşluğa yordu. Büyük, ferah salonunun ortasında, Hakan’ın son projesinin maketine boş gözlerle bakarken, elindeki kahvenin soğuduğunu bile hissetmiyordu. Hakan, İstanbul’un en gözde mimarlık firmalarından birinin sahibiydi. Adı,

Gölgedeki Mimari Read More »

Yalıdaki Gölge

Elif’in hayatı, boğazın pürüzsüz sularına yansıyan güneş gibi parlıyordu; kusursuz, huzurlu ve dışarıdan bakan herkes için kıskanılası. Yıllar önce bir mimarlık yarışmasını kazandığında, geleceğinin parlak olacağının ilk müjdesini almıştı. Şimdi, kendi kurduğu başarılı mimarlık ofisi, eşi Can’ın uluslararası bir teknoloji şirketindeki üst düzey yöneticilik pozisyonu ve en önemlisi, sekiz yaşındaki pırıl pırıl kızları Defne ile

Yalıdaki Gölge Read More »

Scroll to Top