Hikayeler

Yitirilen Yılların Gölgesinde

On beş yıl sonra, hayatının en büyük hatasını yaptığı şehre, bir yabancı gibi indi Fatih. Otobüsten iner inmez ciğerlerine dolan egzoz kokusu, çocukluğundan beri değişmemişti belki ama zihninde dönen pişmanlıklar, onu boğan bambaşka bir ağırlıktaydı. Üzerindeki eski kabanın kollarını biraz daha sıktı, sanki soğuk sadece havadan değil, ruhundan da geliyordu. Cebindeki son birkaç kuruşla, tek

Yitirilen Yılların Gölgesinde Read More »

Duvarlardaki Fısıltılar

Elif, parmak uçlarında taşıdığı titrek heyecanla eski, yorgun ahşap kapıyı araladı. Burası, İstanbul’un kadim ruhunu iliklerine kadar işlemiş, zamanın hırpalayıcı izlerini gururla taşıyan Mermer Köşk’tü. Restorasyon projesi nihayet ona verilmişti. Bir mimar için sadece bir bina değil, geçmişin fısıltılarını günümüze taşıyan canlı bir organizmaydı burası. İçeri adım attığında, tozlu tüllerin süzdüğü cılız ışıkta beliren o

Duvarlardaki Fısıltılar Read More »

Yalanın İnce İpliği

Elif, mutfak masasındaki kahvaltı tabağına bakarken, yumurtanın sarısının Hakan’ın son günlerdeki anlamsız sessizliği gibi soğuduğunu hissetti. Pazar sabahının huzurlu olması beklenen atmosferi, içini kemiren bir şüpheyle boğuluyordu. Hakan, her zamanki gibi gazetesinin arkasına gizlenmiş, sayfaları çevirirken çıkardığı hışırtı bile Elif’in kulaklarına batıyordu. Ona dönüp bir şeyler sormak, son haftalardaki o açıklanamaz mesafeyi delip geçmek istiyordu

Yalanın İnce İpliği Read More »

Kırık Zaman

Elif, Boğaz’ın lacivert sularına vuran akşam güneşinin pırıltılarını izlerken, kocasının güçlü kolları beline sarıldı. Mert’in kokusu, vanilya ve hafif odunsu notalarla karışık tanıdık bir huzur veriyordu. On yıl. Dile kolay on yıl geçmişti evleneli. Gözleri kapalı, başını Mert’in omzuna yasladı. Bu evin her bir köşesi, her bir detayı, ikisinin ortak hayallerinin, paylaştıkları sessiz anlaşmaların, gülüşmelerin

Kırık Zaman Read More »

Geçmişin Kesiği

Dr. Cemal, ellerini lavabonun buz gibi suyuna tutarken aynadaki yorgun yüzüne baktı. Yılların getirdiği çizgiler, alın kırışıklıkları ve gözaltındaki hafif morluklar, otuz yıllık cerrahlık kariyerinin görünmez mühürleri gibiydi. Her başarılı ameliyat, her kurtarılan hayat, omzuna bir madalya gibi asılırken, kimsenin bilmediği, belki de kendisinin bile bazen unutmak istediği bir ağırlık taşıyordu içinde. Bu yük, şimdi,

Geçmişin Kesiği Read More »

Geçmişin Sessiz Gölgesi

Adının bir çocuğun geleceğiyle birleşme ihtimali, Elif’in hayatında ilk kez mutlak bir umut kapısı aralamıştı. Akşam güneşi, Cihangir’deki stüdyosunun dev camlarından içeri süzülüyor, cilalı ahşap zeminlerde altın sarısı lekeler oluşturuyordu. Tasarladığı her mekan gibi, kendi hayatı da dışarıdan bakıldığında kusursuz bir uyum içindeydi. Başarılı bir iç mimardı, kendi adını taşıyan “Elif Alaca Tasarım” kısa sürede

Geçmişin Sessiz Gölgesi Read More »

Geçmişin Gölgesinde Bir Aşk

Ressamın fırçasından yeni çıkmış, henüz ıslak duran tablo, Elif’in gözlerini ilk kez Demir’inkilerle birleştirdi. Ankara’nın hareketli sanat galerilerinden birinde, kalabalığın gürültüsü içinde, bir anlığına zaman durdu sandı Elif. Demir’in yeşil gözleri, etrafındaki her şeyi sükûnete boğan, tuhaf bir derinlik taşıyordu. Gülümsedi. Elif, kalbinin o anki hızlanışını umursamaz bir tavırla, “Çok cesur bir renk seçimi,” dedi.

Geçmişin Gölgesinde Bir Aşk Read More »

Gölgedeki Bahar

Şampanya kadehleri Elif’in kulaklarında çınladı, her bir tını, içinde taşıdığı sessizliğin alaycı yankısıydı sanki. Kardeşi Can, yeni penthouse’unun kristal avizesinin altında ışıl ışıl parlıyordu; kendi parıltılı başarısının mimarı, her zaman olduğu gibi. “Bu ev, benim tırnaklarımla kazıyarak geldiğim yerin somut bir kanıtı,” diye ilan etti, kadehini kaldırırken, hayran bakışlar arasında. Elif, zoraki, hafif bir tebessümle

Gölgedeki Bahar Read More »

Mermer Merdivenler

Kütüphanenin nemli kokusu, Ayşe’nin burnuna dolduğunda, gecenin ayazı omurgasına yeni bir titreme bırakmıştı. Saat ikiye geliyordu ve dışarıda simitçinin sesinden başka bir canlının fısıltısı yoktu. Bilgisayar ekranındaki Autocad çizimi, gözlerinin önünde dans eden bir sis perdesi gibiydi. Üç saat sonra açılacak olan kafede, o sis perdesi yerini gerçekliğin acımasız ışığına bırakacaktı: masaları silmek, kahve makinesini

Mermer Merdivenler Read More »

Paramparça Rüyalar

Elif, pencereden dışarıya, İstanbul’un grileşen sonbahar gökyüzüne bakarken, Murat’ın sıcak nefesini ensesinde hissetti. Kollarını beline dolamış, çenesini omzuna yaslamıştı. “Ne düşünüyorsun hayatım?” diye fısıldadı. “Evimizi,” dedi Elif, tebessüm ederek. “Balkonunda kahve içtiğimiz o evi. Çiçeklerimi ektiğim, bizim olan o bahçeyi.” Murat gülümsedi. “Yakın, çok yakın. Biraz daha sabır.” Elif, Murat’a döndü, gözlerinin içine baktı. Bu

Paramparça Rüyalar Read More »

Scroll to Top