Hikayeler

Yitirilen Miras

Babamın kokusu… en sevdiğim koku, şimdi yalnızca anılarımın derinliklerinde saklıydı. O keskin tütün ve hafif kolonya karışımı, gençlik kokusuyla yaşlılık bilgeliğinin buluştuğu o eşsiz karışım. Cenaze kalabalığının uğultusu, taziye ziyaretine gelen akrabaların ve komşuların yorgun fısıltıları arasında, Zeynep babası Adnan Bey’in yokluğunun getirdiği boşlukla boğuşuyordu. Kalbinde hissettiği o devasa boşluk, sanki ruhunun bir parçası koparılıp

Yitirilen Miras Read More »

Gölgeler ve Mimari

Elif, mimari çizimlerinin üzerinde kayan parmaklarını hissetmekle kalmıyor, adeta onların nefes alışverişini duyuyordu. Her çizgi, her kıvrım, kâğıda döktüğü bir tutkuydu, nefes alan bir hayaldi. “Şehir Kütüphanesi Projesi” hayatının eseri olacaktı. Sadece bir bina değil, insanların ruhuna dokunan, geçmişle geleceği buluşturan bir anıt hayal ediyordu. Onu bu denli heyecanlandıran, projenin büyüklüğünden çok, ardındaki felsefe ve

Gölgeler ve Mimari Read More »

Geç Kalan Mevsim

Emir’in lüks dairesinin penceresinden Boğaz’ın ışıkları bile, ruhundaki derin boşluğu dolduramıyordu. Kırkına merdiven dayamış, mimarlık dünyasının aranan isimlerinden biriydi. Yaratıcılığıyla, cesur tasarımlarıyla adından sıkça söz ettiriyor, ödüllere doymuyordu. Ancak her yeni proje, her alkış, çocukluk hayali olan bu zirveye ulaştıkça daha da yalnızlaşıyordu. Kalabalık davetlerde, şık restoranlarda çevresi insan kaynasa da, eve döndüğünde karşılaştığı sessizlik

Geç Kalan Mevsim Read More »

Zeytin Kalbi

Elif, avucunun içine düşen son zeytin tanesini sıkıca tuttu. Yağmur damlaları gibi parlak, koyu yeşil bir damla… Oysa bu yıl, yağmur değil, kuraklık vurmuştu her şeyi. Ege’nin o her daim bereketiyle gurur duyduğu toprakları, çatlamış bir dudak gibi yarılmıştı. Elif’in ailesine ait zeytinlik de bu sessiz çığlığın bir parçasıydı. Zeytinyağı sıkım sezonu bitmek üzereydi, depolar

Zeytin Kalbi Read More »

Gölgenin Ardındaki Anne

Elif, annesi Ayşe’nin gözlerinde bir türlü bulamadığı sıcaklığın peşinde, otuz yıla yakın bir ömrü tüketmişti. Sanki annesinin kalbi, görünmez ama aşılmaz buzdan bir duvarla çevriliydi. Her sarılışında kolundan o duvarın soğukluğu yayılır, her “Canım kızım” deyişinde sesine bir yabancılık sinerdi. Elif bu anlamsız mesafenin nedenini çocukluğundan beri sorgular, aynaya her baktığında Ayşe’nin esmer teninden, keskin

Gölgenin Ardındaki Anne Read More »

Yarım Kalan Bir Melodi

Elif, yılların acısını iliklerine kadar işlemiş bir sükunetle, parmak uçlarında dolaşan rüzgarın serinliğini hissetmek için kapalı gözlerini araladı. Boğaz’ın griye çalan suları, yirmi yıl önceki o kahrolası günü yansıtan donuk bir ayna gibi karşısında uzanıyordu. Yirmi yıl… Dile kolaydı bu kelime, ama her bir harfi Elif’in ruhuna birer mühür gibi basılmıştı. Yirmi yıl önce bugün,

Yarım Kalan Bir Melodi Read More »

Geçmişin Kiri

Elif, kristalden yapılma o ağır ödülü eline aldığında, sahnedeki parlak ışıkların yüzünü aydınlattığını hissetti. Salon alkışlarla inliyordu ama içindeki boşluk, bu şatafatlı kutlamadan bile daha belirgindi. “Yılın Mimarisi Ödülü”… Kaç gecesini uykusuz geçirmişti, kaç projenin altında imzası vardı, kaç binanın silüetini değiştirmişti bu şehirde. Ama bu ödül, yıllardır peşini bırakmayan o buruk tadı dindirmeye yetmiyordu.

Geçmişin Kiri Read More »

Sır ve Sessizlik

Zeynep, bilgisayar ekranının parlak ışığında gözlerini kırpıştırırken, kocası Deniz’in açık bıraktığı e-posta kutusunda parlayan o isme takıldı. “Elif.” Sıradan bir isimdi aslında, ama konunun “yarın öğleden sonra” ve “acil” kelimeleriyle birleşmesi, Zeynep’in içinde küçük, soğuk bir titreşim başlattı. Normalde Deniz’in e-postalarını karıştırmazdı, hele ki evliliklerinin onuncu yılında, aralarındaki buz gibi sağlam olduğunu düşündüğü güvene bu

Sır ve Sessizlik Read More »

Geçmişin Prangaları

Cem, pırıl pırıl Boğaz manzarasına hakim dairesinin geniş penceresinden, İstanbul’un ışıklı siluetine bakarken, hayatının kusursuz bir tablo olduğuna kendini inandırmaya çalışıyordu. Otuz sekiz yaşındaydı, başarılı bir mimarlık firmasının ortağıydı, güzel ve zeki eşi Elif’le rüya gibi bir evliliği vardı. Herkes ona imrenirdi; karizmatik, zengin ve huzurlu bir adamdı Cem. Ama aynaya her baktığında, o derin,

Geçmişin Prangaları Read More »

Kırık Köprüler

Kristal avizelerin altında, kahkahalar ve piyano sesleri birbirine karışırken, Selim’in zihninde yankılanan tek şey, yıllar önce Anadolu’nun bir dağ köyünde duyduğu bir su sesinin hışırtısıydı. Etrafındaki lüks, başarı, şık giyimli insanlar; hepsi birer illüzyon perdesi gibiydi. Bu gece, İstanbul’un en gözde otellerinden birinde düzenlenen burs galasında, en parlak mimarlık projelerinden birine imza atmış Selim Kutay

Kırık Köprüler Read More »

Scroll to Top