Hikayeler

Sessizliğin Gölgesindeki Umut

Elif, pencerenin önünde, avucunun içinde tuttuğu kurumuş nane yapraklarını yavaşça ufaladı. Mutfak, öğleden sonra güneşinin vuran sarı ışıklarıyla doluydu; toz zerreleri havada dans ediyor, zamanın yavaşladığını hissettiriyordu. Kırklı yaşlarının ortasındaki Elif’in yüzünde, incecik çizgiler, sessizce taşıdığı yılların ve yüklerin izlerini taşıyordu. Gözlerinde ise, kimsenin kolay kolay okuyamayacağı, derin bir hüzün ve kabulleniş vardı. Çaydanlıktaki suyun

Sessizliğin Gölgesindeki Umut Read More »

Sırrın Gölgesi

Karşımdaki soğuk mermer taş, annemin yüzünü sonsuzluğa mühürlemişti ama içimde ne bir fırtına ne de bir damla yaş vardı. Sadece buz gibi bir boşluk. Etrafımdaki kalabalık, başsağlığı dileyenler, hıçkırıklar… Hepsi bana çok uzaktı. Yanı başımda, annemin tabutuna kapanmış, omuzları sarsıla sarsıla ağlayan abim Can’a baktım. Onun gerçek kederi, benim içimdeki donmuşluğu daha da belirginleştiriyordu. Hep

Sırrın Gölgesi Read More »

Gölgenin İçindeki Koru

Elif, mezar taşının soğuk mermerine dokunduğunda, parmak uçlarına vuran acının sadece taşın soğukluğundan ibaret olmadığını biliyordu. Can’ın adının oyulduğu o gri yüzey, bir yıl önce hayatının nasıl paramparça olduğunu fısıldıyordu hâlâ. Kırmızı gülleri vazoya yerleştirdi. Toprağa düşen her gözyaşı, onunla birlikte gömdüğü umutların, hayallerin birer yansımasıydı. Yanında duran Mert, her zamanki gibi sessizdi. Can’ın küçük

Gölgenin İçindeki Koru Read More »

Sırça Kalp

Elif, babasının soğuk mezar taşının önünde dikilirken, içinde büyüyen o garip, isimsiz boşlukla savaşıyordu. Necmi Baba’nın vefatının üzerinden tam altı ay geçmişti, ama Elif’in ruhundaki enkaz bir türlü temizlenemiyordu. Sanki babasıyla birlikte, yıllarca üzerinde sessiz bir anlaşma süren bir devrin perdesi de kapanmış, geride annesi Ayşe ile kendisi arasında daha da belirginleşen, görünmez bir duvar

Sırça Kalp Read More »

Sessiz Yemin

Elif, piyanonun başına oturduğunda her zamanki gibi parmakları kendiliğinden tuşlarda gezindi. Ancak bugün çaldığı melodi, öğrencilerine öğrettiği neşeli parçalardan biri değildi; içinden yükselen, yalnızca kendisinin duyduğu, hüzünlü bir ninniydi. Kuzguncuk’taki eski, cumbalı evinin penceresinden martıların çığlıkları Boğaz’ın esintisiyle karışarak içeri doluyor, Elif’in çehresindeki ince çizgileri daha belirgin kılıyordu. Kırk iki yaşındaydı ve hayatı, görünüşte sakin

Sessiz Yemin Read More »

Sır ve Kumdan Kale

Elif, nikah masasında Can’ın elini tutarken, avucunun içinde buzdan bir ağırlık taşıdığını hissetti. Herkes neşe içinde onlara bakarken, onun kalbindeki çatlak her geçen saniye biraz daha büyüyordu. Yarım asırlık bir sırrın, bir gün kendilerini yutacak bir girdap gibi beklediğini biliyordu. Can ise, gözleri aşkla parlayan, dünyanın en şanslı adamı gibi gülümsüyordu. Bu gülümsemenin altında yatan

Sır ve Kumdan Kale Read More »

Gökdelen ve Cam Kırıntıları

İstanbul’un göbeğinde, Boğaz’a nazır, camları pırıl pırıl parlayan gökdelenin 27. katında, Ayşe elindeki silme beziyle son bir dokunuş yaparken dışarıyı seyretti. Aşağıda, minyatürleşmiş araçlar arı kovanı gibi ilerliyor, şehir nefes alıp veriyordu. Burası, her sabah otobüsle gelip, her akşam yorgun argın döndüğü, kendi dünyasıyla arasında devasa bir uçurumun olduğu bir yerdi. Temizlikçi olarak çalışıyordu, üniversite

Gökdelen ve Cam Kırıntıları Read More »

Çiçeklerin Gizlediği Sır

Elif, İstanbul’un kalabalık sokaklarında fotoğraf makinesiyle kendi köklerini arayan bir rüyaperest gibi dolaşıyordu. Kadrajına giren her yüz, her mimari detay, sanki ona kayıp bir parçayı fısıldıyordu. Yirmi yedi yaşındaydı ve hayatının büyük bir yalan üzerine kurulu olduğunu yeni öğrenmişti. Kendisini dünyaya getiren anne ve babası sandığı kişiler, aslında onu bebekken evlat edinmişti. Onlar harika insanlardı,

Çiçeklerin Gizlediği Sır Read More »

Sessiz Notanın Yankısı

Elif, parmak uçlarının ince toz tabakasını hissettiği eski ahşap kutuyu yavaşça açtı. İçinden çıkan keman, zamanın ve kullanılmamanın getirdiği mat bir parlaklıkla duruyordu. Teller gevşemiş, yayı kutusunun bir köşesinde unutulmuş gibi yatıyordu. O keman, bir zamanlar Elif’in ruhunun uzantısıydı, sustuğu her şeyin sesiydi. Şimdiyse bir anıdan ibaretti, kütüphanenin arka odasındaki rafların arasında gizlenmiş bir sır

Sessiz Notanın Yankısı Read More »

Puslu Aynalar

Ayşe, mutfak penceresinden süzülen sabah güneşinin, özenle yerleştirdiği fesleğen saksılarına düşüşünü izlerken, içinden şarkı söyleyen bir huzur hissetti. Küçük, iki odalı evleri, yıllar içinde Can’la birlikte ilmek ilmek ördükleri yuvalarıydı. Can’ın kokusunu taşıyan yatak odasından, kahvenin mis gibi kokusunun yayıldığı mutfağa kadar her köşesi onların hikayesini fısıldıyordu. Üç yıllık evliydiler ve her şey yolunda gibiydi.

Puslu Aynalar Read More »

Scroll to Top