Hikayeler

Yitik Bir Sayfanın Fısıltısı

Mutfakta çay demlerken, Ayşe parmak uçlarındaki yanığın sızısını değil, yıllar önce kalbine işleyen çok daha derin bir acıyı duydu. Bu acı, sıcak demliğin buharı gibi sinsice yükselir, genzini yakar ve göz pınarlarında biriktirdiği tuzlu birikintiye dönüşürdü. Dışarıdan bakıldığında, Ayşe Kılıç, orta yaşlarını devirmiş, iki çocuk annesi, evine ve eşine bağlı, sessiz ve müşfik bir kadındı.

Yitik Bir Sayfanın Fısıltısı Read More »

Kristal Kase

Elif’in parmak uçları, pahalı kahve fincanlarının pürüzsüz porseleninde gezindi. Her gün aynı ritüel: sabahın erken saatlerinde loş odasından çıkıp, gri şehrin uykulu sokaklarını arşınlamak ve şehrin en prestijli sanat galerisi ‘Akasma’nın kapısından içeri girmek. Burası, onun için sadece bir işyeri değil, aynı zamanda nefes aldığı ama asla ait olamayacağı bir başka evrendi. Duvarlardaki soyut tablolar,

Kristal Kase Read More »

Mirasın Gölgeleri

Can, Boğaz manzaralı terasından şehri seyrederken, elindeki fincandan yükselen buharla birlikte İstanbul’un uğultusunu içine çekiyordu. Yıllarca süren azim ve uykusuz gecelerin sonunda, kendi mimarlık ofisini kurmuş, adından söz ettiren projelere imza atmıştı. Her şey yolundaydı, ta ki o mesaj gelene kadar: “Yedikule’deki ev, kentsel dönüşüm kapsamına alındı. Boşaltılması gerekiyor.” Yedikule. Kayseri yakınlarındaki o küçük, unutulmuş

Mirasın Gölgeleri Read More »

Geçmişin Sessiz Çığlığı

Elif’in hayatı, boğazın pırıl pırıl sularına bakan o modern dairenin, pahalı seramik fayansları kadar kusursuz görünüyordu. Her sabah alarmı, yedi buçukta, tam olarak iki dilim kızarmış ekmek ve karartılmış kahvenin kokusuyla eş zamanlı çalardı. Murat, kocası, Türkiye’nin önde gelen bir inşaat firmasının yöneticisi, her zaman güne pozitif bir enerjiyle başlar, Elif’in mimarlık ofisindeki yoğun gününü

Geçmişin Sessiz Çığlığı Read More »

Karanlık Pırıltı

Elif, nişan yüzüğünün parmağındaki soğuk ağırlığına alışmıştı. Can, hayatına güneş gibi doğmuş, onu tüm belirsizliklerden kurtarmıştı; en azından çevresi öyle düşünüyordu. Düğün hazırlıkları tatlı bir koşuşturmacaydı, oysa Elif’in içine yerleşen tuhaf bir huzursuzluk, her pırıltının ardında kendini belli ediyordu. Bu huzursuzluk, ilk defa Can’ın ailesiyle tanıştığı o akşam, Demir’in bakışlarıyla başlamıştı. Aksoy ailesinin Boğaz’a nazır

Karanlık Pırıltı Read More »

Geç Kalan Çizgi

Elif, İstanbul’un modern silüetine her gün yeni bir imza atmaktan gurur duyan, şehrin en gözde mimarlık ofislerinden birinin ortağıydı. Parmakları klavye üzerinde dans ederken, gözleri üç farklı monitör arasında mekik dokuyordu. Saatin gece yarısını çoktan geçtiğini, dışarıda lodosun uğultusunun yükseldiğini ve camdan vuran yağmur damlalarının hırçın sesini zar zor duyuyordu. Önündeki proje, devasa bir iş

Geç Kalan Çizgi Read More »

Yeniden Şafak Vakti

Boğaz’a nazır, camları puslu ofisinin penceresinden dışarı bakarken Can, elindeki soğumuş kahve kupasının ağırlığını hissetti. Şehrin ışıkları aşağıda bir inci gerdanlık gibi dizilmişti ama onun içindeki boşluğu doldurmaya yetmiyordu. Yıllar önce biriktirdiği başarı, kazandığı unvanlar, şimdi sadece yalnızlığının katedralini süsleyen süslemeler gibi geliyordu. Her şey bir gecede başlamış, bir başka gecede bitmişti. Bitmeyen tek şey

Yeniden Şafak Vakti Read More »

Kör Nokta

Fırat, her gece penceresinden parlayan Boğaz’ın ışıklarına bakarken, kendisinin de o ışıklar kadar parlak bir geleceğe doğru ilerlediğine inanıyordu. Cemil Taner Mimarlık’ta geçirdiği üç yıl, onu sektörün en umut vadeden genç yeteneklerinden biri haline getirmişti. Cemil Bey, bir baba figürü, bir akıl hocası, bir devdi. Fırat’ın yolunu aydınlatıyor, ona en büyük projelerini emanet ediyordu. İşte

Kör Nokta Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Ayşe, mutfaktaki mermer tezgâhı onca yılın getirdiği çiziklere rağmen pırıl pırıl parlatırken, parmak uçları istemsizce soğuk yüzeyde oyalanıyordu. Tıpkı zihnindeki anıları ovuşturur gibi. Aradan on sekiz yıl geçmişti ama bazı günler, kâbus gibi çöken o büyük depremin sarsıntıları hâlâ kulaklarında uğulduyor, toza bulanan şehrin boğucu kokusu burnunun direğini sızlatıyordu. Gözlerini kapattığında, elinden kayan küçük elin

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Gölgedeki Çığlık

Ayşe, aynadaki yorgun yüzüne baktığında, o gece hayatının nasıl sonsuza dek değiştiğini düşünmekten kendini alamadı. Gözlerinin altındaki mor halkalar, uykusuz gecelerinin birer imzasıydı. Otuz beş yaşındaydı, bir ilkokul öğretmeni, iki çocuğunun annesi ve sevgi dolu bir eş. Dışarıdan bakıldığında, İzmir’in sakin bir mahallesinde mutlu ve düzenli bir hayat sürüyordu. Ama bu düzen, altı hafta önce,

Gölgedeki Çığlık Read More »

Scroll to Top