Hikayeler

Gölgelerdeki Adam

Elif, kristal bir kadehin kenarını parmağıyla okşarken, sanatçıların birbirine karışan sesleri, şarap kokusu ve klasik müzik tınıları arasında anlık bir sessizliğe gömüldü. Kocası Emir’in kolunda, Kadıköy’deki yeni açılan galeride gezinmek, genellikle haftanın tüm yorgunluğunu unutturan bir ritüeldi. O an, bir tablonun önünde duran adama takıldı gözleri. Griye çalan saçları, hafifçe çökük omuzları ve yan profilinden

Gölgelerdeki Adam Read More »

Gölgenin Tohumu

Elif’in hayatı, kış güneşinin Kadıköy’ün dar sokaklarına düşen ılık ışığı gibi kusursuzdu, ta ki o ana dek. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerindeydi: sevgi dolu bir eş, Mert; iki pırıl pırıl evlat, Ayşe ve Can; işlettiği, mis kokulu kahveler ve el yapımı mücevherlerle dolu butik-kafe “Yadigâr”. Ancak bu özenle inşa edilmiş, narin yapının altında, Elif’in

Gölgenin Tohumu Read More »

Geçmişin Gömülü Sırrı

Kenan, hayatının kusursuz bir mimari çizimden ibaret olduğuna inanırdı. Kırklı yaşlarının ortasında, işinde saygın, evliliğinde huzurlu (Elif’le on beş yıldır evliydi ve ergenlik çağındaki kızı Defne, hayatının en parlak parçasıydı), ailesiyle gurur duyan bir adamdı. Babası İsmail Bey, yıllar önce vefat etmiş olsa da, Kenan’ın zihninde dürüstlüğü, çalışkanlığı ve sıfırdan kurduğu imparatorluğuyla bir anıt gibi

Geçmişin Gömülü Sırrı Read More »

Derin Çatlak

Aylin, o sabah uyandığında hayatının kusursuz bir dengeye oturduğuna emindi. Güneş, Boğaz’a nazır dairelerinin geniş pencerelerinden içeri usulca süzülüyor, yatakta yanındaki Mert’in düzenli nefes alışverişiyle karışıyordu. Dört yıllık evlilikleri, özenle inşa ettikleri bir mimari eser gibiydi; sağlam temelleri, estetik detayları ve her odasından yansıyan huzur dolu bir ışık. Aylin bir mimardı ve bu metaforu sıkça

Derin Çatlak Read More »

Gözlerimdeki Sis

Hayatının iki direği vardı Ayşe’nin: Kocası Mustafa ve çocukluk arkadaşı Zeynep. Biri yirmi yılını adadığı evliliğinin sağlam limanı, diğeri ise en mahrem sırlarını bile tereddütsüz paylaştığı ruh ikiziydi. Evleri sıcak, ilişkileri samimiydi. Akşam yemekleri, hafta sonu kahvaltıları, Zeynep’in de katıldığı sohbetler, Ayşe’nin dünyasını tamamlayan tablolardı. Bu tablo kusursuzdu; ta ki ilk fırça darbesi, görünmez bir

Gözlerimdeki Sis Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Elif, hayatının en mutlu gününe adım adım yaklaşırken, babasının mezarından yükselecek son gölgenin tüm dengeleri altüst edeceğinden habersizdi. Nişan yüzüğünü parmağında, pırıl pırıl parlayan Kerem’in gözlerindeki aşkı gördüğünde, her şeyin tam da olması gerektiği gibi olduğuna inanıyordu. Şehrin en prestijli mimarlık ofislerinden birinde yükselen kariyeri, yıllardır peşinde olduğu huzurlu aile tablosu ve Kerem’le kuracakları yuva…

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Geçmişin Kıyısında

Elif, sabahın erken saatlerinde dükkanının demir kepengini açarken, sokak lambalarının soluk ışığı altında bile “Defne Çiçek Evi” tabelasının harfleri parlıyordu. Defne. İsmin kendisi, her sabah kalbinin ortasına saplanan taze bir hançer gibiydi. On yıl olmuştu, dile kolay on yıl. Ama Elif için zaman, o hazin günün ötesine geçmemiş, her şey Defne’nin son nefesini verdiği o

Geçmişin Kıyısında Read More »

Gölgedeki Sır

Ayşe, mutfak penceresinden dışarı bakarken, İzmir’in kavurucu yaz güneşinin altında bile içini ısıtan bir hayalin peşindeydi. Karşısındaki eski, bakımsız taş ev, çoğu kişi için yıkıntıdan ibaret olabilirdi ama Ayşe ile Can için bambaşka bir şeydi: Gelecekleri, kök salacakları yuvaları, tüm hayallerinin ete kemiğe bürünmüş hali. Yıllarca süren birikimin, kısıtlı yaşamın ve ortak bir rüyanın somutlaşmış

Gölgedeki Sır Read More »

Kırık Zamanlar Atlası

Elif’in hayatı, İzmir’in ılık rüzgarları gibi sakin ve öngörülebilirdi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde profesördü; antik Yunan destanlarından modern Türk şiirine kadar her konuya hâkimdi. Bilgiyi, hakikati ve insan ruhunun derinliklerini arayan bir mesleği vardı. Otuz sekiz yaşındaydı, Can ile sekiz yıldır evliydi ve hayatı, her şeyin olması gerektiği gibi rayında gittiği hissiyle doluydu. Ayşe ve

Kırık Zamanlar Atlası Read More »

Kırık Tuğlalar

Ayşe, mutfak masasına özenle yerleştirilmiş iki kadeh şarabın ve taze nane kokulu lazanyanın buğusu arasında, Mert’in gözlerindeki o tanıdık parıltıyı izliyordu. Beşinci evlilik yıl dönümleriydi ve her şey tam da hayal ettikleri gibiydi. Mum ışığı, fonda hafif bir caz melodisi, fısıltıyla söylenen komik anılar… Ama en önemlisi, masanın ortasındaki o ince, uzun zarf. İçinde, üç

Kırık Tuğlalar Read More »

Scroll to Top