Hikayeler

Yitik Melodi

Deniz kokusu ciğerlerine dolduğunda bile, Zeynep’in nefesi hala beş yaşındaki kızının adıyla düğümleniyordu. Marmara Denizi’nin rüzgarı, saçlarını okşasa da, parmakları hep boşlukta Elif’in minik elini arıyordu. On sekiz yıl geçmişti. On sekiz yıl, bir ömrün üçte birine yakın bir süre, ama Zeynep için her gün o uğursuz Nisan sabahının tekrarıydı. Kızının kaybolduğu günden beri zaman,

Yitik Melodi Read More »

Sessiz Melodi

Elif’in parmakları, yıllardır dokunmadığı yağlıboya fırçasına değil, annesinin eski dikiş makinesinin soğuk metaline alışmıştı şimdi. Makine, eski bir savaş atı gibi gürültüyle çalışırken, Elif’in zihni çok uzaklara, yıllar öncesine kayıyordu. Lise son sınıftaki Elif, odasının duvarlarını saran, bitmemiş eskiz defterlerini, suluboya çalışmalarıyla dolu masasını hatırladı. Resim Öğretmenliği okuma hayali, o zamanlar, her gece yatağına uzandığında

Sessiz Melodi Read More »

Gözlerini Unutmadım

Elif, yıllar sonra ilk kez bu kadar huzurlu hissediyordu. Kırklı yaşlarının başında, parlak bir kariyeri, mimar eşi Bora ile kurduğu sıcak yuvası ve İstanbul’un kalabalığında sakin bir liman gibi duran bahçeli evleri vardı. Geçmiş, bir zamanlar onu boğmaya çalışan acımasız bir denizken, şimdi uzakta bir fısıltıdan ibaretti. Sandığı buydu. Akşam yemeği sonrası Bora ile salonda

Gözlerini Unutmadım Read More »

Kayıp Kuşun Şarkısı

Herkesin bir kök saldığı topraklar vardı, Zeynep’in ise sadece bir başlangıç noktası: Bir yetimhane duvarında yazılı, silik bir tarih. Yirmi yedi yaşına geldiğinde, İstanbul’un o hışırtılı, kadim dokusuyla örülü bir arşivde, tozlu sayfaların arasında kaybolmuş hayatları birleştirirken, kendi hayatının eksik parçalarını arayışından hiç vazgeçmemişti. Parmakları eski kağıtların kenarlarında gezinirken, bazen bir ismin, bazen bir tarihin

Kayıp Kuşun Şarkısı Read More »

VİCDAN YAPI KREDİSİ

Selim, Maslak’taki ofisinden İstanbul’un nefes kesen siluetine bakarken, içindeki o tanıdık boşluğun yine yaklaştığını hissetti. Eliyle, cilalı maun masasının üzerindeki kristal kalemliğe dokundu. Her şey pırıl pırıl, her şey yerli yerindeydi. Ofisi, evi, eşi Ayşe ile olan 25 yıllık huzurlu evliliği, üniversitede okuyan kızı Elif’in gülücükleri… Her şey mükemmeldi, dışarıdan bakıldığında. Ama Selim biliyordu. O

VİCDAN YAPI KREDİSİ Read More »

Sır Perdesi

Elif, sabah kahvesini yudumlarken güneşin Boğaz’a vuran pırıltılarını seyrediyordu. Yalı dairesinin geniş penceresinden görünen bu manzara, yirmi yıl önce terk ettiği tozlu köy yolundan ne kadar uzakta olduğunu her defasında fısıldıyordu kulağına. O yirmi yıl, Elif’i başka bir kadın yapmıştı. Adı, soyadı, geçmişi… hepsi birer makyaj gibi örtülmüştü eski, yoksul kimliğinin üzerine. Şimdi başarılı bir

Sır Perdesi Read More »

Geciken Bahar

Elif, parmaklarını narin bir çiçeğin kadifemsi yaprakları üzerinde gezdirirken, ofisinin geniş camından İstanbul’un grileşen siluetine baktı. Dışarıda inatla yağan mart yağmuru, şehri hüzünlü bir tabloya çevirmişti. Masasında duran, üzerinde “Yavuz Yapı” yazan mühürlü zarf, içini garip bir sıkıntıyla dolduruyordu. Yıllar sonra adını duyduğu bu firma, sadece basit bir iş ortaklığının ötesinde, geçmişinden yükselen acı bir

Geciken Bahar Read More »

Bir Avuç Toprak, Bir Ömür İhanet

Ayşe, saydığı banknotların hışırtısında kendi yorgunluğunun sesini duyar gibiydi; her bir lira, sırtına yüklenen bir tuğla gibiydi bu küçük bakkalın karanlığında. Parmakları, nemden hafifçe buruşmuş kağıt paraların üzerinde mekanik bir ritimle gezinirken, zihni dükkanın loş ışığının aydınlattığı tozlu raflarda, babasından kalan bu küçük mirasın her köşesinde asılı duran anılarla doluydu. Kırkına merdiven dayamış, saçlarında yer

Bir Avuç Toprak, Bir Ömür İhanet Read More »

Sırrın Gölgesi

Elif, yıllardır inşa ettiği kusursuz hayatın duvarları arasında nefes alırken bile, geçmişinden gelen buz gibi bir esintiyle irkilmekten kendini alamıyordu. Boğaz’a nazır, modern mimari çizgilerle tasarlanmış kendi ofisinde oturmuş, tamamlamak üzere olduğu gökdelen projesinin maketine bakıyordu. Başarılı bir mimar, sevgili bir eş (Can), ve özenle kurulmuş bir düzen… Her şey olması gerektiği gibiydi. Ancak son

Sırrın Gölgesi Read More »

Taşın Altındaki Eller

Elif, İstanbul siluetine batan güneşin turuncu ışıklarını odasına davet eden cam cepheli dairesinde durmuş, elindeki sunum dosyasını sıkıyordu. Önündeki proje, kariyerinde bir dönüm noktası olacaktı; adını duyuracağı, mimarlık çevrelerinde parlayacağı bir fırsat. Ancak içindeki boşluk, betonarme bir yapının kirişleri gibi ruhuna oturmuştu. Her başarı, sırtına bir yük daha ekliyor, o yükün ağırlığıyla daha da derine

Taşın Altındaki Eller Read More »

Scroll to Top