Hikayeler

Küllerden Doğan Melodi

Emre, aynadaki kırklı yaşlarına yaklaşan yorgun adamı incelerken, gözlerinin eskisi kadar parlak olmadığını fark etti. İstanbul’un boğucu trafiğinde geçen on beş yıl, kurumsal bir holdingin muhasebe departmanında dönen monoton sayılar, omuzlarına görünmez bir yük gibi çökmüştü. Gri takım elbisesinin içindeki bu adam, bir zamanlar hayatı notalarla boyayan, her telinde bir hikaye saklayan o tutkulu gence

Küllerden Doğan Melodi Read More »

İkinci Nefes

Elif, yıllardır aynı ritimde atan kalbinin aslında eksik bir ritmi olduğunu biliyordu. Apartman dairesinin penceresinden, İstanbul’un bitmek bilmeyen griliğine bakarken, parmak uçlarında gezinen soğuk kahve fincanının buharı bile içindeki donukluğu çözemiyordu. Kırk üç yaşındaydı, başarılı bir iç mimar, sosyal çevresi geniş, yalnızlığı ise gizli bir tapınak gibi özenle koruduğu bir kadındı. Her şeye sahipti, ya

İkinci Nefes Read More »

Yitik Mühür

Elif’in aynadaki yansıması, her sabah olduğu gibi gülümsüyordu. Kırışıklıkları henüz derinleşmemiş, gözlerinin içinde yorgunluğun izi olsa da dinç ve kararlı bir kadın bakıyordu ona. Bu kadın, yoksulluğun ve yoksunluğun kol gezdiği bir mahalleden çıkıp gelmiş, tırnaklarıyla kazıyarak bir mühendislik bürosunun ortağı olmuş, lüks bir dairede, sevgi dolu bir kocayla ve pırıl pırıl bir kız çocuğuyla

Yitik Mühür Read More »

Yitirilen Renkler

Elif, İstanbul’un gri gökdelenleri arasında, soğuk cam bir masanın başında oturmuştu. Önündeki bilgisayar ekranında, birbirine benzeyen rakamlar ve grafikler dans ediyordu. Yirmi yıl. Tam yirmi yıl olmuştu Bursa’yı, o dar sokakları, Yeşil Cami’nin avlusundaki çay kokusunu ve en önemlisi, Kerem’i geride bırakalı. Şimdi oturduğu bu yüksek katlı ofis, kariyerinde ulaştığı zirveyi temsil ediyordu; bir finans

Yitirilen Renkler Read More »

Geçmişten Gelen Fısıltı

Elif’in hayatı, boğazın pürüzsüz yüzeyi gibi görünüyordu; altında ise yıllardır çalkanan fırtınaları ustaca gizlemiş bir derinlik yatıyordu. Her sabah güneşin ilk ışıklarıyla uyanır, büyük camlarından İstanbul’un siluetini seyrederdi. Başarılı bir mimardı, adı sektörde saygıyla anılırdı. Kocası Emre, mimarlık ofisinde ortağı, aynı zamanda en yakın arkadaşıydı. Yedi yaşındaki kızları Defne, hayatlarının neşesi, pırıl pırıl bir kelebek

Geçmişten Gelen Fısıltı Read More »

Sedef’in Gölgeleri

Demir’in parlak ceketinin yakasındaki mendil, Zeynep’in avuç içlerindeki kurumuş kahve telvelerinden daha beyazdı; bu, onların dünyaları arasındaki görünmez ama aşılmaz duvarın ilk işaretiydi. Zeynep, “Sedef Kahvesi”nin nemli, kahve kokan havasında, tezgâhın arkasına sinmiş, elinde eski bir fincanı döndürüyordu. Dışarıdaki kepçelerin ve matkapların gürültüsü, dedesinin anlattığı eski İstanbul hikâyelerini yutan obur bir canavar gibiydi. Burası, her

Sedef’in Gölgeleri Read More »

Kökler ve Gölgeler

Arda, elindeki eskiz defterinin kapağını açtığında, sayfaların değil, tüm bir şehrin ağırlığını hissediyordu. Gece yarısını çoktan geçmişti. Ofisi, İstanbul’un arka sokaklarından birindeki eski bir handa, kiralık bir katın üçüncü penceresinden sızan soluk ışıkla aydınlanıyordu. Küçük ekip arkadaşları çoktan gitmişti. Kalan tek ses, caddeden yükselen uzak bir korna sesi ve Arda’nın çizdiği çizgilerin hışırtısıydı. Masanın üzerinde,

Kökler ve Gölgeler Read More »

Anka’nın Gölgesinde

Elif, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan Gaziosmanpaşa’nın gürültüsünü ciğerlerine çekerken, penceresinden görünen gri binalara inat, içindeki ateşi harlıyordu. Her günkü gibi, annesinin hazırladığı sade kahvaltıyı aceleyle mideye indirip, iki otobüs ve bir metro kombinasyonuyla Levent’teki Anka Mimarlık’ın gökdelenvari ofisine doğru yola çıkacaktı. Bugün, hayatının dönüm noktasıydı. Bugün, ilk projesine liderlik edeceği günün başlangıcıydı, en azından kendisine

Anka’nın Gölgesinde Read More »

VİCDANIN YIKINTILARI

O çatı katındaki dairenin pencerelerinden Boğaz’ın o bildik, arsız maviliğine bakarken, Ayhan’ın içini kemiren o tanıdık boşluk, bu kez daha keskin bir sızıyla geri dönmüştü. Deniz, her zamanki gibi ışıl ışıl, şehri baştan aşağı yıkamış, kederini unutmuş gibiydi. Ama Ayhan’ın hafızası, Boğaz’ın derinlikleri gibi pusluydu; ne kadar parlak olursa olsun yüzey, altındaki karanlığı gizleyemezdi. Ayhan,

VİCDANIN YIKINTILARI Read More »

Yitik Melodi

Deniz kokusu ciğerlerine dolduğunda bile, Zeynep’in nefesi hala beş yaşındaki kızının adıyla düğümleniyordu. Marmara Denizi’nin rüzgarı, saçlarını okşasa da, parmakları hep boşlukta Elif’in minik elini arıyordu. On sekiz yıl geçmişti. On sekiz yıl, bir ömrün üçte birine yakın bir süre, ama Zeynep için her gün o uğursuz Nisan sabahının tekrarıydı. Kızının kaybolduğu günden beri zaman,

Yitik Melodi Read More »

Scroll to Top