Hikayeler

Taşın Altındaki Gölge

Elif, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Boğaz manzaralı lüks apartman dairesinin geniş penceresinden şehrin üzerine çöken akşam kızıllığını seyrederken, hayatının her anının, bir mimarın özenle çizdiği plan gibi kusursuz olduğunu düşünüyordu. Başarılı bir reklam ajansı yöneticisiydi. Eşi Can, işinde yükselen, karizmatik ve düşünceli bir mühendisti. Sekiz yaşındaki kızları Defne, güneş gibi parlayan, zeki ve neşeli bir çocuktu.

Taşın Altındaki Gölge Read More »

Geçmişin Kiri

Masadaki parlak porselen tabaklara yansıyan kristal avizenin ışıltısı, Metin’in içindeki karanlığı aydınlatmaya yetmiyordu. Elindeki çatal, tabağındaki somonu bir ileri bir geri itip duruyordu. Karşısında oturan eşi Ayşe, hafifçe gülümseyerek “Yine mi dalıp gittin Metin? Her şey yolunda mı?” diye sordu. Gözlerinde endişenin gölgesi belirmişti. Metin, yutkundu. “Yolunda Ayşe’m, her şey yolunda. Sadece yorgunluk. Malum, kentsel

Geçmişin Kiri Read More »

Sırda Gizlenen Miras

Kadir Demirtaş’ın cenazesi, İstanbul’un iş dünyası için bir dönemin sonuydu; Demirtaş Tekstil’in kurucusu, hayırsever bir iş adamı, örnek bir eş ve babaydı. Gümüşi çerçeveli gözlüklerinin arkasından hep bilgece bakan gözleri, şimdi sonsuzluğa kapanmıştı. Musalla taşının önünde, karısı Neriman Hanım, toprağa düşen her bir avuçla kalbine bin bir iğnenin battığını hissediyordu. Yanında oğulları Murat ve Volkan,

Sırda Gizlenen Miras Read More »

Geciken Adalet

Kırkıncı katın camından İstanbul’a bakarken, Elif’in parmakları titremese, kusursuz hayatının da bir çatlağı olduğunu kimse fark etmezdi. Boğaz’ın incisi gibi parlayan bu şehirde, başarılı bir mimar olarak kendi imparatorluğunu kurmuştu. Ofisteki herkes onu soğukkanlı, kararlı ve zihni her zaman berrak biri olarak bilirdi. Oysa içeride, annesinin gölgeleriyle çevrili, yıllardır sessiz bir fırtına dinmek bilmezdi. Annesi

Geciken Adalet Read More »

Gözyaşlarının Ardındaki Gölge

Cem’in kokusu, mezarlıktan eve döndüğünde bile üzerime sinmiş gibiydi, oysa burnumun direğini sızlatan artık sadece Elif’in gözyaşlarıydı. O gün, sadece bir ağabeyi değil, çocukluğumun kahramanını, ailemizin direğini kaybetmiştim. Elif ise kocasını, yedi yaşındaki Defne ise babasını. Cenaze evinin uğultulu sessizliğinde, her şey bir pusun ardındaydı sanki. Kapıdan girerken annemin, “Canım oğlum, artık senin iki emanetin

Gözyaşlarının Ardındaki Gölge Read More »

Eski Sayfalar, Yeni Yalanlar

Elif, avucunun içinde eriyen soğuk çayı hissetmeden, “Eski Sayfalar”ın loş raf aralarında dolaştı. Her kitap, babasının eliyle yerleştirilmiş, her sayfa onun hikayesinden bir parça fısıldıyordu. Burası sadece bir kitapçı değil, Salim Bey’in nefesi, ruhu, Elif’in çocukluğuydu. Köhne ama sıcak atmosferiyle Beyoğlu’nun karmaşasında bir vaha gibi duran dükkanın duvarları, şimdi Elif’in omuzlarına bir yük gibi çökmüştü.

Eski Sayfalar, Yeni Yalanlar Read More »

Kırık Bir Hayalin Anatomisi

Mükemmel hayatlar genellikle en kırılgan olanlardır; küçük bir çatlak, tüm yapının paramparça olmasına yeter. Elif’in hayatı da dışarıdan bakıldığında aynen böyleydi: on beş yıldır evli olduğu mimar eşi Cem’le bir yuvayı, on yaşında cıvıl cıvıl bir kız çocuğu olan Defne’yi, İstanbul’un nezih bir semtinde modern döşenmiş, ferah bir daireyi ve kendi küçük, online takı atölyesini

Kırık Bir Hayalin Anatomisi Read More »

Yitirilen Melodi

Elif, her elleriyle toprağı okşarken, parmak uçlarında hâlâ hissettiği boşluğun soğukluğunu düşündü. Bu boşluk, ne mevsimlerin yeşerttiği ne de kışın dondurduğu, ruhunun en derinindeki bir oyuktu. Küçük serasında yetiştirdiği rengârenk orkideler bile o oyuğu doldurmaya yetmiyordu. Her bir saksı, özenle seçilmiş bir kelime gibi, sessiz bir ağıtın parçasıydı. Gözlerini kapattığında, taze toprağın kokusu, bir zamanlar

Yitirilen Melodi Read More »

Gizli Dokunuşlar

Ayşe, sabahın ilk ışıklarıyla uyanan bir şehre inat, ruhunun labirentlerinde dolaşan sessiz bir yankı gibiydi. Boğaz’a nazır, eski ama bakımlı apartman dairesinin penceresinden grileşmiş İstanbul semalarına bakarken, elindeki ılık çay bardağının buğusu, görüşünü kaplayan hafif bir perde oluyordu. On yıl önce Emre ile kurduğu bu düzenli, huzurlu ama artık rutinin tozlu raflarına kaldırılmış evlilikte, kendini

Gizli Dokunuşlar Read More »

Yarım Kalan Melodi

Rıza Bey’in cenazesi, tıpkı hayatı gibi sessiz ve kalabalıktı. Elif, koyu renk paltosunun içinde, etrafındaki başsağlığı dileklerine donuk bir tebessümle karşılık verirken, içindeki karmaşık duyguyu adlandırmaya çalışıyordu. Keder miydi bu? Hayır, tam olarak değil. Sanki bir yük kalkmıştı omuzlarından, ama yerini de tarifi zor bir boşluk almıştı. Babasıyla ilişkileri hep bir buz dağı gibiydi; yüzeyde

Yarım Kalan Melodi Read More »

Scroll to Top