Bir Dikişin Bedeli
Elif’in elleri, çatlaklarla dolu ama bir o kadar da maharetliydi. Her bir dikiş, her bir desen, onun sadece mesleği değil, aynı zamanda varoluşunun ispatıydı. Küçük, rutubetli atölyesi, şehrin karmaşasından kopuk, zamanın durduğu bir adacık gibiydi. Eski dikiş makinesinin uğultusu, derinin kendine has kokusu ve yanık kahve buharı, Elif’in dünyasının fon müziğiydi. Gözlerini zarifçe işlediği, geometrik
Bir Dikişin Bedeli Read More »
