Hikayeler

Geciken Bahar

Her sabah, o tek bir anın soğuk yankısıyla uyanıyordu Elif. On yıl önce, Şeker Bayramı’nın coşkun kalabalığında, Mısır Çarşısı’nın baharat kokulu koridorlarında, elinden kayıp giden o minik elin anısıyla… Can’ı, beş yaşındaki tek evladı, bir anda buhar olup uçmuştu. O günden sonra dünya Elif için yedi kat karardı. Güneş, yalnızca onu unutturmamak için doğuyor, her

Geciken Bahar Read More »

Gölge Çiçeği

Ayna, Elif’in yorgun ama kusursuz suretini yansıtıyordu; oysa çatlak, çoktan ruhunun derinliklerine işlemişti. Sabahın erken saatleriydi. İstanbul’un henüz uyanmakta olan gürültüsü, Elif’in lüks dairesinin yalıtımlı camlarından süzülüyor, ince bir uğultu gibi kulaklarına ulaşıyordu. Demir, yanında mışıl mışıl uyuyordu. Başarılı bir mimardı, Elif’in hayatındaki denge ve huzurun mimarı. Onunla evlenmek, Elif için fırtınalı bir denizden güvenli

Gölge Çiçeği Read More »

Gölgedeki Yüz

Elif, kızı Ayşe’nin anaokulu gösterisini izlerken, kalbinde tarif edilemez bir gurur ve huzur taşıyordu. Küçük Ayşe, pırıl pırıl gözleriyle sahneden annesine el salladığında, Elif’in gözleri doldu. Bu, onun için her şey demekti: Mükemmel bir evlilik, sevgi dolu bir eş, harika bir çocuk ve dört başı mamur, düzenli bir hayat. Can, eşi, yanında oturmuş, Ayşe’nin her

Gölgedeki Yüz Read More »

Gözlerdeki Gölge

Can, boğazdaki yalısının terasında, elinde buz gibi bir kadeh viskiyle İstanbul’un ışıklarına bakarken bile, o karanlık gölge ruhunu terk etmiyordu. Karşısında pırıl pırıl parlayan şehrin ışıltısı, kendi içindeki zifiri karanlığı bastırmaya yetmiyordu. Yaklaşık on beş yıl önce inşa ettiği bu imparatorluk, her tuğlasının harcına sinen acı bir gerçeğin kokusunu taşıyordu. O gerçeğin adı Mert’ti. Elif,

Gözlerdeki Gölge Read More »

Gecikmiş Bahar

Elif’in hayatı, gri tonlarda çekilmiş, bitmek bilmeyen bir film karesi gibiydi; dingin, soluk ve geçmişin ağır gölgesinde hapsolmuş. Gençliğinin o deli dolu, ışık saçan halleri, şimdiki yorgun omuzlarının altında ezilmiş, unutulmaya yüz tutmuş bir anıydı adeta. İstanbul’un kalabalık sokaklarında, bir hayalet gibi dolaşırdı çoğu zaman, adımlarını bilerek yavaşlatır, kalabalıkların arasına karışır, görünmez olmayı dilerdi. İçinde

Gecikmiş Bahar Read More »

Körfez’in Ardındaki Gözyaşları

Elif’in parmakları, yılların alışkanlığıyla kumaşın her bir telini ezbere bilirdi. İpeklerin kayganlığını, ketenlerin tok duruşunu, yünlerin sıcaklığını… Her dikişte, her kesimde bir ömür birikmiş sessiz bir sevda vardı. Hayatı, bu küçük terzi atölyesinin loş ışığında, makinenin ritmik tıkırtıları arasında geçiyordu. Pencereden giren cılız güneş ışığı bile, şehrin gri binaları arasında kaybolup gitmiş, Elif’in yüzüne hüzünlü

Körfez’in Ardındaki Gözyaşları Read More »

Sırça Vazo

Güven, ince bir sırça vazo gibiydi; bir kez kırıldığında, çatlaklar görünmez olsa bile, dokunduğunda acısını parmak uçlarında hissettirirdi. Aylin, babası Halit’e duyduğu güvenin bu kadar kırılgan olabileceğini hiç düşünmemişti. Halit Bey, onun gözünde dürüstlüğün, çalışkanlığın ve aile sevgisinin timsaliydi. Yıllarca bu inançla yaşamış, çocukluğunu ve gençliğini bu sağlam sığınağın içinde huzurla geçirmişti. Pazar sabahları, Halit

Sırça Vazo Read More »

Gözyaşıyla Büyüyen Tomurcuk

Elif, penceresinden gri İstanbul’a bakarken, kocasının gidişinin üzerinden geçen bir yılın ağırlığını omzunda hissediyordu. Mert’in ani kaybı, hayatının tüm renklerini çalmış, geride sadece soluk bir ton bırakmıştı. Kızı Defne, babasının yokluğuna alışmaya çalışan minik bedeniyle odasında sessizce oyun oynarken, Elif’in ruhu hâlâ bir enkazın altında kalmış gibiydi. Çayının buğusu, camdaki yansımayı hafifçe bulanıklaştırıyor, sanki geçmişi

Gözyaşıyla Büyüyen Tomurcuk Read More »

Zeytin Kokulu Yalan

Zeytin ağaçları, Elif’in gözünde sadece ağaç değil, babasının fısıldayan sesiydi. Her bir yaprak, Ege’nin tuzlu rüzgarıyla dans ederken, Elif o fısıltıların içinde dedesinden babasına, babasından ona miras kalan Demirci Zeytinyağları’nın ruhunu duyuyordu. Burası, Çeşme’nin az bilinen bir köyünde, denize nazır bir yamacın kalbinde, asırlardır ailenin ekmeği, onuru olmuş bir cennetti. Elif, babası Ahmet Bey’i erken

Zeytin Kokulu Yalan Read More »

Yarım Kalan Hikaye

Selin’in penceresinden Boğaz’ın ışıkları her gece akıp geçerken, o ışıklarda yitirilmiş bir yıldızın hayalini görürdü, yirmi yıl önce terk etmek zorunda kaldığı o küçük hayatın. Modern, başarılı bir mimar olan Selin’in yaşamı dışarıdan bakıldığında kusursuzdu. Şık, minimalist döşenmiş dairesi, pahalı sanat eserleri, her biri özenle seçilmiş mobilyaları… Ama duvarlar, onun içindeki tarifsiz boşluğu gizleyemezdi. Her

Yarım Kalan Hikaye Read More »

Scroll to Top