Hikayeler

Çatlayan Ayna

Masa, annemin özenle dizdiği tabakların ve babamın en sevdiği dolmaların kokusuyla dolu olmasına rağmen, Elif’in boğazında görünmez bir yumru vardı. Babası Cemil’in altmışıncı yaş günüydü ve evde her zamanki gibi neşe, kahkahalar hakimdi. Ya da öyle görünüyordu. Elif, kardeşini izledi. Zeynep, hayat dolu, pırıl pırıl gülümsüyordu, babasının anlattığı fıkraya kahkahalarla karşılık veriyordu. Saçları annesininki gibi,

Çatlayan Ayna Devamını Oku »

Geçmişin Çatlakları

Elif, mutfak penceresinden bahçeye vuran akşam güneşinin altın sarısı ışıkları altında, Defne’nin şen kahkahalarıyla dolan evi seyretti. Hakan, küçük kızlarının salıncakta sallanmasına yardım ederken, ikisinin de yüzünde kocaman gülümsemeler vardı. Bu manzara, Elif’in her şeye rağmen inşa ettiği, özenle koruduğu cennetiydi. Başarılı bir mimar, sevgi dolu bir eş, örnek bir anneydi o. Dışarıdan bakıldığında hayatı

Geçmişin Çatlakları Devamını Oku »

Piyanonun Ardındaki Sessizlik

Ayşe’nin kemanı, salonun ortasında, annesinin varlığı kadar belirgin ve rahatsız ediciydi. Her notanın titrek yankısı, Elif’in yüzündeki o değişmez, hafif buruşuk ifadeye çarpıp geri dönüyordu sanki. Yıllardır süren sessiz bir savaştı bu; notalarla pratikliğin, hayallerle gerçeklerin savaşı. Ayşe, annesinin kendisine karşı olan mesafeli duruşunu asla anlayamamıştı. Özellikle de müziğe olan tutkusunu. “Kızım, iyi bir meslek

Piyanonun Ardındaki Sessizlik Devamını Oku »

Beton Çiçeği

Elif, tırnaklarıyla kazıdığı hayatında, o pırıltılı kapıdan her girdiğinde, ne kadar ait olmadığını bir kez daha hatırlıyordu. Kanyon’un en prestijli mimarlık ofislerinden birinin, yani Karaman Mimarlık’ın döner kapısı her açıldığında, cilalı mermer zemin, asansörün soğuk metal parıltısı ve resepsiyonist Selin’in kusursuz gülümsemesi onu bambaşka bir dünyaya çekiyordu. Burası, memleketindeki kerpiç evlerinin, babasının yorucu çiftçi ellerinin,

Beton Çiçeği Devamını Oku »

Gecikmiş Mimari

Kahve dükkanının buğulu camından süzülen İstanbul’un gri silüetine dalmıştı Elif, ta ki o silüet, on yıl öncesinden fırlayıp gelmiş bir hayaletle paramparça olana dek. Kulağındaki Joni Mitchell melodisi, bir anda boğuk bir uğultuya dönüştü. Kapıdan giren adam, zamanın acımasız dokunuşuna rağmen, Elif’in zihninde kristal berraklığında duran o gençlik aşkının ta kendisiydi. Cem. Saçlarına düşen hafif

Gecikmiş Mimari Devamını Oku »

Gölgedeki Miras

Elif, masanın üzerindeki son projeksiyon çizimini incelerken alnında ince bir çizgi belirdi. Kapadokya butik oteli. Kule Mimarlık’ın en büyük projesi, hayallerinin zirvesiydi. Sabahın dördüydü, ofiste yalnızdı. Kapadokya’nın mistik silüeti, bilgisayar ekranından yayılan soluk ışıkla can buluyordu. Her bir kemer, her bir taş oyma, titizlikle işlenmişti. Bu projeye Can ile birlikte ruhlarını katmışlardı. Can, çocukluk arkadaşı,

Gölgedeki Miras Devamını Oku »

Unutulan Notlar

Güneşin ilk ışıkları Körfez Lokantası’nın buğulu camına vurduğunda, Elif’in parmakları çoktan kıymanın soğuk dokusuna alışmış, zihni ise o gün kaç tabak mercimek çorbası gideceğini hesaplamaya başlamıştı. Saat sabahın beşiydi ve şehrin çoğu henüz rüyalar âlemindeyken, o mutfağın buğulu, baharat kokan atmosferine teslim olmuştu bile. Yıllar önce, aynı buğulu havada, bir zamanlar parlak bir edebiyat öğrencisi

Unutulan Notlar Devamını Oku »

Taşın Altındaki Sır

Karanlıkta kalan sırlar, çoğu zaman üzerleri örtüldükleri an değil, en beklenmedik anda, en keskin ışık altında ortaya çıkmayı severler. Selim, hayatının bu keskin ışıkla yüzleşeceği günün, Bursa’nın tozlu köy yollarında başlayacağını asla tahmin edemezdi. Oysa her şey, o ışıltılı, meşgul hayatının sıradan bir Cuma sabahında, hastane yönetiminin kapısını çalmasıyla başladı. Prof. Dr. Selim Karahan, ellili

Taşın Altındaki Sır Devamını Oku »

Geçmişin Gölgesi

Can’ın kızı Zeynep’in mezuniyet töreniydi. Sahnedeki pırıl pırıl genç kıza alkışlar yağarken, Ayşe’nin göğsüne, yıllardır taşıdığı o tanıdık, buz gibi ağırlık çöktü. Zeynep’in parlak geleceği, amcası Can’ın mühendislikteki yükselişi, kuzeni Deniz’in tıp fakültesindeki başarıları… Hepsi, o kadife kutuya kilitli, paslı bir anahtarla açılmayı bekleyen sırrın üzerinde yükseliyordu. Bu ihtişamlı manzara, Ayşe için bir zafer değil,

Geçmişin Gölgesi Devamını Oku »

Yalanların Örüldüğü Ev

Elif, pencereden dışarı süzülen akşam güneşinin odaya vuran son ışıklarını izlerken, içinden yükselen o tanıdık, tatlı huzuru hissetti. Salonun ortasına serili duran, henüz açılmamış koltuk takımı kutularına gülümsedi. Burası onların evi olacaktı. Can ile birlikte seçtikleri, her köşesinde gelecek hayallerinin taze boya kokusu sinmiş bu daire, yeni başlangıçlarının sessiz şahidiydi. Bir ay sonra evleneceklerdi. Her

Yalanların Örüldüğü Ev Devamını Oku »

Yukarı Çık