Geciken Bahar
Aylin, pencereden dışarıyı seyrediyordu. Yağmur, pencerelere usul usul vururken, mutfaktan gelen çocuklarının gürültülü neşesi, onun içindeki boşluğu daha da belirginleştiriyordu. Otuz beş yaşındaydı ve hayatının akıp giden bir nehir gibi, ne yöne gittiği belirsizleşmişti. Can ile evliliği, yıllar içinde pürüzsüz ama ruhsuz bir yatağa dönüşmüştü. Tutku, eğer bir zamanlar var olduysa bile, yerini rutin bir
