Hikayeler

Gölgeler ve Bir Tomurcuk

Elif, yirmi beş yıl önce kucağına alıp da bir daha hiç dokunamadığı bebeğinin, Ayşe’sinin hayaliyle yaşıyordu. Zaman denen merhem, onca yıla rağmen bu derin yarayı saramamış, sadece üzerini ince bir zarla örtmüştü. Her nisan, Ayşe’nin doğum günü, Elif için görünmez bir mezar taşının başında yas tuttuğu bir gündü. O narin, bembeyaz çarşaflara sarılı küçük bedeni,

Gölgeler ve Bir Tomurcuk Read More »

Can’ın Gölgesi

Elif, kahvesinin buharında eriyip giden anıların kokusunu aldığında, hayatının kusursuz denkleminin bir bilinmeyenle sarsılacağını henüz bilmiyordu. İstanbul’un kalabalık sabahlarından biriydi, apartman dairesinin geniş penceresinden süzülen güneş ışığı, mobilyaların cilalı yüzeylerinde dans ediyordu. Yirmi yıldır bu şehirde yaşıyor, on beş yıldır Hakan’la evli, sekiz yıldır kendi iç mimarlık şirketinin başarılı yöneticisiydi. Düzenli, özenli, dışarıdan bakıldığında imrenilecek

Can’ın Gölgesi Read More »

Yitik Vefa

Yıllarca dikkatle örülmüş bir ağ gibiydi Erenler ailesinin hayatı. Her ilmeği özenle atılmış, her düğümü sağlam, dışarıdan bakıldığında kusursuz bir tablo. Banu, zarif duruşu ve bitmek bilmeyen enerjisiyle bu tablonun kalbiydi. Ahmet, iş dünyasının güvenilir, saygın isimlerinden; karısının yanında sağlam bir meşe gibi duruyordu. Kızları Deniz, başarılı bir mimar, hayatı planlı, kariyeri parlayan bir yıldızdı.

Yitik Vefa Read More »

Suskun Duvarlar

Kahvemi yudumlarken, Emre’nin masasında duran o garip anahtarı gördüğümde, hayatımın bir daha asla eskisi gibi olmayacağını henüz bilmiyordum. Pırıl pırıl, üzerinde hiçbir yazı ya da sembol bulunmayan, sade bir anahtardı. Emre’nin asla böyle bir anahtar kullanacağını sanmazdım, o her şeyi dijitalleştirmeyi seven, anahtarlıklardan nefret eden bir adamdı. İçimde bir anlık bir kuşku kıpırdadı ama hızla

Suskun Duvarlar Read More »

Sırtımdaki Şehir

Elif, İstanbul’un kalabalık otobüslerinde sabahın ilk ışıklarıyla uyanırken, cebindeki son paranın huzursuzluğunu, hayallerinin heyecanıyla dengelemeye çalışıyordu. Her günkü gibi, annesinin özenle hazırladığı, tereyağlı peynirli poğaçanın kokusu burnuna çalınıyordu. Bu koku, ona Fatih’in dar sokaklarında sıkışmış, penceresi karşı binanın gri duvarına bakan küçücük dairelerini hatırlatıyordu. Annesi Ayşe, temizlik işlerine giderek, Elif’in mimarlık fakültesindeki bursunu tamamlamaya çalışıyordu.

Sırtımdaki Şehir Read More »

Gölgedeki Sır

Ayşe, mutfak penceresinden dışarı bakarken, akşamüstünün gri tonlarını yutmaya başlayan Ankara semtinin siluetini izliyordu. On beş yıllık evliliği boyunca her akşam yaptığı gibi, Hakan’ın gelmesini bekliyordu. Zamanla, bu bekleyişin coşkusu yerini usulca bir ritüele, ardından da bir alışkanlığa bırakmıştı. Hakan iyi bir adamdı; çalışkan, dürüst, ailesine düşkün. Kimse Ayşe’nin evliliğine kötü bir söz söyleyemezdi, söylemezdi

Gölgedeki Sır Read More »

Sessiz Fırça Darbeleri

Elif’in penceresinden İstanbul, her sabah aynı tabloyu sunuyordu: Gri bir gökyüzü, telaşlı insan silüetleri ve kentin boğuk gürültüsü. Ofise gitmek için hazırladığı sade kahvaltısını masaya bırakırken, camdan yansıyan kendi görüntüsüne baktı. Kırklı yaşlarının başında, zamana yenik düşmüş çizgilerle belirginleşen yüzünde, derinlere gömülü bir yorgunluk vardı. Yıllardır süren muhasebe işi, rakamların ve formüllerin soğuk dünyası, Elif’in

Sessiz Fırça Darbeleri Read More »

Gölgenin Renkleri

Mutfak ışığı, her gece olduğu gibi, Elif’in parmaklarında kurumuş boya lekelerini aydınlatıyordu; o lekeler, silik hayallerinin en belirgin izleriydi. Ankara’nın Çankaya’sında, eski, gri bir apartmanın dördüncü katında, hayatın hızla akıp gittiği bu şehirde, Elif’in dünyası kendi sessiz ritmiyle dönüyordu. Saat gece yarısını çoktan geçmişti, tüm mahalle uykudaydı ama Elif için gün, asıl şimdi başlıyordu. Ayşe

Gölgenin Renkleri Read More »

Geciken Kucaklaşma

Otuz beş yıl geçmişti, ama o bebeğin kokusu hâlâ Elif’in burun direğinde sızlıyordu. Kimseye anlatamadığı, derinlere gömdüğü, varlığı sadece kendi ruhunda yankılanan bir acıydı bu. Yıllar, İstanbul’un kalabalık sokaklarında, gökyüzüne uzanan modern binaların arasında mimar olarak edindiği başarılarla, dostluklarla, keyifli seyahatlerle akıp gitmişti. Ama Elif’in içindeki o boşluk, devasa bir hiçlik gibi büyümüştü. Pazartesi sabahları

Geciken Kucaklaşma Read More »

Saklı Kökler

Zeytin ağaçları, Ayşe’nin kalbinde kök salmış derin bir nefes gibiydi; her bahar yeniden yeşeren, her sonbahar bereketiyle kucaklayan kadim dostlar. Ege’nin güneşli kıyılarında, küçük bir köyün hemen yamacında kurdukları “Ayvalı Zeytinyağları” sadece bir iş değil, Can ile Ayşe’nin yirmi beş yıllık evliliğinin, omuz omuza verdikleri mücadelenin ve dürüstlüğe olan inançlarının bir simgesiydi. Köyün en iyi

Saklı Kökler Read More »

Scroll to Top